+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Hoşgörü sevgi ve yardımlaşma konulu bir kompozisyon ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Hoşgörü sevgi ve yardımlaşma konulu bir kompozisyon





  2. Maximilyan
    Üye





    Cevap:
    HOŞGÖRÜ VE YARDIMLAŞMA VE SEVGİ

    HOŞGÖRÜ

    Hoşgörü, her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans demektir .
    Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır. Hoşgörü sağlıklı insan hayatının, özüdür. Bugün her zamankinden daha fazla hoşgörüye ihtiyacımız olduğu aşikardır. Olumsuz birçok davranışın sebebi, yeterince hoşgörülü olamamaktır. Evde, trafikte, sokakta, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa orada bencillik, anlaşmazlık, güvensizlik, tartışma, kavga olumsuzluk adına her şeyi görebilmek mümkündür. Eğitimli ya da eğitimsiz her insanda görülebilen bir eksikliktir, hoşgörüsüzlük. Peki bunun sebebi nedir? Neden tarih boyunca Yüce Milletimizin huylarından olmuş bir davranışı, bugün yeterince gösteremiyoruz. Bunun bir çok sebebi olabilir. Bunlardan kanaatimizce en önemlisi: insanın kendisi ile barışık olamamasıdır. Eğer insanın kendisine saygı ve sevgisi kalmamışsa, kendisi ile barışık olması da mümkün değildir.

    En son ne zaman aynaya bakıp, kendinize gülümsediniz? Bu sabah kaç kişiye merhaba, günaydın ya da hayırlı sabahlar dediniz. Yoksa her gördüğünüz, tanıdığınız kişi için bu işte öyle biridir diye olumsuz mu düşündünüz? Ayıbını mı aradınız? Kaç defa yardıma ihtiyacı olan insanları gördüğünüzde başınızı çevirdiniz. Okulda, sınıfta, sırada kaç kişiye kötü davrandınız. Arkadaşlarınızı, bencilliğinizden dolayı üzdünüz. Yönetici iseniz, idarenizdeki kaç insanı yeterince dinlemediğiniz için kırdınız. Yoksa siz sadece kendinizi mi düşünüyorsunuz?


    Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir. Hoşgörü kendini bilmektir. Hoşgörü haddini bilmektir. Hataları düzeltebilmedir. Hoşgörü, çağın getirdiği sorunların, aç gözlülüğün, doyumsuzluluğun, sevgi yoksunluğunun, güvensizliğin çaresi olabilecek bir anlayış tarzıdır, insanın özüdür.

    Görülen odur ki bugün insanımız kendisi ile barışık değil. Her gün, haberlere baktığınızda olayların bir çoğunun sebebinin hoşgörüsüzlükten kaynaklanıp kaynaklanmadığını bir düşünün İnsan kendisi ile barışık olamadığı zaman, toplumda kendisi barışık olamıyor.

    Hz. Mevlana: “ Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak.” Diyor ve ekliyor. “Bakın! Toplumsal bunalımların, kavga ve dövüş ortamının tek ve en güçlü doğuş sebebi sevgi eksikliğidir. Bunun en doğru tedavi yolu ise sevgiyi aramak, yaşamak, uygulamaktır. Hoşgörülü olursanız seversiniz. Sevilirsiniz. Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız!” Hoşgörü ustası Hz. Mevlana gibi Yunus Emre, Bektaş Veli, Karaca Sultan da insanları hoşgörüye davet etmişler ve yaşadıkları dönemde Anadolu’yu bir hoşgörü cennetine çevirmişlerdi.

    Toplumda hoşgörüye dönüşün, hoşgörüyü davranışa dönüştürmenin yolu, hoşgörünün yayılması, insanın sevgiyi yaşamasına, kendisine saygı duymasına, kendisi ile barışık olmasına bağlıdır. Hoşgörünün bir hayat biçimine dönüştürülmesi gereklidir. Bunun için de, Hz. Mevlana ve diğer hoşgörü ustalarının peşinden daha fazla gitmek, onları daha fazla anlamaya çalışmak gereklidir. Yazımızı hoşgörü ustalarının öğüdü ile bitirelim :

    Yıktığın varsa yapacaksın. Ağlattığın varsa güldüreceksin. Döktüğün varsa dolduracaksın. Çıplakları giydirecek, açları doyuracak. Azı çok edeceksin. Ve en önemlisi: Eline, beline, diline, sahip olacaksın !” Hoşgörülü olacaksın.

    Yardımlaşmanın Önemi

    Yardımlaşma ve yardımseverlik, önemli ve yaygın bir toplumsal değerdir. Toplumsal hayatta karşılaşılan ve çözümünde zorlanılan problemler, yardımlaş-ma yoluyla kolaylıkla çözülür. İnsanlar çok farklı konularda birilerine yardım edebilirler.
    Yardımın İnsanların Yaşamlarındaki Yaptığı Değişiklikler
    1- Yardımla yoksullar korunmuş olur. Onlara yapılan maddi yardımlar, onların hır-sızlık gibi kötü yollara sürüklenmesini engeller.
    2- Yardım yapanla yapılan arasında sevgi ve ülfet doğar.Yardımla topluma kazandırılan insanlar kin, haset, düşmanlık gibi kötü huylardan kurtulur, kimsenin malında gözü olmaz.
    3- Hz. Muhammed, Müslümanlara yardım edilenin değil, yardım eden kişi olmalarını bildirmiştir.Sıkıntı zamanında Müslümanlardan yardım, anlayış ve sevgi görenler, sıkıntılarını atlatınca, alan değil veren kişiler olmaya çalışacaktır.
    4- Zekât, sadaka ve diğer maddî yardımlar, Müslümanların güçlü olmalarında, birlik ve beraberlik içinde bulunmalarında en büyük etkendir.
    5- Yardımlaşmanın yaygın olduğu toplum-larda dostluk duyguları güçlü olur. Fakirlik ve bununla gelen dilencilik ortadan kalkar.

    SEVGİ


    Hayatta var olan, korunmaya değer en güzel duygudur bence sevgi.
    Seven kalp taşlanmaz, seven insan her zaman sevilip saygı duyulan insandır.

    Etrafımıza bir göz atalım., değer verdiğimiz insanların ve hatta bizim neye ihtiyacımız var?
    Tabi ki sevgi ve dostluğa.
    Dostluk, sevgiyle kurulan bir şeydir. En sağlam temeller, sevgiyle atılan temellerdir.

    Her ne kadar bazı insanların bunlardan haberi olmasa da sadece maddiyata değer vererek, manevi duygularını hiçe saysalar da sadece doğru yol, her zaman içinde doğruluk hak ve sevgi bulunduran yoldur.Ruhumuzun beslenmesi için bu duygulara ihtiyacımız vardı. Bunları önemsemeyen insanı kalbi taş olur.
    Sevgi her yerde sevgidir, her yerde güzeldir ama hak edilene verilirse tabii.
    Biz biz olalım bize verilen bu güzel duygunun değerini bilip, etrafımızdaki insanları da sevgiden mahrum etmeyelim ki hayatımız karamsar olmaktan çıkıp, umut ve sevgi dolu olsun.








  3. Ziyaretçi
    oh ödevini sor sonra yap ohhhhh bizim zamanımızda internet mi vardı







  4. Ziyaretçi
    Hoşgörü, her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans demektir
    Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır Hoşgörü sağlıklı insan hayatının, özüdür Bugün her zamankinden daha fazla hoşgörüye ihtiyacımız olduğu aşikardır Olumsuz birçok davranışın sebebi, yeterince hoşgörülü olamamaktır Evde, trafikte, sokakta, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa orada bencillik, anlaşmazlık, güvensizlik, tartışma, kavga olumsuzluk adına her şeyi görebilmek mümkündür Eğitimli ya da eğitimsiz her insanda görülebilen bir eksikliktir, hoşgörüsüzlük Peki bunun sebebi nedir? Neden tarih boyunca Yüce Milletimizin huylarından olmuş bir davranışı, bugün yeterince gösteremiyoruz Bunun bir çok sebebi olabilir Bunlardan kanaatimizce en önemlisi: insanın kendisi ile barışık olamamasıdır Eğer insanın kendisine saygı ve sevgisi kalmamışsa, kendisi ile barışık olması da mümkün değildir

    En son ne zaman aynaya bakıp, kendinize gülümsediniz? Bu sabah kaç kişiye merhaba, günaydın ya da hayırlı sabahlar dedinizYoksa her gördüğünüz, tanıdığınız kişi için bu işte öyle biridir diye olumsuz mu düşündünüz? Ayıbını mı aradınız? Kaç defa yardıma ihtiyacı olan insanları gördüğünüzde başınızı çevirdiniz Okulda, sınıfta, sırada kaç kişiye kötü davrandınız Arkadaşlarınızı, bencilliğinizden dolayı üzdünüz Yönetici iseniz, idarenizdeki kaç insanı yeterince dinlemediğiniz için kırdınız Yoksa siz sadece kendinizi mi düşünüyorsunuz?


    Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir Hoşgörü kendini bilmektir Hoşgörü haddini bilmektirHataları düzeltebilmedir Hoşgörü, çağın getirdiği sorunların, aç gözlülüğün, doyumsuzluluğun, sevgi yoksunluğunun, güvensizliğin çaresi olabilecek bir anlayış tarzıdır, insanın özüdür

    Görülen odur ki bugün insanımız kendisi ile barışık değil Her gün, haberlere baktığınızda olayların bir çoğunun sebebinin hoşgörüsüzlükten kaynaklanıp kaynaklanmadığını bir düşünün İnsan kendisi ile barışık olamadığı zaman, toplumda kendisi barışık olamıyor

    Hz Mevlana: “ Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak” Diyor ve ekliyor “Bakın! Toplumsal bunalımların, kavga ve dövüş ortamının tek ve en güçlü doğuş sebebi sevgi eksikliğidir Bunun en doğru tedavi yolu ise sevgiyi aramak, yaşamak, uygulamaktır Hoşgörülü olursanız seversiniz Sevilirsiniz Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız!” Hoşgörü ustası Hz Mevlana gibi Yunus Emre, Bektaş Veli, Karaca Sultan da insanları hoşgörüye davet etmişler ve yaşadıkları dönemde Anadolu’yu bir hoşgörü cennetine çevirmişlerdi

    Toplumda hoşgörüye dönüşün, hoşgörüyü davranışa dönüştürmenin yolu, hoşgörünün yayılması, insanın sevgiyi yaşamasına, kendisine saygı duymasına, kendisi ile barışık olmasına bağlıdır Hoşgörünün bir hayat biçimine dönüştürülmesi gereklidir Bunun için de, Hz Mevlana ve diğer hoşgörü ustalarının peşinden daha fazla gitmek, onları daha fazla anlamaya çalışmak gereklidir Yazımızı hoşgörü ustalarının öğüdü ile bitirelim :

    Yıktığın varsa yapacaksın Ağlattığın varsa güldüreceksin Döktüğün varsa dolduracaksın Çıplakları giydirecek, açları doyuracak Azı çok edeceksin Ve en önemlisi: Eline, beline, diline, sahip olacaksın !” Hoşgörülü olacaksın

    Yardımlaşmanın Önemi

    Yardımlaşma ve yardımseverlik, önemli ve yaygın bir toplumsal değerdir Toplumsal hayatta karşılaşılan ve çözümünde zorlanılan problemler, yardımlaş-ma yoluyla kolaylıkla çözülür İnsanlar çok farklı konularda birilerine yardım edebilirler
    Yardımın İnsanların Yaşamlarındaki Yaptığı Değişiklikler
    1- Yardımla yoksullar korunmuş olur Onlara yapılan maddi yardımlar, onların hır-sızlık gibi kötü yollara sürüklenmesini engeller
    2- Yardım yapanla yapılan arasında sevgi ve ülfet doğarYardımla topluma kazandırılan insanlar kin, haset, düşmanlık gibi kötü huylardan kurtulur, kimsenin malında gözü olmaz
    3- Hz Muhammed, Müslümanlara yardım edilenin değil, yardım eden kişi olmalarını bildirmiştirSıkıntı zamanında Müslümanlardan yardım, anlayış ve sevgi görenler, sıkıntılarını atlatınca, alan değil veren kişiler olmaya çalışacaktır
    4- Zekât, sadaka ve diğer maddî yardımlar, Müslümanların güçlü olmalarında, birlik ve beraberlik içinde bulunmalarında en büyük etkendir
    5- Yardımlaşmanın yaygın olduğu toplum-larda dostluk duyguları güçlü olur Fakirlik ve bununla gelen dilencilik ortadan kalkar

    SEVGİ


    Hayatta var olan, korunmaya değer en güzel duygudur bence sevgi
    Seven kalp taşlanmaz, seven insan her zaman sevilip saygı duyulhttp://www.forumalev.net/images/icons/icon10.gifan insandır

    Etrafımıza bir göz atalım, değer verdiğimiz insanların ve hatta bizim neye ihtiyacımız var?
    Tabi ki sevgi ve dostluğa
    Dostluk, sevgiyle kurulan bir şeydir En sağlam temeller, sevgiyle atılan temellerdir

