+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Türkiyenin insanı ile ilgili şiir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Türkiyenin insanı ile ilgili şiir





  2. fecr
    Özel Üye





    Cevap: Yağmurda öylesine
    ıslandımki
    yağmur damlaları ta gözlerimin
    içine doldu.

    Aniden yakalandım
    şemsiyemde yoktu
    sığınacak bir yerde
    cadde boşalmış
    hep işyeri
    kepenk indiren gitmiş.

    Kapalı mağazalardan
    Beyazıt’tan Sirkeci’den aşağı
    yağmur iniyor
    ben de iniyorum.


    Yatsı ezanı
    bitmiştiki henüz
    camiinin çayocağı
    açıkmış Allah’tan
    daldım içeri
    sırılsıklam
    sobanın yanına çöktüm
    içeride yok kimse.


    Ocakçı gördü beni
    çayla geldi
    buralı mısın birader
    ya Anadolu Yakası’ndanım
    işim vardı Beyazıt’ta
    adım Hasan
    yaz kış camii’ye bakarım


    Cemaat dağıldı
    bir iki ihtiyar geldi
    çay içtiler
    sonra ağır ağır
    selam verip
    çıktılar
    ben karşıya gidecek
    son vapurumuda
    kaçırmıştım.

    Hasan
    çay ocağından bir kapıdan
    içeri
    davet etti
    beni.

    Kendi kaldığı yermiş
    burası
    soba yanıyor orda da
    çay demledi tekrar
    imam müezzinden sonra
    bu tarihi camii’ye
    bakan 3. yetkiliyim.

    Odası Şark usulü
    özenle döşenmiş
    soba gürül gürül yanıyor
    Hasan anlatıyor
    ben yarı uykulu
    merakla dinliyorum.


    Saç sakallar aynı uzunlukta
    bir hayli uzun
    ama temiz
    kimsesiz
    aslında
    hiç evlenmemiş

    Aşktan konu açıldı
    Allah’a şükür
    hiç aşık olmadım
    erkenden açtım
    lakin
    solmadım
    aradım
    ama
    kendime uygun
    bulmadım.

    Sohbetimiz
    sürdü geç vakitlere
    kadar.


    Baba baba
    uyandım
    başımda Hasan
    hadi kalk bakalım
    Sirkeci’den ilk vapur
    15 dakika sonra.

    Ne insanlar var dedim
    vapurda kendi kendime
    hüküm vermemeli kimsenin
    bakıp dış görünüşüne
    garip haline.


    dilerim Yüce Tanrı’dan
    hiç kalmaz tasan
    benim ahretlik kardeşim
    Hasankale’li Hasan.



    FARUK TABAK








  3. fecr
    Özel Üye
    MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI
    günlerden pazartesi,
    klasik bir istanbul sabahı,
    gordon boyu spor yapan üç ,beş hanımefendi,
    nerde olduğumu soracak olursanız:
    ’yer üsküdar ’
    imam da saatini saptırmadan okuyor ezanı,
    hüdai hazretlerinde dua eden bir iki kişi,
    oltasını denize fırlatan bir balıkçı,
    belliki çinekop çekme derdinde ,
    ’taze taze simitler’
    diye bağıran bir simitçi sesi ile,
    ’harem harem ’
    diye bağıran simsarın sesine eşlik ediyor sanki
    ve bir anda korna sesleri,
    vapurlardan siren sesleri,
    bir bütünlük içinde senfoni orkestrası gibi,
    uyum ve ahenk içindeler,
    allahtan mesaisi geç başlayan dilenciler yok,
    yol kenarından aldığı karton parçasını kendine yatak etmiş,
    kimsesiz yaşlı amca fırının bacasına yakın,
    başucunda bir iki dilim ekmek,
    insanı aptal eden bu manzara karşısında,
    vapura biniyorum o an,
    az önce üç beş kuruşa aldığı simiti parçalayıp,
    vapurun arkasına takılan martılara atıyor,
    hayvansever bir vatandaş
    yanımda oturan, ingiliz bayan turistin ,
    bacakları bir hayli açık,
    belliki karşımdaki rontgen etmeye müsait adamın ,
    gözlerinden kaçmadan bakıyor ,
    hemen arkamda sesi yükselmiş ,
    takım elbiseli bürokrat emeklisi zat,
    hükümet aleyhine atıyor,
    simsarın ’ çay var, çaylar ’,
    belliki sesinden rahatsız değil
    altılı ganyanda bugün tüyo yok anlaşılan
    sigara yasağından rahatsız ,
    bir off bir öfke yasa eleştirisi yapan ,
    bir pisikopat ruhlu genç,
    kahkaha sesleri bir anda,
    belliki eften püften bir espiri,denilirse
    iki kız, beş erkek entel görünümlü,
    ellerindeki lüks telefonları ile ön plandalar bir anda,
    ilk keşfedilen dolmabahçenin resmi çekiliyor,
    makyaj yapan bir hanımefendiye ,
    insanın gözünün takılmaması ne mümkün?
    saç beyazları yok,
    belliki dip boyası yeni yapılmış,
    elindeki bir kova balığı satan bir balıkçı,
    ’istavrit on lira’,
    belli rant peşinde,
    ağzını bıçak açmayan teyzemin karizmatik yapısı,
    ilgi alanı oluyor bir anda,
    vapur yanaşmadan atlayanlar,
    ya tramvay,ya otobüs ,
    bir koşuşturmaca
    elindeki çiçek ile manitasını bekleyen delikanlı,
    belliki ilk buluşma,
    adres soran yok bugün,
    herkes gideceği yeri biliyor,
    biz her gün işe bu şekil gideriz
    eve dönüşte de ,
    kimimiz iş sarhoşu ,kimimiz alkol sarhoşu ,döneriz





    HASAN ALTUN
    ÜSKÜDAR/İSTANBUL
    18/01/2010







  4. Ziyaretçi
    çok güzel yazmışsınız

  5. Ziyaretçi
    sizin sayenizde ödevimi bitirmiş olucağım

  6. Ziyaretçi
    veeee ödev bitti yuppiiii

  7. Ziyaretçi
    yurdumuzun insanını anlatan şiirler

  8. Ziyaretçi
    bu şiirleri yazmak sabır ister

  9. Ziyaretçi
    ödev bitti sonunda yarebpim

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
yurdumuzun insanını anlatan şiirler,  türkiyenin insanları ile ilgili şiirler
5 üzerinden 3.31 | Toplam : 13 kişi