+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Camilerin bireysel ve toplumsal hayata katkıları nelerdir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Camilerin bireysel ve toplumsal hayata katkıları nelerdir





  2. naberya?
    Bayan Üye





    Cevap: İslâm toplumsal dayanışmayı sağlayıcı, birlik ve beraberliği tesis edici ilkelere sahip olan bir dindir. Cami İslâm'ın özünde yer alan dayanışma ve uzlaşma ruhunun canlılık kazanmasına katkı sağlayan, birlik ve beraberliği sembolize eden bir kurumdur. Tarih boyunca cami devamlı bir şekilde müslümanların birlik ve beraberliklerinin pekiştirildiği mekanlar olmuşlardır. Cami hiç bir zaman ayrılıkların, anlaşmazlıkların ve düşmanlıkların körüklendiği yerler olmamıştır. Her zamankinden çok birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz bu dönemde camiler oldukça önemli fonksiyonlar üstlenebilirler.
    Günümüzde camiler ibadet yeri olmasının yanında aynı zamanda eğitim öğretim yeri olarak da hizmet vermektedirler. Ülkemizin her tarafında bulunan camilere ibadet maksadıyla gelen milyonlarca insanımız dini konularda aydınlatılmakta ve okullarda öğrendikleri dini bilgileri pekiştirmektedirler. Beş vakit namaz, Cuma namazı, bayram namazı ve teravih namazı vb. dini içerikli etkinlikler amacıyla camilere gelen milyonlarca insan aynı duyguları, aynı heyecanları yaşamakta ve tek amaç etrafında kenetlenmektedirler. Ancak camilerin uzlaştırıcı ve toplumsal dayanışmayı sağlayıcı işlevini en iyi şekilde gerçekleştirmesi, oralarda görev yapan imam-hatiplerimizin özel gayretleriyle mümkün olabilecektir. Camilerimizi din görevlilerimizden bağımsız olarak ele almak mümkün değildir.
    Bugün 65.000 camide hizmet veren binlerce din görevlimizi camileri birleştirici fonksiyonunu gerçekleştirmede büyük sorumluluklar beklemektedir. Onlar söz ve davranışlarıyla örnek olmalı ve halkımızın aynı amaçlar doğrultusunda bir araya gelmelerinde bir harç vazifesi görmelidirler. Eğer din görevlileri üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirirlerse camilerin toplumsal barışı, uzlaşmayı ve dayanışmayı sağlayıcı fonksiyonu gerçekleşmiş olacaktır.







  3. Ziyaretçi
    çok sağol çok teşekkür çok yardım ettin







  4. seher
    Özel Üye
    CAMİLERİN İNSANIN VE TOPLUMUN GELİŞMİŞLİĞİNE KATKILARI

    Türkler, Müslüman olduktan sonra şehircilik planlarını cami
    merkezli olarak yapmışlar ve şehrin en merkezi yerine sultanlar,
    diğer devlet büyükleri, kendi adlarına külliye tarzında camiler
    yaptırmışlardır. Günlük hayat, şehrin bu orta yerindeki caminin
    etrafında cereyan etmiş pazar caminin yakınına kurulmuş,
    insanların temel ihtiyaçlarını karşılamaları için kurulan
    ticarethaneler caminin yakınına dizilmiş, hamam, kütüphane, aşevi
    gibi külliyenin diğer unsurları caminin hemen etrafında halka
    hizmet sunmuşlardır. Caminin, mekan olarak yaşanan hayatın
    merkezine alınması düşünce ve hayatın akışında da cami
    merkezli gelişmeler ve açılımlar meydana getirmiştir.
    İnsanlar vakitlerini namaz saatlerine göre ayarlamışlar ve
    namazlardan sonra toplumun bilge, irfan sahibi kişileri, halka
    oluşturarak etraflarına toplanan insanlara nasihatlerde bulunmuşlar,
    bilgi aktarımı yapmışlar, hatta son derece ciddi felsefi, teolojik
    mevzular camilerde kurulan bu sohbet halkalarında
    tartışılmıştır. Hicri ikinci ve üçüncü asırlarda mezheplerin
    oluşmasına kadar devam eden süreçte insanların bugünkü anlamda
    örgün eğitimden geçtikleri söylenemez. Ancak toplum, camiler
    aracılığıyla içlerindeki alim ve arif kişiler vasıtasıyla
    bilgilendirilmiş, bilinçlendirilmiş, bir ve beraber olmaları,
    düşünce üretebilmeleri, sağlanmıştır.
    Tarihin gidişatını etkileyen istilalardan, zararlı sonuçlar
    doğuran çeşitli akımlardan halk, işte camilerde oluşturulan bu
    yaygın eğitim sayesinde korunmuş, toplumun dirlik ve düzeni
    böylece sağlanmıştır.
    Dolayısıyla camilere sadece "namazların eda edildiği mekanlar"
    olarak bakılamaz. Camilerin, içlerinde namaz eda edilmekten çok daha
    büyük fonksiyonları tarihten bu yana Türk toplumunda olagelmiştir.
    Türk toplumu, edebini, toplum içindeki davranış şeklini, nasıl
    düşüneceğini, nasıl tartışacağını, nasıl oturup nasıl
    kalkacağını, nasıl sevinip nasıl üzüleceğini hep camide
    öğrenmiştir. İçlerinden birini kaybettiklerinde bu acılarını
    insanlar camide toplanarak paylaşmışlar, aralarına yeni bir birey
    katılımı camide kutlanmış, sözlenme, nişanlanma ve evlenme
    camide ilan edilmiş, bu merasimlerin vakitleri hep namaz sonlarına
    konmuş, insanlar buluşmak için camiyi ve namaz vaktini aralarında
    kararlaştırmışlar, ad koyma, ölünün ardından onu hatırlama,
    halka bir şeyi bildirme gibi faaliyetlerin adresi hep camiler
    olmuştur.
    Cami, ortak bilincin canlı tutulmasına katkı sağlamışlardır.
    Cami, insanların toplu olarak nasıl hareket edeceklerini onlara
    öğreten bir okul olmuştur.
    CAMİLERİN MÜSLÜMAN BİREYLERE KATKISI
    a. Camiler Özgürlük Alanlarıdır.
    Camilerin topluma katkıları bu sayılmaya çalışılanlar olmuşken,
    bireye de cami katkı yapmıştır. Caminin müslüman bireye en
    büyük katkısı, ona özgürlük alanı sunmasıdır. Evet,
    insanların büyük çoğunluğu evlerinde bile bulamadıkları
    özgürlük alanlarını camide kendilerine oluşturmuşlardır.
    İnsanın birey olabilmesi, kişiliğini geliştirip
    olgunlaştırabilmesi için en çok lazım olan şey,
    özgürlüğünün alanının ve sınırlarının belirlenmesidir. Bu
    belirleme ile birlikte kişiden özgür, düşünce ürünü, amacı
    belli ve kendine ait davranışlar üretmesi beklenebilir.
    Ben, bir ilin kurtuluş törenlerini izlemek üzere çocuklarımla
    birlikte törenlerin yapılacağı meydana gitmiştim. Gittiğime
    gideceğime pişman oldum. Zira üzerinde üniforma olan birileri gelip
    sürekli durduğumuz yerle ilgili talimatlar veriyorlardı.
    Çocuklarımın milli duygularını takviye eder diye düşünerek
    onlarla birlikte katıldığım bu törenleri bu gereksiz ve abartılı
