+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Geçmişten günümüze kılık kıyafet değişiklikleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Geçmişten günümüze kılık kıyafet değişiklikleri





  2. Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: geçmişten günümüze kılık kıyafet değişiklikleri

    Geçmişten Günümüze Giyim Kuşam

    Geçmişten bugüne kadar geçen zamanda insan hayatında meydana gelen değişiklikler arasında yer alan bir çok öğe değişikliğe uğramıştır. İnsanın yaşam tarzıda bu değişiklerden nasibini almıştır. Kıyafetlerde meydana gelen değişikliklerde bu konular arasında kıyafetlerde meydana gelen değişiklikler önemli bir yere sahiptir. Çünkü yaşam tarzında meydana gelen değişiklikleri anlamanın en iyi yolu kıyafetlerde meydana gelen değişmeleri incelemektir.

    Tarih boyunca, pek çok farklımalzeme kıyafet ve aksesuar yapımında kullanılmıştır. Bu malzemeler, deriden kürke, ketenden ipeğe kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Son araştırmalar insanların 650.000 senedir giyimden faydalanmakta olduğunu göstermektedir. Diğerleri ise, giyimin Neolitik Çağ’dan daha önce icat edilmediğini düşünmektedir.

    Giyilmek yerine taşınan (cüzdan gibi), vücudun sadece bir kısmına giyilip kolayca çıkarılabilen (atkı/fular gibi), sadece süs amaçlı takılan (mücevherat gibi) veya sağlık amaçlı kullanılan (gözlükgibi) unsurlar giyim eşyası sayılmaz, aksesuar olarak kabul edilir.


    Giyim insanın var oluşuyla, öncelikle doğa koşullarından korunmak amacıyla ortaya çıkmış bir olgudur.Geçmişten günümüze çeşitli doğal, toplumsal, etik değerlerin etkisiyle biçim değişiklikleri göstererek bugüne kadar ulaşmıştır.Ancak zamanla biçim farklılıkları gözlenmiştir.Bu çeşitlilikler, ait olduğu toplumun folklorik, sosyo-ekonomik yapısı, yaşanılan coğrafya, kullanılan malzeme, iklim gibi nedenlerle oluşmuştur.

    Dünya uygarlığının çok önceki devirlerinde arkaik insanın kendi toplumunda, ait olduğu kabilede sosyal statüsünü belirleyen ve giymek zorunda olduğu giyimi vardır.Aslında bu bir zorunluluktan çok geleneğin insanlara sunmuş olduğu bir yaşam biçimi anlayışıdır. Bu durum sadece üste giyilenler olarak kalmamış, baş süslemelerine de yansımıştır.

    Geleneksel öğeler içeren bir giyim-kuşam örneği bize, ait olduğu toplulukla ilgili pek çok bilgi sunabilir.Toplumların yerleşik ya da konar-göçer olup olmadıkları, hangi tarihi olayları yaşadıkları ve etnolojik kökenleri konusunda bilgi verirler.Örneğin bir Türkmen ya da Yörük köyüne gidildiğinde kimin sözlü, kimin nişanlı, kimin dul olduğu başlığından, giydiği renklerden anlaşılır.

    İş ve, özel gün giysileri farklılıklar içerir.Düğün yapılan gelin başı ile gerdek sonrası yapılan başlık farklıdır.Köylerden kasaba pazarına gelindiğinde, kimin köyden olduğu giysilerden anlaşılır.Anadolu’da bugün neredeyse aynı köyün mahalleleri arasında bile farklılık gösteren geleneksel giyim-kuşam anlayışına rastlanmaktadır.Bu yüzden de hiçbir sanat tarihçisi,etnolog, halk bilimcisi, halk oyunlarıderlemecisi, desinatör “Türkiye’nin ulusal giysileri şudur” dememelidir.

    Kültür Bakanlığı, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün Halk Bilim Araştırmacılarının yürüttüğü araştırmalar ve çalışmalar sonucunda Anadolu’nun giysiler alanında son derece çeşitlilik içerdiği saptanmıştır.Askerlik, iş gibi nedenlerle yaşadığı çevrenin dışına çıkan erkekler kent kültürüne uyum göstermiştir.


    Bu nedenle de saha araştırmalarında, erkek giyim-kuşamına ait bulgulara rastlamak zor olmaktadır.Oysa kırsal yaşamda kadın dışa kapalı kalmaktadır.Kendi toplumunun yaşam biçiminde geleneklerine göre giyinir.Süslenme gereksinimlerini gelenekte gördüğü ne ise, o şekilde karşılar.Çocukgiysileri de cinsiyete bağlı olarak belirli bir yaşa kadar özen taşır.Nazar anlayışı başlık ve giysilere takılan nazarlıklarda göze çarpar.

    Geleneksel yaşamda her kuşak kendinden önceki kuşağı izleyerek bu giyim-kuşam anlayışını, günümüze taşır.Ancak giyim-kuşam anlayışında hiçbir değişimin olmadığını söylemek mümkün değildir.En azından malzeme değişmekte, işçilik eski özenini yitirmekte, yaşanan günün koşulları farklı biçimleri doğurmakta ya da başka modalardan etkileşim gözlemlenmektedir.

    Kırsal yaşamda kadınlar vakitlerinin büyük bir kısmını çalışarak geçirirler.Bu açıdan bakıldığında günlük yaşam ve işgiysileri farklılıklar gösterir.Ancak özel gün giysileri ve başlıklar düğünler nedeniyle görülür.Anadolu’da bir genç kızın sözlenmesiyle yapılan “baş düzeni” sosyal statüsünü belirler ve evlilik, olgunluk, yaşlılık dönemlerinde bu önemini kesintisiz korur.

    Kültür Bakanlığı HAGEM, geleneksel giyim-kuşam anlayışında görülen bu farklılığı, Maddi Kültür Şubesi Folklor Araştırmacıları tarafından yapılan araştırmaları yayına dönüştürmektedir.Her gün değişime uğrayan Folklor (Halk Kültürü) öğeleri arasında yer alan ve Maddi Kültür konusu olan giyim-kuşam anlayışı da bu değişimden etkilenmiştir.

    Kurulduğu 1966 yılından günümüze kadar yapılan saha araştırmalarından elde edilen çok sayıda negatif ve dia-pozitif koleksiyonuyla, Türk Kültüründe önemli bir yere sahip olan HAGEM – İhtisas Arşivi; bu konuda çalışma yapan kişi, kurum ve kuruluşlara bilimsel çalışmalarında yardımcı olmaktadır.

    Saha araştırmaları sonucunda Bursa, Manisa, Sivas, Aydın, Gaziantep, Çorum illerinden derlenen bilgiler katalog halinde yayınlanmıştır.Bu kataloglarda her ilin farklı özellikler içeren köylerine gidilerek, orijinal giyim-kuşam parçaları, giyim tarzları tespit edilmiş ve giysilerin 1/1 ölçeğinde dikiş kalıpları çıkartılmış ve bunlar yayınlarda 1/5 ölçeğinde yer almıştır.Bu çalışma çerçevesinde, 25 ilde kıyafet konulu araştırmalar yapılmış ve bunların yayın çalışmaları devam etmektedir.

    Takılar ve Süsler

    Süslenme, süs ve takı kullanma; ilk çağlarda bir inanca dayalı olarak veya süslenme gereksinimi nedeniyle ortaya çıkmış ve gelenekselleşerek günümüze kadar gelmiştir.Küçük topluluklar halinde yaşayan kabilelerin kendi örf, adet, görenekleri doğrultusunda yaşadıkları coğrafi çevreden temin edebildikleri doğal malzemelerle tasarladıkları takılar geleneklerle de bütünleşip, sembolik anlamlar yüklenerek günümüze ulaşmışlardır.

    Taş, ağaç, kemik, kumaş, cam gibi temel maddelerin yanı sıra, artık malzemelerden de elde edilen birçok takı güçlü bir kültürel birikimin geçmişten günümüze yansıyan örnekleridir.Geleneksel giyim-kuşamı bütünleyen takı kullanma ve süslenme geleneği geleneksel yaşamı sürdüren toplumlarda günümüzde hala devam etmektedir.

    Anadolu da özellikle düğün törenleri sırasında gözlemlenen takı kullanma ve süslenme geleneği bu törenler sırasında kişilerin önem sırasına ve törenin önemine göre değişmektedir.Örneğin kına gecesinde gelin süslenmez onun yerine kız evinden başka bir genç kız gelin gibi giyinir, takılarını takar ve süslenir.Bir genç kızın evlenmeden önce süslenmesi hoş karşılanmaz, ancak evden çıkacağı gün geçmişte daha çok nazar inancına bağlı olarak günümüzde ise güzel görünme amaçlı süs yapılmaktadır.

    Süslenme ve takı kullanma geleneği kadınların yanı sıra çocuk ve yetişkin erkeklerde de görülen bir olgudur.Günümüzde unutulan ve unutulmaya yüz tutmuş geleneklerimize rağmen takı kullanma, süslenme son günlerde ilgi gören otantik moda kavramışla bütünleşerek devam etmektedir

    Geçmişten Günümüze Kültürlere Göre Giyim

    Cinsiyet Farkına Göre Giyim


    Çoğu kültürde erkekler ve kadınlar, giyimdeki cinsiyet farkı yüzünden farklı türde giysiler giyerler. Bu farklar tarzda, renkte ve dokumada yer alır.

    Batılı toplumlarda, etekler, tuvaletler ve topuklu ayakkabılar genellikle kadın giyiminde görünürken, kravatlar ise genellikle erkek giyiminde görünür. Eski zamanlarda pantolon, erkeklere özel bir giyim eşyasıyken, günümüz batı dünyasında her iki cinse de uygundur. Erkek giysileri genellikle daha pratiktir (böylece çeşitli şartlar altında işlevlerini koruyabilecektir) ama kadın giysileri giyim tarzı bakımından daha geniş bir yelpazeye sahiptir. Erkeklerin halka açık yerlerde genellikle göğsü açık dolaşmasına genellikle izin verilir. Bir kadının erkek giysileri giymesi genellikle uygundur ancak tam tersi olağandışı görülür.

    Bazı kültürlerde, erkeklerin ve kadınların ne giyeceğini dini kurallar belirler. İslam dininde kadınların tesettürlü ve gösterişsiz giyinmesi gerekir. “Gösterişsiz” giysilerin niteliği Müslüman toplumlar arasında değişir; ancak bu toplumların hepsinde kadın vücudunun, erkeklerinkinden daha fazla örtünmesi gerektiği kabul edilir. Müslüman kadınların kapalılık seviyesi başörtüsünden burkaya kadar değişkenlik gösterir.

    Erkekler, özellikle tören gibi durumlarda, toga ve kilt gibi erkek eteği giyebilirler. Bu tür giysiler daha eski zamanlarda erkekler tarafından günlük hayatta da giyilirdi. Kadın giysileri, erkek giysilerine göre, daha cazibeli görünür. Bununla ilgili olarak modern toplumlardaki kadınlar; makyaj, mücevherat ve renkli giysiler gibi cezbeden öğeleri kullanma eğilimindedirler. Ancak daha tutucu ve gelenekçi toplumlardaki kadınlar, erkeklerin bakışlarından korunmak için kapalı ve gösterişsiz giysiler giyerler.

    Sosyal Statüye Göre Giyim

    Giyim bazı toplumlarda, sosyal statüyü veya kademeyi gösterir. Örneğin, Antik Romada sadece senatörlerin mor şeritli giysi giymesine izin verilirdi. Yerli havaili kabilelerde sadece yüksek rütbeli kabile şeflerinin tüyden pelerin ve palaoa veya oyulmuş balina dişi takmasına izin verilirdi. Eski Hindistan’daki, Travankor Krallığı yönetimi altındaki Kerala’da; kast sistemine göre alt seviyede olan kadınlar, vücutlarının belüstü kısımlarını örtebilmek için vergi ödemek zorundaydılar. Çin’de, cumhuriyet öncesi zamanlarda sadece Çin imparatoru sarı renkte giysi giyebilirdi. Tarihte, insanların neler giyebileceğini belirleyen yazısız ahlak kurallarının birçok örneği vardır. Bu tür yazısız kuralları olmayan modern toplumlarda; sadece zenginlerin veya mevki sahiplerinin alabileceği nadir veya lüks eşyalar sosyal statüyü belirler. Ayrıca, çevre baskısı da giysi tercihini etkiler.

    Dini Giysiler

    Dini giyim, mesleki giyimin daha özel bir modeli olarak kabul edilebilir. Bazen sadece dini bir ritüel sırasında giyilir, bazen de özel dini bir mevkiyi sembolize etmek amacıyla her gün giyilir. Örneğin Jainistler, dini ritüelleri sırasında dikişsiz kumaş parçaları giyerler. Kumaş parçaları, Jainistlerin görevlerine olan sadakâtlerini temsil eder. Sihistler dinlerinin bir parçası olarak başlarına sarık takarlar. Satanistler ise inançlarının bir parçası olarak siyah giymeyi tercih ederler.

    Hinduizm, Sihizm, Budizm ve Jainizm gibi doğu dinlerinde dini bir giysinin temiz olması büyük önem taşır, çünkü bu giysilerin saflığı ve berraklığı temsil ettiğine inanılır. Giyim, İncil’deki pek çok bölümde göze çarpar. İncil’de giyimle ilgili en çok göze çarpan noktalar: Adem ve Havva’nın hikâyesi (cinsel organlarını kapatan yapraklar), Yusuf’un pelerini, Yahuda ve Tamar, Mordeçay ve Ester. Ayrıca sinagogda görev yapan rahiplerin, o rahiplere özel giysileri bulunur. Musevilikte ağıt yapmak için bu giysilerin üst kısımları parçalanır. Bu parçalama ritüeli, Yakup’un oğlu Yusuf’un öldüğünü duyup yas tutmasına dayanır.







  3. Ziyaretçi
    Maşallah aynı destan gibi yazmışsınız ama her cümle bilgi yüklü bir ağaç gibi







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
geçmişten günümüze kılık kıyafet,  geçmişten günümüze kilik kiyafette değişiklikler,  geçmişte kılık kıyafet,  geçmişten günümüze kılık kıyafetler,  eskiden günümüze kılık kıyafet
5 üzerinden 3.00 | Toplam : 5 kişi