+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Tarihte üretim ve yönetimde toprağın önemi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Tarihte üretim ve yönetimde toprağın önemi





  2. Fashion
    Bayan Üye





    Cevap: EKONOMİ VE SOSYAL HAYAT
    KAZANIMLAR:
    1. Üretimde ve yönetimde toprağın önemini tarihten örneklerle açıklar.
    2. Kaynakların,ürünlerin ve ticaret yollarının devletlerin gelişmesindeki önemini açıklar.
    3. Vakıfların çalışmalarından ve sosyal yaşamındaki rolüne örnekler verir.
    4. Türklerde meslek edindirme ve meslek etiği kazandırmada rol oynayan kurumları tanır.
    5. Meslek seçimi
    BİLİNMESİ GEREKEN KAVRAMLAR:
    1.Okyanus 2.Girişimci 3.Meslek 4.Dayanışma 5.İthalat/İhracat 6.Pazar 6.Sermaye 7.Sorumluluk 8.Vakıf 9.Vergi
    TOPRAK-TARIM
    Tarımı Destekleyen Kuruluşlar:
    -Ziraat Bankası
    -Devlet Su İşleri(DSİ): Baraj, Gölet ve Kanallarla su ihtiyacını(Tarım Alanlarının) karşılar.
    -Tarım Satış Kooparatifi: Ani fiyat düşüşlerine karşı üreticiyi korur.
    -Toprak Mahsülleri Ofisi(TMO): Tahıl destek alımları yapar
    -Türkiye Zirai Donanım Kurumu(TZDK): Çiftçini ihtiyacı olan malları üretir.
    -GAP İdaresi Başkanlığı: Güneydoğu Anadolu’nun sulama ihtiyacı için kurulmuştur.
    Bunların dışında Çukobirlik, Fiskobirlik, Çaykur gibi kuruluşlar vardır.
    TOPRAK YÖNETİMİ
    Hititlerde Toprak: Topraklar devletindi. Ancak kral bu toprakları işlemesi için vali ve komutanlara veriyordu. Savaş zamanı vali ve komutanlar besledikleri askerlerle savaşa gidiyordu.
    Feodalite(Derebeylik): Ortaçağ Avrupa’sının yönetim şeklidir. Cemre ve Viking saldırıları merkezi yapıyı bozmuş, derebeylik ortaya çıkmıştır. Derebey (Sanyör) her şeyin sahibi idi. İstanbul’un fethinde kullanılan topların örnek alınmasıyla Derebeylikler yıkıldı. Merkezi krallıklar güçlendi.
    Manga Karta(1215)İngiltere kralı istediği gibi vergi koyamayacak, mahkeme kararı olmadan kimse cezalandırılmayacaktı.(Kanun üstünlüğü) İngiltere Anayasalı Monarşiye geçti.
    Selçuklularda İkta sistemi:
    -Askerlere ve devlet görevlilerine hizmet ve maaş karşılığı verilen topraklardır.
    -Toprak devletin, işletme hakkı ikta sahibindir.
    -İkta sahibi elde ettiği gelirin bir kısımıyla geçimini sağlar, kalanla asker beslerdi. Barış zamanı bu askerler o bölgenin güvenliğini sağlarken savaş zamanı ana orduya katılırdı.
    -İkta süresince kullanılır, satılamaz, miras bırakılamaz.
    -İkta 3 yıl üst üste ekilmezse elinden alınırdı.
    Osmanlı Devleti’ nde Toprak Tönetimi
    Dirlik:Geliri asker yetiştirmek şartı ile asker ve memurlara verilen topraklardır.3’ e ayrılır:
    a-Has: Geliri 100.000 akçeden fazla olan topraklardır.Padişah ailesine ve divan üyelerine verilirdi.
    b-Zeamet:Geliri 100.000 ile 20.000 akçe arasında olan topraklardır.İkinci derece memurlara verilirdi.
    c-Tımar:Geliri 20.000 ile 3.000 akçe arsında olan topraklardır.Savaşta başarı gösterenlere verilirdi.
    *Dirlik alanlar 3.000 akçeye 1 atlı asker (Tımarlı Sipahi) beslemek zorundaydı.Böylece devlet asker için hazineden para harcamaz,üretimi aksatmaz ve sürekli hazır bir orduya sahip olurdu.
    TİCARET
    Kıral Yolu:Lidya kralı Giges tarafından yaptırılmıştır.Sardes’ten başlar (bazı kaynaklara göre millet) Su şehrinde sona erer.Tarihteki ilk ticaret yoludur.
    Baharat Yolu:Hindistan’dan kara yoluyla Mısır’a oradan deniz yoluyla Avrupa’ya giden yoldur.Bu yol (Mercidabık ve Ridaniye) Mısır Seferi sonunda Osmanlılara geçti.Bu yol önemini coğrafi keşiflerle yitirdi.Süveyş Kanalın’ın açılmasıyla tekrar canlandı.
    İpek Yolu:Çin’den başlar, Anadolu ve Mısır üzerinden Avrupa’ya uzanırdı. Coğrafi keşiflerle önemini kaybeden yol, Süveyş Kanalı ile canlandı.
    KOL GÜCÜNDEN MAKİNE GÜCÜNE GEÇİŞ
    Sanayi inkılabı: Üretimde insan ve hayvan gücünün makinelerin olmasıdır. İlk İngiltere’de ortaya çıktı. Küçük atölyeler yerine fabrikalar kuruldu.üretim arttığı için hammadde ve Pazar ihtiyacı ortaya çıktı. Ulaşım gelişti. Sömürgecilik hızlandı. Köylerden kentlere göç hızlandı. İşçi sınıfı ortaya çıktı. Sendikalar doğdu. Buharlı gemi ve trenler yapıldı.
    # Osmanlı sanayi inkılâbına ayak uyduramadı. El emeği ile üretilen mallar Avrupa’nın fabrika malları rekabet edemedi. Yerli sanayi çöktü. Kapitülasyonların da etkisiyle Osmanlı ülkesi Avrupa’nın pazarı haline geldi.
    Sendika: İşçilerin hak ve çıkarlarını korumak amacıyla kurdukları toplumsal ve sınıfsal bir örgüttür. Din, dil, ırk ayrımı yoktur.
    Grev: Çalışanların iş bırakma eylemidir.
    Lokavt: İşyerinde faaliyetin tamamen durmasına sebep olacak şekilde işverenin işçileri uzaklaştırması.
    Süveyş Kanalı:1869’da İngiltere tarafından açıldı. Baharat yolu kısaldı. Akdeniz önemini tekrar kazandı.
    Panama Kanalı: 1914 yılında açıldı.
    Sanayi İnkılâbının Olumsuz Sonuçları
    ¬¬-Çevre kirliliği başladı.
    —Şehirler kalabalıklaştı.
    —Doğal kaynaklar daha hızla tüketildi.
    —Sömürgecilik hızlandı.
    VAKIFLAR
    Vakıf:Kişinin kazancının bir bölümünü insanların hayrına olacak bir iş için ayırmasına denir.
    # Osmanlı’da ilk vakıf Orhan Bey tarafından kurulmuştur.
    # Malını vakfeden kişi kadı huzurunda vakıf şartlarının belirtildiği gibi bir sözleşme oluşturur.
    # Osmanlı’da vakıflar din, ırk farkı gözetmeden tüm insanlara hizmet verirdi. Vakıf malları satılamaz, miras bırakılamazdı.
    # Vakıf eserlerinin korunması ve verilen hizmetin devamı için 2 Mayıs 1924’te Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Görevleri:
    1-Vakıf eserlerinin restorasyonu.
    2-Vakıfların devamı.
    3-Muhtaç kişilere yiyecek ve giyecek yardımı.
    4-Burs (öğrenciler için).
    5-Anne ve babası olmayan çocuklara maaş.
    # Her yıl mayıs ayının 2. haftası Vakıf haftası olarak kutlanır.2006 yılı Vakıf Medeniyeti Yılı olarak ilan edilmiştir.(2008 su yılı).
    TEMA(Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı)
    TEGV(Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı)
    # Vakıf sistemi sayesinde Osmanlı alınan yerlerin Türkleşmesini sağlamış, bayındır hale getirilmesini sağlamıştır. Ticareti canlandırmış, Eğitim ve sağlık için bütceden para ayırmasına gerek kalmamıştır.
    MESLEK
    Ahi Teşkilatı:Ahi Evren tarafından kuruldu. Ahi kelimesi kardeş anlamına gelir. 13.yy’da Anadolu’da Moğol baskısı hâkimdi. Anadolu’ya düzensiz bir şekilde Türkler geliyordu. Bunlara bir sanat ve güzel ahlaki beceriler kazandırmak amacıyla Ahi (lonca) Teşkilatı kuruldu. Çırak, kalfa, usta sistemi vardı. Hem teorik hem de pratik eğitim verilirdi. Her Ahi birliğinin sandığı vardı. Bu sandık sayesinde esnaf tefecilerden korunur, zor durumda kaldığı zaman yardım edilirdi.
    Ahi Teşkilatının Özellikleri:
    Devletle esnaf arasında köprü görevi yapardı.
    Verdiği eğitimle mesleklerin devamlılığı sağlamıştır.
    İhtiyaç sahibi esnafa yardım edilmiştir.
    İnsanlara meslekle birlikte iş ahlakı kazandırılmıştır.
    Kalitesiz veya pahalı mal satılması önlenmiştir.
    Teşkilata yeni giren gence feta (yiğit) denir. Ahlaken olgunlaşan feta önce çırak, kalfa sonrada Şed töreni ile destur verilerek usta olurdu.
    # Karamanoğlu Mehmet Bey Türkçe’yi resmi dil ilan etmiştir.
    Kethüda: Kanunları, mesleğin inceliklerini iyi bilir. Esnafın dürüstlüğünü ve çalışma düzenini denetlerdi.
    Yiğitbaşı: Bilirkişi konumundadır. Bugünkü Türk Standartları Enstitüsü’nün(TSE) görevini yapardı. Hileli mal yapanı tespit eder, kethüdaya bildirirdi.
    Medrese: (Bugünkü üniversite). Selçuklularda ilk medrese Nizamülmülk tarafından (Nizamiye Med.) Şiilikle mücadele amacıyla kuruldu.
    Osmanlılarda ilk Orhan Bey İznik’te medreseyi açtı.
    Fatih Sahn-ı Seman, Kanuni Süleymaniye Medresesini açtı.
    Medreselerdeki eğitim vakıflar vasıtasıyla yürütülürdü. Öğrenci seçiminde yaş şartı olmasa da daha çok genç ve bekârlar tercih edilirdi. Bir müderrisin okuttuğu öğrenci sayısı 20’yi geçmezdi.
    Sınavla seçilen öğrenciler kendi zekâ ve yeteneklerine göre ayrı sınıflarda eğitim görürlerdi. Medreselerin yüksek bölümü de ücretsiz ve yatılıydı. Yüksek bölümden mezun olanlar müderris, kadı, kazasker ve müftü olabilirdi. Öğrencilere softa, asistanlara muit denirdi. Medresede dini bilimler (kuran, fıkıh, kelam, hadis) ve pozitif bilimler (tarih, coğrafya, matematik, tıp, astronomi, felsefe vs. ) okutulurdu.
    # Öğrenciler derecelerine göre Danişment, suhte olarak adlandırılmaktaydı Dersini başarıyla tamamlayan öğrenciye icazetname adlı bir belge verilirdi.
    ENDERUN
    2.Murat zamanında kuruldu. Bir şeyin iç kısmı ,iç yüzü, harem dairesi anlamına gelir.
    Devşirme kanunu ile Hıristiyan çocukları (8 -10 yaş arası) toplanır. Acemi oğlanları ocağına alınırlardı. Zeki ve kabiliyetli olanlar saraydaki Enderun okuluna alınırdı. Enderun’da iyi bir eğitim alan gençler devlet adamı veya sanatkâr olarak mezun olurlardı.
    Eğitim-Öğretim birbirini izleyen yedi odada yapılırdı. Odalara koğuş denirdi. Her odadaki eğitim 1 ile 2 yıl sürerdi.
    1909’a kadar devam eden Enderun’da eğitim 4 konu üzerinde toplanmıştır.
    -Beden Eğitimi -Uygulamalı saray eğitimi
    -Sanat eğitimi -İslami bilimler
    Uygulamalı eğitim saray ve protokol hizmetleri güreş, atlama, meç, ok atma, hat sanatı ve müzikten oluşurdu.
    Teorik olanlar Türkçe, Arapça, edebiyat, Farsça, tarih, fen bilimleri, cebir ve İslami bilimlerdir.
    Bu eğitim kurumu devlete birçok sadrazam vezir, yüksek rütbeli asker, hattat, şair, müzisyen, minyatür ustası yetiştirmiştir.
    Odalar: Büyük oda, küçük oda, doğancılar odası, seferli odası, kiler odası hazine odası ve has oda.
    Meslek seçiminde rol oynayan faktörler
    Cinsiyet ve fiziksel özellikler
    Meslek hakkında bilgi
    Arkadaşların etkisi
    Ailenin sosyo–ekonomik durumu
    Ailenin beklentisi
    Okul başarısı ve öğretmenlerin düşünceleri
    Mesleğin toplumdaki yeri ve geliri
    Çevrenin etkisi
    Yetenek ve zeka
    İstek ve hayaller







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
üretimde ve yönetimde toprağın önemi,  üretimde toprağın önemi nedir,  üretim ve yönetimde toprağın önemi,  toprağın tarihteki önemi,  üretimde ve yönetimde toprağın önemi nedir
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi