+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Özdenetim nasıl kazandırılır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Özdenetim nasıl kazandırılır





  2. Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: özdenetim nasıl kazandırılır


    özdenetim nasıl kazandırılır


    1) Ev içindeki kural ve beklentiler katı ve değişmez değildir. Kurallar
    çocuğun yaşına, kişilik ve yapısına ve özel durumlara göre düşünülerek
    uygulanır.

    Yaş: Örneğin, 3 yaşında bir çocuğun yemeğini hiç üstünü kirletmeden ve
    çok düzgün yemesi beklenemez. Bu nedenle çocuğa kızmak, onu azarlamak
    veya cezalandırmak faydasız, hatta zararlıdır. Buna karşılık, 7 yaşlarında
    bir çocuğun temiz ve düzgün yemesi daha gerçekçi bir beklentidir. Bunun gibi, 5
    yaşına kadar olan çocukların öğleden sonra uykusuna yatmaları beklenebilir
    ancak o yaştan sonra böyle bir kuralı katı bir şekilde uygulamak sorun
    yaratabilir. Daha büyük yaşlardaki çocuklarla, öğleden sonra dinlenme saati,
    çocukla birlikte farklı bir şekilde planlanabilir: Odasında kitap okuması,
    resim yapması, oyun oynaması, vb Demek ki, evde kurallar sorun yaratıyorsa,
    kendimize şöyle bir soru yöneltebiliriz: Acaba bu kural veya beklentim
    çocuğumun yaşına uygun mu? Çocuğum bunu yapabilmek için çok mu küçük?
    (Veya yaşı artık büyüdü mü?)

    Bu konuda daha gerçekçi beklentiler için kitabın arka bölümünde küçük
    çocukların yaşlarına göre genel davranışlarını belirleyen tabloya
    bakabilirsiniz. (EK: 1)

    Şermin Hanım oğluyla (17 yaş) arasında sürekli sürtüşme olmasından
    şikayetçiydi: Ne önerse, Fuat karşılık veriyor, bir türlü anlaşamıyorlardı.
    Özellikle Fuat'ın sürekli üşütüp hastalanması sorun olmaktaydı. Şermin
    Hanım Fuat'ın okula gidip gelirken yün şapka giymesinde ısrar ediyor; Fuat
    ise şiddetle direniyor, evden çıkar çıkmaz şapkasını başından çıkarıp
    cebine sokuyordu. Şermin Hanım, ise bu duruma müthiş içerliyor ve Fuat'ı
    azarlıyor, bu konu da evde sürekli çatışma haline dönüşüyordu.

    Şimdi, bu durumda 17 yaşında bir çocuğun sokakta yün şapka giymek
    istememesi doğal karşılanamaz mı? Küçük çocukların şapka giymeleri çok
    doğal da, 17 yaşında bir genç çocuğun şapkayla dolaşmak istememesi geçerli
    değil mi? Bazen çocuklarımızın artık çocuk olmadıklarını, büyüdüklerini
    gözden kaçırmıyor muyuz? Veya bazen beklentilerimizin yaşlarından çok öte,
    yetişkinden beklenen davranışlar olduğunun farkında mıyız?
    Çocuklarımızın hemen yetişkin olmalarını beklemiyor muyuz? Üşütüp
    hastalanmamaya tek çare yün şapka giymek mi? Çocuklarımızın devamlı
    bizim kontrolümüz altında olduklarını varsayıp bazen büyüdüklerini (veya çok
    küçük olduklarını) unutmuyor muyuz?

    Kişilik, yapı: Aynı şekilde, bazı kural ve beklentiler çocuğun yapısı
    (veya kişiliği) nedeniyle sorun haline gelebilir. Örneğin: Bazı çocuklar daha
    heyecanlı bir yapıya sahiptir ve sabah okula giderken kahvaltı edemezler. Kural
    adına çocuğa zorla süt, yumurta gibi besinleri yedirmek hem çocuğun
    yapısına göre ağır bir mideyle okula gitmesine, hem de anneyle sürekli
    sürtüşmesine neden olur.

    Çocuğun yapısı ve kişiliği göz önüne alınmadan girişilen beklenti ve
    kuralların getirdiği sorunları özellikle ilkokul 5'inci sınıf sınavlarına katılan
    ailelerde izlemekteyiz Kimi çocuk daha azimli, daha hırslı ve bu tür
    yarışmalara katılmaya daha elverişli ve yatkındır. Buna karşılık, bazı
    çocuklar akademik yönden hırslı olmayıp, bu tür yarışmalara katılmaya yapı
    olarak uygun değildir. Çocuğunun kişilik ve yapısını göz önünde
    bulundurmadan, beklenti ve herkes yapıyor uğruna bu tür çalışma kurallarını
    evde uygulamak, gerek çocuk gerek aile için büyük sorunlara yol açmakta,
    çocuksa haketmediği bir başarısızlığı yaşamaktadır. Bu durumda, kendimize
    şöyle bir soru yöneltebiliriz: acaba bu koyduğum kural veya
    beklentim çocuğumun kişiliğine, yapısına uygun mu?

    Özel durum: Kural ve beklentilerin uygulanmasında özel durumları göz
    önünde bulundurmak çok yararlıdır. Örneğin: Kural adına, hiçbir özür
    tanımaksızın, çocuğa her yemeği yedirme disiplinine girmek, yemek olayını
    bir güç kavgasına ve sorun haline dönüştürür. İnsanların gıda ihtiyaçları o
    günkü fizyolojik durumlarına göre değişebilir. Çocuk hastalık geliştiriyorsa,
    veya o gün bir şeye üzülmüşse, iştahı kapalıdır. Bazı çocuklar belirli
    besinleri (süt, yumurta, ıspanak gibi) yiyemezler. Bunları zorla yedirmek, her
    şeyi yemesini öğrenmeli veya çocuk süt içmelidir kuralı adına zorlamak,
    daha çok nefret etmelerine ve aile bireyi ile de aralarının bozulmasına neden
    olur. Verilmek istenen besin ise farklı hazırlama ve sunma şekilleri ile
    yedirilebilir. (Örneğin: Süt ihtiyacı için: muhallebi, sütlaç, yoğurt, ayran,
    peynir gibi; ıspanak ihtiyacı için: börek, yoğurtlu ıspanak, vb)

    Tülin Hanım her sabah Can'a kahvaltı hazırlamaktan çok
    hoşlanırdı. Yıllardan beri Can sabahları güzel kahvaltı etmeden okula
    gitmezdi. Ancak son günlerde, Can (17 yaş) kahvaltı etmeden okula
    gitmeye başladı. Bu durum Tülin Hanım'ı çok tedirgin etmekteydi. Birkaç
    kere konuşup tartıştılar, ancak Can kahvaltı etmemekte ısrar ediyordu.
    Anneciğim, çok güzel kahvaltı hazırlıyorsunuz, ama sabahları iştahım
    olmuyor diyordu. Tülin Hanım iyice üzülmeye başlamış, olay sorun
    haline dönüşmüştü. Bir gün Can'la konuşmaya karar verdi. Arkadaşça
    yapılan bir konuşmadan sonra, Can'ın sabahları derse girmeden,
    hoşlandığı bir kız arkadaşıyla okul kantininde buluşmaya çok önem
    verdiğini anladı. Can'ın yaşı ve özel durumu nedeniyle eskisi gibi kahvaltı
    etmesinde ısrar etmek, Can'la Tülin Hanım'ın gereksiz yere aralarının
    açılmasına neden olabilirdi. Tülin Hanım, Can'ın sağlıklı beslenmesine
    çok önem veriyorsa, Can'a sabahları okula götürmek üzere bir sandviç
    hazırlayabilir veya arada bir kantinden bir tost yemesine müsaade edebilirdi.

    Nitekim öyle oldu, ve Can bir süre evde kahvaltı etmedi, ama aile içindeki
    sorun ve anlaşmazlık da halledilmiş oldu.

    Bu gibi durumlarda, kendimize şu soruyu yöneltebiliriz: şimdiye kadar bu
    kural ve beklentime uyan çocuğum, acaba neden bu günlerde uymak istemiyor?
    Özel bir durumu mu var?

    Demek ki, çocuğa özdenetim kazandırabilmek için, ev içi kural ve
    beklentileri yaptırım gibi görmeden çocuğun yaşı, yapısı ve özel
    durumlarını göz önüne alarak uygulamamız daha yapıcı olur.

    2) Çocuğa kuralların nedeni izah edilir. Küçük çocuklar uyumayı çok
    sever ve isterler. 3 yaşına kadar olan çocuklar bu böyle yapılır veya bu
    yapılmaz diyerek fazla açıklama yapmadan bazı davranışları yaptırmak
    daha kolaydır. Ancak, 3-4 yaşından itibaren, çocuklar herşeyin nedenini
    öğrenmek isterler. Özdenetim sağlamak için, çocuklara kuralların nedenini
    izah etmek çok yararlıdır. Böylelikle çocuk kural uygulayıcının
    karşısında olmayıp, onun safına geçerek kuralı daha kolaylıkla
    benimseyebilir.

    Erez bütün çocuklar gibi Koka-kola içmeye bayılır. Sözden anlayacak yaşa
    geldiğinde bir gün Erez'e Koka-kolanın mide ve karaciğere çok zararlı
    olduğunu anlattım. Sadece Pazar günleri veya bir arkadaş davetinde
    içebileceğini söyledim. Diğer günlerde Koka-kola içilmeyeceğine karar verdik.
    Erez sık sık komşumuz Nadiye Hanım'ın oğluyla buluşur ve beraberce
    oynarlar. Nadiye Hanım'larda Koka-kola çok sık sarfedilen bir içkidir. Nadiye
    Hanım birgün Erez'e Koka-kola ikram ettiğini, ancak Erez'in o gün pazar
    olmadığı gerekçesiyle Koka-kola içmediğini anlattı. Erez ise birkaç gün sonra
    olayı şöyle yorumladı: Anne, biliyor musun? Feritler hafta arası da Koka-kola
    içiyorlar. Ama ben içmedim: Hem Ferit'in karaciğeri hasta olacak, benimki değil.

    3) Beklenen davranışlar açıklanır: Şöyle yap; Böyle yapma yerine
    hangi davranışın ne zaman beklendiği çocuğa açık bir dille anlatılır,
    öğretilir.

    AZARLAYACAĞINIZA, Bunların yeri burası mı? Sana kaç kere söyledim?

    Bağırarak söylenen eleştiri ve yönlendirmeler etkili değildir. Zamanla
    duyulmaz hale gelirler.

    AÇIKLAYIN, Ali, çanta ile paltonu kapının önüne bırakma kalabalık oluyor.
    Hemen içeri götür tamam mı?

    Beklentinin açıklanması suçlamadan daha etkilidir. Ancak beklentiler bazen
    tekrar ister.

    Öğretilmeden uygulanan disiplin yaptırımdır, özdenetime dönüşebilmesi
    için açıklanması, öğretilmesi gerekir. Açıklama verildiğinde, çocuklar ne
    yapılıp yapılmaması gerektiğini daha iyi anlarlar. Burak, hadi yatağa yerine
    Burak, TV'de haberler biter bitmez yatma vakti oluyor, tamam mı? demek,
    Burak'ın ne zaman yatması gerektiğini daha açık anlatır. Yatarken önce pijamanı giyip dişlerini
    fırçalarsın. Ben de sana iyi geceler demeye geleceğim, gibi bir davranış
    açıklaması da Burak'tan yatma zamanı ne gibi davranışlar beklediğimizi
    anlatır. Çocuğu yanlış bir davranışta bulunurken yakalamak yerine (Neden
    hala yatmadın? Neden dişlerini fırçalamadın?), çocuğa iyi davranma
    şansını tanımak daha etkili ve kalıcıdır. Ayrıca, açıklama alan çocuk
    kendini adam yerine konulmuş sayar ve aile büyüğü ile daha kolay işbirliğine
    girer.

    Her akşam üstü Alper'in odası darmadağın bir haldeydi. Emine Hanım bu
    duruma müthiş içerliyor ve Alper'i bayağı azarlıyordu. Bir daha bu halde
    görürsem, bütün oyuncaklarını çöpe atacağım. Gerçekten de bir gün bütün
    oyuncakları en üst rafa kaldırdı. Sonuç: Ağlamalar tartışmalar, Alper'in sürekli
    huzursuzluğu. Aslında o odayı her akşam toplamak müthiş bir külfetti. Grup
    çalışmasında, Emine Hanıma, Alper'e oyuncaklarını toplamasını öğretmesi
    önerildi. Bir kere bütün oyunları birden açmayacak, biri bittiğinde toplayıp diğerini
    açacaktı. Ayrıca, Emine Hanım odayı toplarken Alper'de beraber toplayacak ve
    yerine yerleştirecekti. Odayı toplama oyun haline dönüştürülebilirdi. Akşam
    yemeğinden önce Alper'in odası mutlaka yerleşmiş olacaktı. Emine Hanım,
    ertesi gün Alper'e oyuncaklarını geri vereceğini, ancak oynadıktan sonraki
    toplama koşullarını açıkladı. 3-4 gün beraberce topladılar. Emine Hanım'ı
    Alper'le toplamak aslında çok zorluyordu. Kendi başına toplasa daha çabuk
    bitirecekti. Ama, Alper'in öğrenmesi ve alışması için başta biraz zaman
    kaybetmesi gerekliydi. Aslında başta kaybedilen biraz zaman, sonradan
    tartışmalardan kazanılacak olan zamana bedeldi. Bir süre sonra, Alper
    oyuncaklarını daha iyi toplamaya başladı. Oda eskisi kadar karışık ve
    dağınık değildi.

    4) Çocuğa kuralların uygulanmasında aktif rol ve sorumluluk verilir.

    Emir'in sabah kalkmaları bir sorun haline gelmişti. Emir bir türlü yataktan
    çıkmıyor, annesi birkaç kere çağırmadan kalkmıyordu. Sonunda beraberce (Anne
    ve Emir) bu soruna bir çare düşünüldü ve Emir yanına bir çalar saat istedi.
    Çalar saat çaldığında, Emir kalkacak ve anne Hadi Emir demekten
    kurtulacaktı. Gerçekten de çalar saat sistemi ile Emir daha kolay kalkmaya
    başladı. Anne de dış uyarıcı (yaptırımcı) rolünden kurtuldu.

    Pınar Hanım çocuklarının hergün çiğ sebze yemelerine çok önem
    vermekteydi. Ancak çocuklar şiddetle karşı koyuyorlar ve tabaklarına konan
    havuç salatası veya domatesleri kesinlikle yemiyorlardı. Çocuklarına
    sorumluluk vermeyi Pınar Hanım şöyle gerçekleştirdi: Bakın çocuklar, ben
    hergün çiğ sebze, havuç salatası veya domates yemenize çok önem
    veriyorum. Ancak artık bunları tabağınıza ben koymayacağım. Masanın
    ortasında olacak ve siz istediğiniz kadarını tabağınıza koyacaksınız.
    Anlaştık mı? Gerçekten de çocuklar bu şekilde bir teklife daha az direndiler.
    Başta kaşığın ucu ile alınan salata bir hafta sonra birer kaşığa doğru
    yükselmişti.

    5) Çocuğun beklenir davranışları (veya ona yakın olanlar) ve
    çabası takdir edilerek pekiştirilir.

    Bu gece hatırlatmadan yatağa gittiğine çok sevindim. Artık yatma
    zamanını kendin ayarlayabiliyorsun.

    Aferin, odanı çok güzel toplamışın. Doğrusu çok memnunum.

    Bugün sokakta benden hiçbir şey istemediğine çok sevindim. Böylece boş
    yere üzülmemiş ve kavga etmemiş olduk. Tartışmadan sokağa çıkmak çok
    keyifli oluyor.

    Sabahları hadi Emir demeden kendinden kalkıp hazırlanman beni çok
    rahatlatıyor, devamlı peşinden koşmuyorum, daha az sinirleniyorum.

    Artık ben söylemeden salata yemeniz çok hoşuma gidiyor. Hem de her
    yemekte kavga etmiyoruz.

    Ebru'dan çok memnunum. Eve gelir gelmez derse oturur ve dersini
    bitirmeden de oyun oynamaz. Gerçekten bu konuda başka evlerde olduğu gibi,
    benim hiçbir sorunum yok.

    KIZACAĞINIZA, Çabuk oyuncaklarını topla, herşeyi yerine koy!

    Dağınık bir odayı toplamak kendi gözümüzde nasıl büyürse, çocuğun
    gözünde de büyür. Emirlere de direnir.


    ÖĞRETİN, Gel odanı beraber toplayalım. Sen küpleri kutuya koy ben de
    kalemleri toplayayım.

    Disiplin ve alışkanlıkları uygulatacağımıza öğretirsek daha etkili
    oluruz.

    YATIRIM UYGULAYACAĞINIZA, Tabaktakileri bitirmeden sofradan kalkmak yok!

    ÇOCUĞU İŞE KATIN, Ispanaktan yiyebileceğin kadarını kendin tabağına koy,
    ama hepsi bitecek tamam mı?

    Çocuğu aktif olarak uygulamaya katmak daha iyi sonuç verir.

    ÇOCUĞA SORUMLULUK VERİN, Pijamalarını kendi giysin.

    OLUMLU DAVRANIŞI PEKİŞTİRİN, Aslı, bu akşam pijamanı hiç yardımsız giydin!
    gerçekten büyüdün artık.

    Sorun bittikten sonra arada bir olumlu tepki göstermek alışkanlığın
    kalıcı olmasını pekiştirir.

    İKAZ YERİNE NOT ASIN, Not: Ali paltonu kapının önüne bırakma.

    OLUMLU DAVRANIŞI TAKDİR EDİN, Çanta ve paltonu artık hep içeri götürüyorsun,
    çok hoşuma gidiyor.

    Bazen devamlı tekrar ederek dırdır yerine, değişik hatırlatma ve
    ikaz yöntemleri daha etkili olabilir







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
özdenetim nasıl kazandırılabilir,  özdenetim nedir,  özdenetim nedir nasıl kazandırılır,  özdenetim nasıl kazandırılır,  özdenetim çocuğa nasıl kazandırılabilir
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi