+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Büyük taarruzda atatürkün rolü nedir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Büyük taarruzda atatürkün rolü nedir





  2. Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Büyük Taarruz (Başkomutanlık Meydan Muharebesi)

    Türk ordusunun Sakarya Savaşı’nda elde ettiği başarı kamuoyunda büyük ses getirmiş, TBMM’nde taarruza kalkılması gerektiği yönünde fikirlerin beyan edilmesine neden olmuştur. Elbetteki Türk ordusu Sakarya Savaşı’nı kazanarak büyük bir moral içerisine girmiş ve bir an evvel düşmanı yurttan atmanın hesaplarını yapar hale getirmiştir. Ancak Büyük Taarruz öncesi bazı şartların oluşması gerektiğini çok iyi bilen Mustafa Kemal Paşa, acele edilmemesi gerektiğini 4 Mart 1922’de Büyük Millet Meclisi’nin gizli bir toplantısında yaptığı şu konuşma ile açıkça ifade ediyordu, “Ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür”.

    Sakarya Savaşı’nda Yunan ordusunun saldırma ve ilerleme gücünün iyice zayıflamış olması henüz yurdun kurtarılmış olması anlamına gelmiyordu. Anadolu’dan tamamen sökülüp atılması gerekiyordu.1922 yılının Haziran ayı ortalarına gelindiğinde Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa,artık taarruza geçilmesi gerektiği kararını almıştı. Büyük bir gizlilik içerisinde yürütülen çalışmalarda düşmanın kuvvetlerinin dikkati başka yönlere çekiliyordu. Diğer taraftan Türk ordusu büyük bir zaferi sağlayacak olan bir taarruz hareketi için var gücüyle çalışıyordu. Mustafa Kemal Paşa ordu birlikleri arasında düzenlenecek futbol müsabakaları bahanesiyle tüm ordu komutanlarını Akşehir’e davet etti. 28 Temmuz gecesi ordu komutanları ile yapılacak taarruz hakkında bir toplantı yapan Mustafa Kemal Paşa, gereken talimatlarını burada ordu komutanlarına iletti. Basına 21 Ağustos günü Çankaya Köşkü’nde bir çay daveti verileceği haberi bildirilmişti.

    Böylelikle gizli bir şekilde yürütülen Büyük Taarruz hareketinde son aşamalara hızla geliniyordu. Mustafa Kemal Paşa 20 Ağustos 1922’de Ankara’dan Akşehir’e giderek, 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı düşmana taarruz emrini verdi. 26 Ağustos sabahı ordumuz Afyonkarahisar Kocatepe’de taarruza tam bir baskın şekline başlamış, düşman tam bir şaşkınlık içerisine girmişti. Sabah saat 04:30’da topçu birliklerinin taciz ateşi ile başlattığı harekat, saat 05:00’de önemli noktalara yoğun topçu ateşi ile devam etti. Piyadelerimiz, Sabah 06:00’da Tınaztepe’ye hücum mesafesine yaklaşarak, tel örgüleri aşıp, işgalci Yunan askerini süngü hücumu ile temizledikten sonra, Tınaztepe’yi ele geçirdiler. Daha sonra, saat 09:00’da Belentepe, ardından Kalecik-Sivrisi düşmandan temizlendi. Taarruzun birinci günü, 1. Ordu Birlikleri, Büyük Kaleciktepe’den Çiğiltepe’ye kadar on beş kilometrelik bir bölgede düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5.Süvari Kolordusu, düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu. Aynı zamanda 2.Ordu’da cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

    26 Ağustos günü Türk Ordusunun Büyük Taarruz’u, Genelkurmay Başkanlığı’nca TBMM’ne bildirilmiş büyük bir sevinç ve gurur duyulmasına sebep olmuştur.

    Genellikle süngü hücumları ile gerçekleştirilen taarruz harekatı, 27 Ağustos Pazar sabahı gün ağarırken Türk Ordusunun bütün cephelerde yeniden taarruza geçmesi ile devam etmiştir. 27 Ağustos saat 18:00’de, Afyon 8.Tümen tarafından kurtarıldı. Başkomutanlık karargahı ile Batı Cephesi Komutanlığı karargahı Afyon’a taşındı. 28 Ağustos Pazartesi ve 29 Ağustos Salı günleri, başarılı geçen taarruz harekatı ile düşmanın 5.Tümeni tamamen çevrildi. 29 Ağustos gecesi yapılan toplantıda hızla harekete geçilerek artık muharebenin sonlandırılması gerektiği sonucuna varıldı. Düşmanın çekilme yollarının kesilmesi ve düşmanı çarpışmaya zorlayarak, tamamen teslim olmalarını sağlama yolunda karar aldılar. Karar süratli ve düzenli bir şekilde gerçekleştirildi. 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü taarruz harekatı Türk Ordusunun kesin zaferi ile sonuçlandı. Büyük Taarruz’un son safhası askeri tarihimize Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak geçmiştir.

    30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonunda, düşman ordusunun büyük kısmı dört taraftan sarılarak, Dumlupınar’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ateş hatları arasında bizzat idare ettiği savaşta yok edilmiş bir kısmı da esir alınmıştı. Böylelikle Büyük Taarruz hedeflendiği gibi 5 gün gibi kısa bir sürede gerçekleştirilerek kesin sonuç elde edilmiştir.

    Mustafa Kemal Paşa, kaçan düşman askerlerinin takip edilmesini uygun görerek o ünlü sözünü söylemiştir, “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir İleri”

    Yunan ordusu kesin yenilgi ile kaçarken acımasızca geçtikleri yerdeki halkı öldürüyor ve her yeri yakıp yıkıyorlardı. İzmir’e doğru kaçan Yunan askerlerinin bir kısmı ve Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis esir olarak ele geçirilmişti. Ordumuz bu muharebede, on beş günde 400 kilometre katederek, 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e girdi. Sabuncu Bel’den geçen 2.Süvari Tümeni, Mersinli yolu ile İzmir’e doğru akarken, bunun solunda 1.Tümen de Kadife Kale’ye doğru yürüyordu. Bu Tümenin 2.Alayı Tuzluoğlu Fabrikası’ndan geçerek Kordonboyu’na ulaştı. Yüzbaşı Şeref Bey Hükümet Konağına, 5.Süvari Tümenimizin öncüsü Yüzbaşı Zeki Bey Kumandanlık dairesine, 4.Alay Komutanı Reşat Bey’de Kadife Kale’ye bayrağımızı çektiler.

    Askerlerimiz İzmir’de coşku ve sevinç gösterileri arasında çiçeklerle karşılandı. Süvarilerimizin Kordon boyundan geçişi çok görkemli idi. Kurtuluş zaferinin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, İzmir’in kurtuluşunu Belkahve’den seyretti. Türk Ordusunun, 400 kilometrelik bir mesafeyi savaşarak kat edip İzmir’e ulaşması yurt içinde ve yurt dışında hayret ve takdir uyandırdı.

    Büyük Türk zaferi karşısında endişeye düşen ve o anda İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını işgal altında bulunduran İtilaf Devletleri, savaşı durdurmayı ve Türk’lerin haklı isteklerini yerine getirmeyi kendi çıkarlarına uygun buldular. 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması’yla, silahlı çatışma durdurulmuş, Edirne dahil Trakya’nın da Türkiye’ye bırakılacağı ve bir ay içerisinde Yunanlılar tarafından boşaltılacağı kabul edilmişti. Bu gelişmeler üzerine, Anadolu’da Yunan politikasını yürüten İngiltere Başbakanı Lloyd George, istifa etti.







  3. Ziyaretçi
    Milletimizi yok etmek niyetinde ve girişiminde bulunan düşmanlarımız, I. Dünya Savaşı’nda, içinde bulunduğumuz grubun mağlûbiyetinden yararlanarak amaçlarını hızlı bir şekilde gerçekleştirme girişimlerinde bulundular. Herkesçe bilinir ki; ateşkes zamanında memleket ve milletin hayatını savunmak için elimizde var olan bütün araçları almak hususunda girişmedikleri hiçbir yol kalmamıştır.Gerçekten ordumuz dağıtılmış ve elimizde silâhımız, topumuz hemen yok denecek bir duruma getirilmişti.

    İşte böyle bir zamanda idi ki, düşmanlar amaçlarını tamamen sağlamak için Yunan ordusunu memleketimize saldırttılar. Bu sırada düşman karşısına çıkabilenler yalnız kalp ve vicdanları hürriyet ve haysiyet ateşiyle dolu millet fertleri olmuştu.







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
sakarya savaşında ve büyük taarruzda mustafa kemalin rolü nedir,  büyük taarruzda atatürkün rolü,  sakarya savaşında ve büyük taarruzda mustafa kemalin rolü ile ilgili bilgi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi