+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden haritanın tarihsel gelişimi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    haritanın tarihsel gelişimi





  2. Hasan
    Özel Üye





    Cevap: HARİTANIN TANIMI

    Antik çağda ARİSTO, metafizik kitabında geometriyi, yer ölçümü için, jeodeziyi ise yerin bölünmesi anlamında kullanmıştır1). Ünlü Alman bilim adamı F.R.HELMERT (1843-1917), 1880 de jeodezi, yeryüzünün ölçümü ve projeksiyon bilimidir demiştir. Aynı yıllarda yaşayan Alman astronomu ve matematikçisi H.BRUNS (1838-1919) bu tanıma yerin gravite alanının da ölçülmesini ekleyerek fiziksel jeodezinin de jeodezinin ayrılmaz bir bütünü olduğunu vurgulamıştır. Bu tanıma uygun olarak yine bir başka Alman bilim adamı S. HEITZ (doğ.1929) "Jeodezi, yeryuvarına ilişkin gözlemlerin elde edilmesi ve bunların fiziksel modele dönüştürülmesidir" şeklinde tanımlamıştır. FIG (Federation İnternationale des Geometres=Uluslararası Haritacılar Birliği), tüzüğünde haritacıların mesleki etkinlikleri olarak"Haritacı, yapılı ya da yapısız olan hem yer üstünde hem de yer altında bulunan taşınmazlara ilişkin tüzel ve özel iyeliği dökümleyen, sınırlarını belirleyen, ölçen ve değerlendiren, bu çalışmalarında toprak iyeliğinin yasal kayıtlanması önlemleriyle onunla bağlantılı hakları gözeten bir meslek ilgilisidir. O, bunlardan başka kırsal ve kentsel toprakların kullanılmasını araştırır, planlar ve yönetir. Haritacı sözü edilen konuları ilgilendiren teknik, tüzel, ekonomik, tarımsal ve sosyal bilgileri edinir" diye tanımlamıştır. IAG (İnternational Association of Geodesy = Uluslararası Jeodezi Birliği) ise 1975 Grenoble ve 1979 Canberra toplantılarında jeodezi için "Jeodezi, üç boyutlu ve zaman değişkenli uzayda çekim alanı da kapsamda olmak koşulu ile, yerin ve diğer gök cisimlerinin temsil edilmesi ve ölçülmesi ile ilgilenen bir bilimdir" demiştir. Ölçülen yeryüzünün büyüklüğüne göre yapılan işe arazi ölçümü, ülke ölçümü, yer ölçümü denir. Büyük ölçekte yapılan işlemler "Jeodezi" veya "Yüksek Jeodezi" konularına girmektedir. Küçük çapta yapılan ölçüler ise "Ölçme Mühendisliği" veya "Haritacılık" olarak isimlendirilir 2) 3)3a) Haritacılıkla ilgili kavramlar diğer dillerde şöyledir:

    Bu mesleğin lisans ve lisansüstü eğitimini veren okullar, Türkiyede Jeodezi ve fotogrametri mühendisliği adı altında olup Almanya'da Geodäsie veya Vermessungswesen, İngiltere'de Surveying veya Geodesy, Fransa'da ise Ecole Polytechnique'de okutulan Mensuration veya Topographie'dir 4)5)6)7)8)
    Halk arasında Haritacı veya Ölçme Mühendisi olarak da bilinen jeodezici bu görevini yaparken çeşitli bilim dalları ile karşılıklı ilişki içindedir. İlişkili olduğu bu bilim dallarına kısaca göz atacak olursak:
    Haritacı, matematik bilgilerini çok fazla kullanmaktadır. Çünkü bilim dalı olarak zaten uygulamalı matematik alanına girmektedir. Ünlü Alman matematikçisi G.LEIBNIZ (1646-1716), “Jeodezi, matematiğin mükemmel bir uygulama alanıdır” demiştir. Çeşitli hesaplama teknikleri için zaman içerisinde gelişen hesaplama araçlarından logaritma cetvelleri, sürgülü hesap cetvelleri, kollu ve elektrikli hesap makinaları ve bilgisayarlar haritacının sürekli olarak kullandığı aletlerdir. Bunun dışında yine matematiğin birer alt dalı olan geometri ve trigonometri haritacının en çok çalıştığı alanlar olup bazı ülkelerde haritacı için "Ingenieur Geometer" (Geometri Mühendisi) veya "Trigonometer" (Trigonometrici) kavramlarının kullanılışı bu konulara ne kadar yakın olduğunun bir kanıtıdır. Ayrıca olasılık hesabı, istatiksel kuramlar ve En Küçük Kareler Yöntemi matematikçilerden çok haritacıların geliştirdiği konular olup bunlar yoğun biçimde jeodezi öğretiminde yer almaktadır.
    Astronomi konusunda haritacı, haritasını yaparken kurduğu iskeletin (ülke nirengi ağının) bazı noktalarının enlem, boylam, azimut gibi büyüklüklerini ölçmek ve bunları büyük ağ dengelemesinde dikkate almak, bu değerlerden çekül sapması miktarını hesaplayarak bunu çok hassas olması gereken elipsoid üzerindeki hesaplamalarda kullanmak zorundadır. Daha önceleri yapılan tüm yerel ağlarda Kutupyıldızı gözlemlerinden yararlanarak nirengi ağının bir kenarının coğrafik kuzeyden olan ve azimut diye adlandırılan açısını ölçmek ve hesaplama sonunda bulduğu değerle haritasını yönlendirebilmesi gerekmekteydi. Bunun için gerek Kutupyıldızı ve gerekse diğer gök cisimlerinin koordinatlarının verildiği yıldız kataloglarına gereksinim vardır. Diğer taraftan yer elipsoidinin büyüklüğünü saptamak amacı ile jeodezik çalışmalara ek olarak astronomik çalışmaların da yapılması gerekir. Bir meridyen uzunluğu nirengi ile ölçülürken bu uzunlukların uçlarında enlem ölçerek ve bu işlemi en az iki yerde yaparak elipsoid boyutları saptanmıştır. Yeryuvarının biçimine en uygun geometrik şekil olarak bir dönel elipsoid düşünülmüş olup halen kullandığımız Uluslararası Hayford elipsoidinde jeodezik ölçülere ek olarak 381 enlem, 131 boylam ve 253 ü azimut olan toplam 765 astronomik gözlem dikkate alınmış ve 32 Laplace noktası başlangıç azimutunun düzeltmesinde kullanılmıştır. Son zamanlarda yapılan ölçülerde Doppler ölçüleri ve bu amaç için atılan uydulardan yararlanarak GPS (Global Positionig System) ile konum saptanmaktadır.
    Coğrafya bilim dalı da yüzyıllarca haritacılık ve keşiflerle bir arada ele alındı. Yunanca Geo = yer, graphhein = yazmak, çizmek anlamına gelmektedir. Bugün haritacılık, hala coğrafya için büyük önem taşımasına karşın ayrı bir disiplin oluşturmuştur. Keşifler ise artık sona ermiş, yeryüzünde bulunacak yer kalmamıştır. Haritacı bu yüzden eskidenberi coğrafyacının tanımlamasından ve tarifinden de yararlanmış, yapılan keşif ve gezileri değerlendirmiştir. Bu nedenle haritacılık coğrafya ile yakın bir bilim dalı olarak kabul edilmiştir.
    Fizik alanı da haritacılığın çok gereksinim duyduğu bir alandır. Ölçülerimiz fiziksel ortamda yapılmakta, hava sıcaklığı ve atmosfer koşulları etkisi dikkate alınmaktadır. Ölçü şeridinin sıcaklıktan etkilenmesinin dikkate alınmadığı durumlarda hatalar belirlenmiş sınırları geçebilmektedir. Ölçü şeridindeki bu uzamaya karşın bulunan invar9) tellerle eskiden baz uzunluğunun hassas bir şekilde ölçülebilmesi fizikçilere borçlu olan bir olaydır. Bunun gibi hava basıncından yararlanarak yükseklik saptanmasında kullanılan barometre ve aneroid birer fizik aletidir. Haritacının kullandığı nivo, takeometre veya teodolit gibi optik aletler hassas mekaniğin, bunların dürbünleri ve içlerindeki mercek, prizma ayna vb parçalardaki ışığın izlediği yol tamamen fiziğin optik alanına girmektedir. Son yıllarda elektro optik ve elektro manyetik dalgalarla yapılan uzaklık ölçerler tamamen fizik alanının buluşlarıdır. Benzer şekilde sesten yararlanarak yapılan uzaklık veya deniz derinlikleri ölçülmesi, kesitlerin çıkarılması da fizik konularıdır. Işık yolunun sapıncı (refraksiyon) da bir fiziksel olaydır. Ayrıca serbest düşme ve sarkaçlarla yapılan mutlak ve bağıl gravimetrik ölçüler ve bunları ölçen sarkaç ve gravimetre aletleri fizik alanının vazgeçilmez konularıdır. Pusulanın gösterdiği manyetik kutup konusu tamamen yer fiziğini ilgilendirmektedir. Bu yön ise haritalarda belirtildiği gibi arazide harita yönlendirmede yardımcı olur. Pusulanın takıldığı birçok haritacı aleti mevcuttur. Bunun gibi daha bir çok fizik alanını ilgilendiren ve jeodezide kullanılan konular sıralanabilir.
    Geometrik ölçülerin yanında yerin fiziksel alanının da saptanması amacı ile jeofizik dalında gravimetre ile yapılan yerçekim ivmesi jeodezide vazgeçilemiyen bir olaydır. Haritalarda üçüncü boyut olarak yüksekliklerin de bilinmesi gerekir. Bu amaç için seçilen sıfır yüzeyi karaların altından geçmektedir. Karaların altındaki kitle dağılımı ise yükseklik kavramını etkilemektedir. Bundan başka bazı noktalarda hesaplanan çekül sapması için belli uzaklıklardaki kitle etkisini hesaplamak amacı ile çeşitli noktaların üç boyutlu koordinatlarının yanı sıra gravite değerlerinin de bilinmesi gerekir. Ekvatordan kutuplara doğru enleme bağlı olarak değişen normal yerçekimi ile ölçülen yerçekiminin karşılaştırılması sonucunda elde edilen anomaliler, yer altı kitle dağılımı ve yoğunluğunu belirleyici ve çekül sapmasının elde edildiği büyüklüklerdir. Jeodezinin tanımında bile jeofiziksel ölçüler geometrik ölçülerin tamamlayıcısı olduğu vurgulanmaktadır.
    Haritacı çok kullandığı tüm bu bilim dallarından başka az da olsa diğer bazı bilim dallarına da gereksinim duyar. Büyük ölçekli haritalarda mülkiyet kavramı sınırlarla oluşur. Buralarda ortaya çıkan problemler için sağlam bir hukuk bilgisi gerekir. Benzer şekilde tapu, kadastro ve imar çalışmalarında, arazi düzenleme çalışmalarında, kamulaştırma problemlerinde miras işlemlerinde yasa ve yönetmeliklerin iyi bilinmesi gerekir. Bunlardan başka söz gelimi fotogrametri yöntemi ile yapılan haritalarda uçuş bilgileri ve navigasyon veya haritanın çiziminde kullanılan projeksiyon ve kartografik bilgiler, çizim tekniği, haritaların çoğaltılmasında reprodüksiyon ve baskı teknikleri, harita çiziminde gerekli olan arazi oluşumu bilgisi (jeomorfoloji) gibi konular diğer mesleklerde de olduğu gibi haritacılıkla az veya çok ortak kesitleri olan bilim alanlarıdır.
    Diğer bilim dalları ile yukarda sayılan ilişkilerinden dolayı bu bilim dallarındaki gelişmeler haritacılığı yakından ilgilendirmekte olup haritacılık tarihi bu bilim dallarının tarihi ile çok yakından ilgilidir. Bu nedenle haritacılık tarihinde katkıları olan diğer bilim dallarından matematikçi, astronom, fizikçi, jeofizikçi, hukukçu vb. bilim adamlarının yaptıklarından bahsedilmesi de gerekmektedir. Zaten başlangıçta bilim adamları bugünkü gibi küçük bir alanda uzmanlaşmak yerine çok sayıda bilim alanında çalışmak zorundaydılar. Söz gelimi İBNİ SİNA ünlü bir hekim olduğu kadar iyi bir filozof ve fizik, kimya, matematik, astronomi, jeoloji konularında da katkıları olmuş bir bilim adamıdır. Benzer şekilde FARABİ felsefe, mantık, musiki, astronomi ve geometri konularında derinleşmiştir. Bu nedenle kitabın arkasında tarihsel bir sıra içerisinde aslen haritacı olmayan, ancakharitacılığa katkıları olan Türk bilim adamlarından da bahsedilmiş ve bu kişilerin soyadı alfabetik sırasında biyografilerine yer verilmiştir.
    Haritanın Yararları

    Harita bir ülkenin kartvizitidir. Haritanın bir estetik, bir güzellik sembolünün ve araziyi doğru olarak temsil etmesinin yanında bir haritanın bir çok proje çalışmalarında altlık olarak kullanılması, bir çok işlemlerde el atılan ilk gereksinimlerden biri olması ve haritasız hiç bir teknik projenin yapılamaması ve yürütülememesi haritanın ne denli önemli bir araç olduğunu göstermektedir. Aşağıda haritaların hangi alanlarda yararlı olduğu sıralanmıştır:
    • Yurt savunması ve güvenliğin sağlanması,
    • Sınır anlaşmazlıklarının çözümlenmesi,
    • Taşınmazmallara ilişkin hakların devlet güvencesi altında tutulması ve bu haklara ilişkin işlerin yürütülmesi,
    • Baraj yerlerinin seçimi, inşaatı ve gerekli teknik ve parasal durumun, su örtüsünün ve dolayısı ile su altında kalacak ve sulanacak alanın ve parsellerin saptanması,
    • Arazi düzenleme çalışmaları, arazi toplulaştırılması, birleştirilmesi veya ayrımının bilimsel, ekonomik, enuygun ve duyarlı biçimde yapılması,
    • Toprak reformunun uygun, geçerli ve öncelikle gerçekleşmesinin sağlanması,
    • Sulama ve kurutma çalışmaları için gereken ön projelerin hazırlanmasında ve sonraki uygulamasında enuygun ekonomik, duyarlı yararlı ve olumlu sonuçların alınması,
    • Kara ve demiryolu geçkilerinin seçiminde ve yapımında teknik ve parasal hesaplarında uygun, bilimsel ve ekonomik yolun seçiminin sağlanması,
    • Hava alanlarının seçiminde ve yapımında en teknik ve uygun durumun saptanması,
    • Orman sınırlarının saptanmasında, amenajman çalışmalarında, sahil düzenlemelerinde, fidanlık ve parkların tasarlanmasında, projelerin hazırlanmasında ve yersel aplikasyonlarında rehber ve dayanak olarak kullanılması,
    • İmar planlarının düzenlenmesi ve uygulanması,
    • Kanalizasyon, elektrifikasyon ve içme suyu şebeke projelerinin hazırlanmasında ve yersel aplikasyonlarında gerçekleşmenin ve ekonominin elde edilebilmesi,
    • Taşınmazmal sahiplerinin mülklerinden kredi ve rehin gibi yollarla kanuni haklardan tam olarak yararlanabilmelerinin sağlanması,
    • Kamulaştırma işlemlerinin düzgün ve hakça yapılmasının sağlanması,
    • Sahip olunan arazinin yeterince değerlendirme olanaklarının yaratılmasının ve kolaylaştırılmasının sağlanması
    • Turistik alanlarda yatırım yapılabilmesi ve değerlendirilebilmesi,
    • Turistik yaya ve benzeri gezilerin yapılabilmesi için şehir planları ve kırsal alanlarda güzel manzaralı gezi rotalarının düzenlenmesi
    • Çevre düzenlenmesi vb..
    Harita Yapan ve Kullanan Başlıca Kamu Kuruluşları:
    Bazı kamu kuruluşları tarafından üretilen ve proje altlığı olan harita diğer bazı kamu kuruluşları tarafından da kullanılmaktadır. Aynı bir bölgede çeşitli kamu kuruluşlarının harita yaparak gereksiz yere zaman ve para kaybını önlemek için 1961 yılında çıkan 203 sayılı yasa ile Bakanlıklararası Harita İşlerini Koordinasyon ve Planlama Kurulu oluşturulmuştur. Aşağıda harita yapan ve kullanan başlıca kamu kuruluşları sıralanmıştır:
    1.Harita Genel Komutanlığı (HGK)
    2.Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM)
    3. İller Bankası Genel Müdürlüğü (İB)
    4. İmar ve İskan Bakanlığı
    4.1-Belediyeler Teknik hizmetler Genel Müdürlüğü
    4.2-Afet İşleri Genel Müdürlüğü
    4.3-Mesken Genel Müdürlüğü
    4.4-Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü
    5. Bayındırlık Bakanlığı
    5.1-Demiryolları Limanlar ve Havameydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü (DLH)
    5.2-Karayolları Genel Müdürlüğü (TCK)
    6. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
    6.1-Maden Dairesi Başkanlığı
    6.2-Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Genel Direktörlüğü (MTA)
    6.3-Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüğü (TEK)
    6.4-Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ)
    6.5-Etibank Genel Müdürlüğü
    6.6-Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPO)
    7. Köy İşleri Bakanlığı
    7.1 Topraksu Genel Müdürlüğü
    7.2-Toprak ve İskan Genel Müdürlüğü
    7.3-Yol-Su-Elektrik Genel Müdürlüğü (YSE)
    8. Ulaştırma Bakanlığı
    8.1 Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü (TCDD)
    8.2-Posta Telefon Telgraf Genel Müdürlüğü (PTT)
    9. Orman Bakanlığı
    9.1-Orman Genel Müdürlüğü
    10. Milli Emlak Genel Müdürlüğü
    11. Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TKİ)
    12. Toprak ve Tarım Müsteşarlığı
    13. Belediyeler
    14. Emlak Kredi Bankası Genel Müdürlüğü
    15. Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdürlüğü (EİEİ)
    16. Makina Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE)
    17. Turizm ve Tanıtma Bakanlığı
    18. Demir-Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü
    19. Meteoroloji Genel Müdürlüğü
    20. Garp Linyitleri İşletmeleri Genel Müdürlüğü
    21. İstanbul Elektrik, Tünel, Tramvay İşletmesi (İETT)







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
haritacılığın tarihsel gelişimi,  haritanın tarihsel gelişimi
5 üzerinden 2.00 | Toplam : 1 kişi