    müdahalelerden dolayı yarıda bırakmak ve oradan ayrılmak zorunda
    kaldım. Ama çocuklarımla camiye gidince böyle bir olumsuzlukla
    karşılaşmıyorum. Siz de karşılaşmıyorsunuz. Bir iki ihtiyarın
    bilinçsizce yaptığı kaş kaldırmaları, yüz asmaları eliyle sus
    işaretlerini saymazsanız, kimsenin çocuğunuza ve size bir
    müdahalesi olmadan camide kalabilirsiniz.
    Camilerde kişinin özgürlüğüne müdahale eden ibarelerle, uyarı
    yazılarıyla artık eskisi kadar karşılaşmıyoruz. "Lütfen yüksek
    sesle konuşmayın", "ayakkabılarınızı şöyle tutun", "Pencere
    kenarlarına ayakkabı koymayın", "Cep telefonlarınızı kapatın"
    türünden yazıların çoğu artık cami duvarlarından indirildi.
    Bunlar, camide var olduğu dile getirilen özgürlükler adına önemli
    gelişmelerdir. Sadece cep telefonunu kapatmayı unutanlar için
    konulan, yazısız bir cep telefonu resmi, bu uyarıyı almaya gönlü
    olanlar için yeterlidir.
    Camiye girmek için belirlenmiş özel bir kıyafet yoktur.
    Pantolonların ütülü olması, ayakkabıların boyalı olması gibi
    şartlar, camiye girmek isteyenleri sınırlamaz. Temiz olan ve
    içeridekileri rahatsız etmeyecek herhangi bir kıyafetle camiye
    girilebilir.
    b. Camiler Huzur Bulunan Yerlerdir.
    Camiler, sıkıntıların unutulduğu, aşıldığı, bunalımların
    aşıldığı, huzur aranılan ve huzur bulunan yerlerdir. Fikren pek
    çoğumuzun sıkıntılı olduğu durumlarda, yoğun stresle geçen
    günlerde camiye her girişimiz bizim için bir sakinleşme ve arınma
    zamanları olmaz mı? Hayatın hızlı akışı içerisinde
    unuttuklarımızı camide, namaza durunca hatırlamaz mıyız?
    Camilerin o yüksek kubbelerine başımızı kaldırdığımızda
    gönlümüz genişlemez mi? Başımıza göçüyor gibi gelen
    dünyanın sıkıntıları altındaki ezilmişlikten, caminin kubbesi
    altındaki o ferahlık bizi kurtarmaz mı? Belimizi büken o yükleri,
    caminin kubbesini çeken direklere yükleyip bir an olsun hafiflemez,
    nefes almaz mıyız?
    Cami soyut bir varlık olan Allah'ı temsil eder, cami birliği
    bütünlüğü, birlikte olabilmeyi, bir gibi davranabilmeyi, tek
    vücut, tek yürek hale gelmeyi temsil eder. Camiye gelen insanlar
    maşeri bir duygulanma yaşarlar, birlikte üzülür, birlikte
    sevinirler. Allah'tan başka her şey çifttir. Yaratılan her şey
    çifttir. Bu çiftlikler arasında insan düalite bunalımına düşer,
    ayakta durması güçleşir, dizleri bükülür, kendisini saran bu
    ağır yüke tahammül edemeyecek hale gelir. Düalite bunalımından
    insan, camiye ve onun temsil ettiği Allah'a sığınarak kurtulabilir. Cami, hayata anlam katar. Anlamsızlaşan günler, olaylar, yaşanan
    gelişmeler, camiyle ve Allah'ın yegane güç sahibi, yegane büyük,
    yegane kulluk edilebilecek varlık olduğu hatırlanarak anlamlı hale
    gelir.
    Dışarıda adaletsizlikle, haksızlıkla, hukuksuzlukla
    karşılaşabilirsiniz. Dışarıda, yetkilerini aşan, kendini en
    büyük zannedenler olabilir. Dışarıda yetkileriniz
    kısıtlanabilir, özgürlüğünüze müdahale edilebilir. Ama camiye
    gidiyorsanız bunların hiç biriyle karşılaşmazsınız. Kimse sizin
    durduğunuz yere karışmaz, kimse sizin kaç rekat namaz
    kılacağınıza karar vermez, kimse sizin camiye geliş ve gidiş
    saatlerinize müdahil değildir.
    : TOPLUMUN GELİŞMİŞLİĞİNE KATKILARI
    - Camide kullanılan dil, genellikle din dilidir. İçinde Arapça ve
    Farsça'dan geçme kelimeler olsa da caminin dili halkın anlamakta
    zorlanmayacağı sade bir dildir, en azından öyle olmalıdır. Argo,
    küfür, kaba, kırıcı ve incitici ifadeler cami dilinde asla yoktur,
    kullanılmaz.
    - Camilerde alkışlı, ıslıklı, bağırmalı tezahürat
    yoktur.Tevazu vardır.
    - Camilerde sesli ağlamalar, ağıtlar ve dövünmeler yoktur. Bunlar
    da toplum sağlığı açısından önemli detaylardır.
    - Ön saflar, hatta imamın arkası ile ilgili çekişmeler olsa bile
    camide bir paylaşımdan da söz etmek gerekir. En azından tesbihler,
    cemaat arasında paylaşılır.
    - Camide, insanlar, içlerinden birinin önderliğini kabullenir ve
    onun komutlarına uyar. Bu uyulan insan, o makama layık bir insandır.
    Toplum böylece, yanlış yapmadığı, haksızlıktan yana olmadığı
    sürece yöneticileriyle uyumlu geçinmeyi de öğrenir.
    - Camide, çevredekiler rahatsız edilmez.
    - Camide zengin fakir, alt üst, amir memur ayırımı yoktur.
    - Camiye giren insan, ötekini düşünmeyi öğrenir. Biz toplumumuzda
    ötekini düşünmemeye, başkalarının da olduğu mekanlarda kimse
    yokmuş gibi davranmaya başladık. Ama camide kimse sesli okumaz,
    kimse ötekine rahatsızlık verecek bir şeyi yapmaz.
    . CAMİLERİN, KÜLTÜR HAYATININ DİĞER UNSURLARINA KATKILARI
    - Camiler, içlerinde icra edilen ezanlar, kametler, tekbirler,
    salavatlarla musikiye katkı sağlamışlar ve cami musikisinin
    oluşumuna sebep olmuşlardır.
    - Camilerin iç dekorasyonu, tezyinatı tezhib ve hat sanatının
    şaheserlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
    - Camilerin ahşap kısımları, ağaç oymacılığının gelişmesine
    katkı sağlamıştır.
    - Mermer ve taş işçiliği de camide kullanılan mermer ve taşların
    işlenmesiyle gelişme göstermiştir.
    - Mimari anlayışımız cami yapıla yapıla gelişmiştir.
    - Cami dışı mekanlar oluşturulmuş ve bunların da kendilerine
    özel mimari tarzları gelişmiştir. Medrese, hamam, şadırvan
    mimarileri bunlar arasında sayılabilir.
    ÖZETLE
    Camiler, Allah'ın temsil edildiği, Allah'a yakınlaşılan ve secde
    edilen mekanlardır.
    Camiler tarih boyunca ve günümüzde kiliseler ya da havralar gibi
    asla bir kurum olmamışlar ve camilerin arkasına sığınan bir gizli
    otorite oluşmamıştır.
    Camilerin, bir toplumun kültür hayatına katkı sunabilmesi için
    camiye giren, camide görev yapan, camide namaz kılan insanların
    kültür hayatının belirleyici, etkileyici ve düzenleyici unsurları
    haline gelmeleri gerekir. Bugün ne yazık ki kültür hayatı
    denilince, bu hayatın faaliyet alanı bulduğu yerler olarak akla
    gelen yerler, cami dışı ve camiye uzak mekanlardır. Dolayısıyla
    cami kültür hayatından uzaklaşmış, caminin görevlileri, camiye
    giren çıkanlar da kültürün yaşandığı, oluşturulduğu ve
    geliştirildiği yerler olarak bilinen yerlerden uzakta kalmaya özen
    göstermişlerdir ve halen göstermektedirler.
    Caminin önder olabilmesi, topluma değer katabilmesi, değerler
    üretebilmesi ve değerleri dağıtabilmesi için mutlaka ve mutlaka
    cami görevlilerinin ve cami cemaatinin kendini yenilemesi, daha çok
    okuması, milli ve dini duygularla daha dolu ve bunu yaşama isteği
    içerisinde olması gerekir. Böylelikle camiler, sadece içlerinde
    namaz kılınıp dışarıları da park alanı olarak kullanılan
    yerler olmaktan çıkabilecek ve toplumda orta yerde, merkezde
    olabilecektir.
    Caminin orta yerde olması, düşüncenin, değer yargılarının orta
    yerinde durması sonucunu bugün de doğurmalıdır. Kıstas alınan,
    durduğu yere göre konum belirlenen, onun taraf olmasıyla iyiyle
    kötü, güzelle çirkin, faydalıyla zararlı ve doğruyla yanlış
    ayırt edilen bir konuma camilerin yeniden gelebilmesi için camiyi
    temsil eden görevlilerin de çok iyi yetişmiş olmaları gerekir.
    Özellikle bundan sonraki günlerde yaşanacak Avrupa Birliği
    sürecinde, özünü aramaya, ait olduğu yeri belirlemeye, kendine ait
    olanı tespit etmeye yönelecek insanımızın camiyle, cami
    görevlisiyle ve namazla ilişkisi, şimdiye kadarkinden daha
    bilinçli, daha istekli ve daha yoğun olacaktır. Bu bakımdan din
    görevlilerimizin kendilerini önümüzdeki bu hızlı günlere
    hazırlamaları ve davranış modeli, ahlak örneği oldukları kadar,
    bilgi ve gençlik önderi olabilecek donanıma gelebilmeleri
    gerekmektedir.

    Temeli samimiyet, gayesi Allah (c.c)’ın ismini yüceltmek ve insanların kaynaşmasını, dayanışmasını, bütünleşmesini ve aydınlanmasını sağlamak olan bütün camiler Allah’ın evidir. Bu ulvi mekanların imarı ve ihyasınında “Allah ve ahiret gününe iman eden, namazlarını kılan, zekatlarını veren ve Allah’tan başka hiçkimseden çekinmeyen kimseler” tarafından yapıldığı, yüce Allah tarafından haber verilmektedir. İnsana benlik ve kimlik kazandıran, yaratıcısının azameti ve yüceliği karşısında özünde insan olma değerini şuur planına çıkararak, Rabbine iltica etme ve hak ile temasa geçme bilincini veren bu değerli mekanlar, bizim için deyim yerinde ise birer sığınaktır.

    Hz.Peygamberin “Şüphesiz bedende bir et parçası vardır ki, o iyi olursa bütün beden iyi olur, bozuk olursa bütün beden de bozuk olur, bilin ki o da kalptir” şeklindeki meşhur hadisiyle ortaya koyduğu kalbin, insandaki merkezi konumu ne ise, bireysel ve toplumsal yaşamımız bakımından camilerimizin konumu da o dur.

  5. Ziyaretçi
    çok yardımcı oldunuz

  6. Ziyaretçi
    saolun ALLAH razı olsun

  7. Ziyaretçi
    sagol allah razı olsun emeği geçen herkese teşekkürler

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
camilerin bireysel ve toplumsal hayata katkıları nelerdir,  camilerin bireysel ve toplumsal hayata katkıları,  caminin toplumsal birlik ve dayanışma katkıları,  caminin toplumsal birlik ve dayanışmaya katkıları nelerdir,  caminin toplumsal birlik ve dayanışmaya katkıları kısaca
5 üzerinden 3.92 | Toplam : 12 kişi