+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Doğruluk ve dürüstlük ile ilgili yazılar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Doğruluk ve dürüstlük ile ilgili yazılar





  2. Ziyaretçi





    Cevap: DÜRÜSTLÜK

    Hayatım boyunca, bir tek şeyin peşinden koştum; Dürüstlük.
    Hayatıma giren, her kim olursa olsun, tek bir şeyi bekledim; Dürüstlük.

    Çok doğru bir insanım, demiyorum. Pek çok yanlış yaptım. Yapmamam gerekenler, yapmam gerekenlerden fazladır. Yolumdan, insanlığımdan sapmışlığım da olmuştur. Mükemmel olduğumu hiç düşünmedim, savunmadım.

    Ama her ne olursam ve her ne yapmış olursam olayım, dürüstlüğümden asla taviz vermedim.

    Çok insanla karşılaştım. Çok insan tanıdım. En önemli yanlışımı, herkesi “ Ben “ gibi sanmakta yaptım. Dürüst zannettim.

    Bana, ” İnsanın sözü, senedidir. “ dedi. Söylenen her söze, inandım.
    Bana, “ Neysen, o ol “ dendi. Gördüğüm her yüz’ü gerçek, bildim.
    Bana, “ İnsana değer ver “ dendi. Karşılaştığım hiç kimseyi hor görmedim, insan diye.
    Bana, “Sev” dendi. Tanrı’nın yarattığı her varlığı sevdim.

    Şimdi, öyle bir yerdeyim ki, tüm öğrendiklerime ya “ Yalanmış “ diyeceğim, ya da görmezden gelip, yoluma devam edeceğim.

    “Yalanmış” dersem, o yalanlarla geçen günlerin hesabını, nasıl vereceğim?

    Görmezden gelirsem, kalan ömrümü, her ne kadarsa, yalanla yaşayacağım.

    O zaman, dürüstlüğüm ne olacak?

    Bir dönüm noktasındayım. Olmak istemediğim, bir noktadayım.

    Bir adım atarsam, bana öğretilenleri, inkar edeceğim.

    Olduğum yerde kalırsam, kendime yenileceğim.

    Öyle bir noktadayım ki;
    Yalan,
    Hiç olmadığı kadar, yalan.
    Ve gerçek,
    Hiç olamayacağı kadar, yalan.

    Hiçbirimiz, masum değiliz.
    Ve
    Her birimiz,
    Hiç olamayacağımız kadar, farkındayız
    Hiçbir yalan,
    Hiçbir gerçek
    Saklanamıyor
    Sonsuza dek.

    Bir erkek,
    Olamayacağı kadar, erkekleşirken
    Bir kadın,
    Kaybedemeyeceği kadar, kaybediyor
    Kadınlığını.

    Eser Aslanlı
    izmir







  3. Ziyaretçi
    Hani Dürüstlük İyi Bir Şeydi Baba

    Babacığım!

    Aklımın dünyaya erdiği ilk günden itibaren; “doğruluğun, dürüstlüğün, helal kazancın, yardımlaşmanın, büyüklere saygının, küçüklere sevginin güzel hasletler” olduğunu söyledin durdun bana.

    Hep şöyle derdin:

    “Bak oğlum!

    Yanlış yapma.

    Yanlış yapar da, bundan dolayı kapıma şikâyetçi olarak bir tek kimse gelir ise, bil ki affetmem, gereğini yaparım.

    Öğretmenlerinden şikâyet gelmesin.

    Komşulardan şikâyet gelmesin.

    Yarın bir işe girdiğin zaman, ustandan, patronundan şikâyet gelmesin.

    Memur olursan eğer bir devlet dairesinde, amirinden şikâyet gelmesin.

    Yok, sen amir olursan, Hak ve adaleti gözet ki memurundan şikâyet gelmesin.

    Bir esnaf olursan, terazin doğru tartsın. Müşterinden şikâyet gelmesin.

    Gelecekte bir gün; Allah’ın emri; kısmetini bulup, evlenip, bir yuva kuracaksın. Sakın ola ki, eşinden şikâyet gelmesin.

    Allah nasip etsin, çocukların olacak. Onlarla gereği kadar ilgilen ki, onlardan da şikâyet gelmesin.

    Hele dürüstlükten, hiç taviz verme.

    Hak ederek kazanmadığın hiçbir şeyi kabul etme. Bugün kabul ettiğin küçücük bir hediye, yarın başına büyük işler açabilir.

    Teker, çığırından bir çıkarsa eğer, tekrar yerine girmesi çok zor olur.

    Bu dediklerime riayet eder de, kendine böyle bir yol çizersen, hem bu dünyada, hem de ebedi dünyada huzur bulursun.”

    Evet baba!

    Sen hep böyle diyordun bana.

    Zaten çok büyüktün gözümde ama bunları söyledikçe daha da büyüyordun.

    Fakat baba!

    Ya senin söylediklerinde bir yanlışlık var, ya da şimdi yapılanlarda…

    Bakıyorum, devletimizi yönetmeye talip olanlar, almışlar ellerine birer dosya, çıkıyorlar televizyonlara;

    “Buna dosya derler.”

    “En büyük dosya benim dosya” diyerek büyük sükse(!) yapıyorlar.

    “Dosya da ne ki oğul?”dediğini duyar gibiyim baba.

    “Dosya”, senin beni öğütlediğin minval üzere hareket etmeyenlerin hayat hikâyesidir

    Senin anlayacağın baba,

    Herkesin bir dosyası var.

    Ben mahcubum(!) baba.

    Bunlar çok büyük insanlar baba…

    Bunlar yalan mı söyleyecekler baba?

    Bunlar yanlış mı yapacaklar?

    Bak hepsinin birer, ikişer; bazen de onar, on beşer dosyası var.

    Neden benim de bir dosyam yok ki baba?

    Bu büyük(!) insanlar yalan söyleyecekler de, sen; dağın başında, üç evlek tarlayı eşek çiftiyle sürüp, sekiz çocuğu besleyip, büyütüp, evlendirip, sadece bir tanesini okutabilen, (dışardan) ilkokul mezunu, 71 yaşında bir adam, sen mi doğru söyleyeceksin?

    Söyler misin baba?

    Sen böyle davrandın da, çok mu huzur buldun dünyada?

    Ne zaman “gün yüzü” gördün baba?

    Hem ömrün boyunca; “meteliğe kurşun atacaksın”, hem de “sakın ola ki oğlum! Kimsenin malında, mülkünde gözün olmasın. Hakkın olmayan hiçbir şeye dönüp bakmayasın” diyerek, nasihatte bulunacaksın.

    Sen ne büyük adamsın be baba!

    Tayyar YILDIRIM







  4. Ziyaretçi
    DOĞRULUK ve DÜRÜSTLÜK


    Yalan nedir? Gerçek olmayan bir şeyi söyleyerek karşımızdakini inandırmaktır. Birini bile bile yanlış yola sürme, kandırmaktır. Bilgisizliğinden yararlanarak onun zararına kazanç sağlamaktır. Birine verilen sözü tutmamaktır.

    Bunda her zaman başarılı olunur mu? Hayır. Aldatma, kandırma, yalan, hile gibi durumlar er veya geç ortaya çıkar. Yalan söyleyen bir kimsenin hafızası çok kuvvetli olmalıdır ki bir zaman sonra kendi tuzağına kendi düşmesin. İnsanın başkasına yaptığı kötü davranışlar bir gün kendisine karşı da yapılabilir.

    Gerçeği neden saklarız? Gerçeği saklamamıza neden olan “korkaklığımız” dır. Korkup yalan söyleyen, yaptığının yanlış olduğunu bilmesine rağmen sağladığı çıkardan vazgeçemez. Örneğin, kopye çekerek aldığı iyi nottan vazgeçemediği için doğruyu söylememekte ısrar eder. Ayrıca arkadaşları ve büyükleri gözünde yalancı duruma düşmemek için yalanı sürdürür. Halbuki yalanı sürdürmek bir kere yalan söylemekten çok daha kötüdür ve insanın karakterini değiştirirken vicdanı da rahat etmez, hep huzursuzluk çeker. Ve yine korkaklığına bir başka sebep de, bağımlı olduğu diğer faktörlerin tesiridir. Örneğin, babasını komşusunun gazetesini alırken gördüğü halde, inkar eder. Oysaki yanlışı yapan babası dahi olsa, cesaret her zaman korkaklığın önüne geçmeli ve doğrudan şaşmamalıyız.

    Sevgili Çocuklar, bazı büyüklerin adlandırdığı ve sınıflandırdığı gibi az yalan, çok yalan, küçük, büyük yalan, beyaz yalan gibi ayırımlara girmeyiniz. Her şey dürüstlükle açıklandığında hiç kimseyi kırmazsınız. En kolay olan doğruyu söylemektir. Bir tek istisna örnek verilebilir; morale ihtiyacı olan bir hastamıza iyi göründüğünü ve bunu da atlatacağını söyleriz.

    Bir başkası bize yalan söylediğinde kendimizi nasıl hissederiz? Şaşırırız ve üzülürüz. Bazen korkarız; niye yalan söylüyor diye, bir anlam veremeyebiliriz. Ona olan güvenimiz sarsılır. Kızarız, sinirleniriz. Ona olan sevgimiz bile azalabilir. Arkadaşlığımız eskisi gibi olmaz, vb. Aynı şeyleri karşımızdaki de bizim için düşünür, bunu çok iyi anlayalım.

    Hangi ülkeden olursanız olun, hangi iklime sahip olursanız olun, ne kadar zengin veya fakir olursanız olun, daima Hakikat’e ve Dürüstlük’e bağlı kalmalısınız. Yaratılışın Temeli, Doğruluk ve Dürüstlüktür. Hakikat’in uygulanması, gerçek dürüstlüktür.

  5. Ziyaretçi
    Dogruluk Dürüstlük HerŞeyden ÖnemLi Bir. ŞeyDir."

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
doğruluk ve dürüstlük ile ilgili yazı,  dürüstlük ile ilgili yazı,  doğruluk ve dürüstlük ile ilgili yazılar ,  dürüstlük ile ilgili yazılar,  doğruluk ve dürüstlük ile ilgili kısa yazılar
5 üzerinden 3.38 | Toplam : 26 kişi