    Her ne kadar bazı insanların bunlardan haberi olmasa da sadece maddiyata değer vererek, manevi duygularını hiçe saysalar da sadece doğru yol, her zaman içinde doğruluk hak ve sevgi bulunduran yoldurRuhumuzun beslenmesi için bu duygulara ihtiyacımız vardı Bunları önemsemeyen insanı kalbi taş olur
    Sevgi her yerde sevgidir, her yerde güzeldir ama hak edilene verilirse tabii
    Biz biz olalım bize verilen bu güzel duygunun değerini bilip, etrafımızdaki insanları da sevgiden mahrum etmeyelim ki hayatımız karamsar olmaktan çıkıp, umut ve sevgi dolu olsun . nasıl olmuş

  5. Ziyaretçi
    Hoşgörü kompozisyon

    Hoşgörü birbirimize tolerans göstermemiz,birbirimizi anlamamız,sevmemiz ve saymamızdır.Maalesef yaşadığımız dönemde hoşgörüye olduğundan fazla ihtiyacımız var.Malum ırkçılığın ve şiddetin en üst seviyeye çıktığı zamandayız.
    Beyazın siyaha,sarışının çekik gözlüye gösterdiği tavırlar oldukça aşağılayıcı..

    Toplumumuzda da hoşgörüsüzlük üst seviyede.Omuz attı diye,küfür etti diye birbirimizi öldürüyoruz.Türk-Kürt çatışması oluyor.Türkler kürtleri sevmiyor,hor görüyor.Oysa eskiden böyle bir durum yoktu.İnsanlar huzur ve refah içinde yaşıyorlardı.Nitekim Kurtluluş savaşında Türküyle,Kürdüyle,Arabıyla,Çerkeziyle hep birlikte kurtuluşumuz için,bağımsızlığımız için savaşmışız.

    Savaşların,hor görmenin,aşağılamanın hepsinin nedeni tabii ki hoşgörüsüzlük.İnsanlar biraz alttan alırsa,biraz empati kurarsa bunlar ortaya çıkar mı? Yol ortasında acımasızca bir grup insan tek bir kişiyi dövüyor..Eğer içlerinden bir Allah’ın kulu ‘Ulan acaba ben bu adamın yerinde olsaydım ne yapardım,nasıl yerin dibine girerdim’ derse ne olur? Acaba bu kavga son mu bulur,yoksa devam mı eder?

    Bildiğiniz gibi dinimizde,peygamberimiz de hoşgörüyü emretmiştir.Peygamberimiz ‘ Arabın arap olmayana,arap olmayanın araba üstünlüğü yoktur’ demiştir.Keşke hep uysak değil mi hoşgörü kurallarına,birbirimizi sevsek,bir omuz için adam öldürmesek…
    Bütün dünya buna inansa bir inansa
    Hayat bayram olsa
    İnsanlar el ele tutuşsa birlik olsa
    Uzansak sonsuza…

    Alıntı

  6. Ziyaretçi
    Benim Sorum bitane Daha Kompozisyon -

  7. Ziyaretçi
    Hoşgörü
    İnsanların birbirlerinin düşüncelerini fikirlerini vb hayallerini hoşgörüyle karşılmalıyız çünkü hoşgörü demek ;
    Sevecen
    Kötü olsa bile iyi diyen
    Yanlışları düzeltirken karşındakini kırmayan
    Kısacası Her şeyi olumlu karşılayan kişidir
    Örneğin :eğer karşıdaki kişi kendisine yalan söylerse kalbi kırılır ancak bunu umursamaz bir kereye masus olmak üzere hoşgörüyle karşılaşır birde dünyanın en hoş görülü insanı mevlanadır kendisi hoşgörü abidesidir.

    Kısacası Siz siz olun bir çok şeyi hoşgörüyle karşılayın eğer ne kadar şeyi hoşgörüyle karşılarsanız hem içinizde sıkıntı olmaz hemde herkes tarafından sevilir ve sayılırsınız

  8. Ziyaretçi
    çok güzel olmuş

  9. Ziyaretçi
    güzelmiş işime yaradı saolun

  10. Ziyaretçi
    mükemmel teşekkür ederim . hayatımı kutardınız.

  11. Ziyaretçi





    yaa saolun yardımcı oldunuz

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
hoşgörü ile ilgili kompozisyon,  hoşgörü kompozisyon,  sevgi ve hoşgörü ile ilgili kompozisyon,  hoşgörü ile ilgili kompozisyon örnekleri,  hoşgörü ve saygı ile ilgili kompozisyon
5 üzerinden 3.74 | Toplam : 35 kişi