+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Çevre temizliği hakkında bilgi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Çevre temizliği hakkında bilgi





  2. ACİL
    Özel Üye





    Cevap: Çevre Nedir - Temiz Çevre Nedir

    Çevre insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam.

    Yani kısaca canlı varlıkları etkileyen dış tesirlerin tümüne çevre denir. Çevre geleceğimiz icin çok önemli katkılarda bulunur Eğer çevremizi kontrol altında tutamazsak, bu bizim için ilerde pişman olunacak bir duruma gelir.
    Yaşam ve çevre birbirlerine bağlı iki önemli yaşam çerçevesidir.

    Çöpleri, çöp poşetinin ağzını sıkıca bağladıktan sonra çöp kutusuna atmalıyız.
    Yere tükürmemeliyiz.
    Ormanları korumalıyız.
    Ağaçlara zarar vermemeliyiz.
    Çimlerin üzerinde ateş yakmamalıyız.
    Hayvanlara zarar vermekten kaçınmalıyız.
    Denizleri kirletmemeliyiz.
    Evcil hayvanlarımızın atıklarını temizlemeliyiz.
    Çevremizi sahiplenmeli, değerini ve önemini çocuklarımıza öğretmeli, büyüklerimize de anlatmalıyız.
    Enerji tasarrufu kullanmalıyız.
    Pis suları sokağa dökmemeliyiz.
    Tuvaletimizi(büyük-küçük)dışarıya yapmamalıyız.
    Biten Pilleri pil kutusuna atmalıyız.
    Piknikten sonra ateşimizi söndürmeliyiz ve asla yerde çop bırakmamalıyız.
    Kağıt,teneke,cam,pil gibi geri dönüşümü olan maddeleri geri dönüşüm kutularına atmalıyız.
    Böylece çevremizi temiz tutmuş oluruz.







  3. Ziyaretçi
    ÇEVRE NEDİR?



    Çevre; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır.


    Bir başka ifade ile çevre, bir organizmanın var olduğu ortam yada şartlardır ve yeryüzünde ilk canlı ile birlikte var olmuştur. Sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkündür.


    Bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması, genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeleri bozmasıyla başlamıştır.


    İnsan yaşamı çeşitli dengeler üzerine kurulmuştur. İnsanın çevresiyle oluşturduğu doğal dengeyi meydana getiren zincirin halkalarında meydana gelen kopmalar, zincirin tümünü etkileyip, bu dengenin bozulmasına sebep olmakta ve çevre sorunlarını oluşturmaktadır.


    İnsanların çevre açısından karşı karşıya kaldığı başlıca problemler şöyle özetlenebilir:


    Hava, su ve topraklarımızın her geçen gün artan oranlarda kirlenmesi ve önemli bir kısmının kullanılamaz hale gelmesi,
    Özellikle Büyükşehir ve sanayi bölgelerinin çevre kirliliği sebebiyle yaşanamaz hale gelmesi,
    Ozon tabakasının delinmesi,
    Yerkürenin giderek ısınması,
    Kanser ve benzeri hastalıkların artması,
    Doğal kaynakların hızla tüketilmesi..




    Çevre insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam.
    Yani kısaca canlı varlıkları etkileyen dış tesirlerin tümüne çevre denir. Çevre geleceğimiz icin çok önemli katkılarda bulunur. Eğer çevremizi kontrol altında tutamazsak, bu bizim için ilerde pişman olunacak bir duruma gelir.
    Yaşam ve çevre birbirlerine bağlı iki önemli yaşam çerçevesidir.


    Çevremizi Korumak Adına Yapılabileceklerimiz


    Çevreyi korumak için, en azından bireysel olarak yapılabilecek bir takım önlemler bulunmaktadır. Bir miktar fedakarlık gösterilerek yapılması geleceğimizin temini olan birkaç önlem aşağıda yer almaktadır:


    Tüketirken tekrar düşünülmeli, gereksiz tüketimden kaçınılmalıdır.
    Tükettiğimiz ürünleri tercih ederken çevresel etkilerine dikkat edilmeli ve seçimler bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.
    Çöpler, çöp poşetinin ağzını sıkıca bağlandıktan sonra çöp kutusuna atılmalıdır.
    Ormanlar korunmalıdır.
    Ağaçlara zarar verilmemelidir.
    Çimlerin üzerinde ateş yakılmamalıdır.
    Hayvanlara zarar vermekten kaçınılmalıdır.
    Denizler kirletilmemelidir.
    Evcil hayvanların atıkları temizlenmelidir.
    Çevremiz sahiplenmeli, değeri ve önemi çocuklara öğretilmeli, büyüklere anlatılmalıdır.
    Enerji tasarrufu yapılmalıdır.
    Biten piller pil kutusuna atılmalıdır.
    Piknikten sonra ateş söndürülmeli ve asla yerde çöp bırakılmamalıdır.
    Kâğıt, teneke, cam, pil gibi geri dönüşümü olan maddeler geri dönüşüm kutularına atılmalıdır.
    Egzozlu taşıtlar fazlalaşmamalıdır.
    Başta su olmak üzere her konuda israftan kaçınılmalıdır.
    Kozmetik ürünleri özellikle de saç sprayleri ve deodorantlar fazla kullanılmamalıdır.




    “ÇEVRE”


    SESLENİŞ
    Hasret kaldık tertemiz suya, göle, denize,
    Yüce Allah’ımızdan bunlar emanet bize!
    Bilmem bu emaneti ne kadar koruyoruz?
    Doğayı kirletenler, sizlere soruyoruz!
    Sen ey kirli atığı arıtmayan kardeşim,
    Dikkatle dinle beni, sana bu seslenişim!
    Geriye dön de bir bak, çevre kirliliğine;
    Sen sebepsin toprağın, suyun fakirliğine!
    Bencil düşünceyi at, gelecek nesli düşün;
    Büyük günahtır suyu, yeşili öldürüşün!
    Fabrikalardan zehir akıyor körfezlere,
    Dinle Allah aşkına, kulak ver bu sözlere!
    Şahsi çıkarın için yanlış bir yol tutmuşsun,
    Sularda tüm balığın neslini kurutmuşsun!
    Gelecek nesil için başka bir dünya yoktur,
    Sen, sen ol fabrikana, arıtan cihazı kur.
    Katı atıklarını rastgele yere atma,
    Zehirli maddeleri akarsulara katma!
    Bacadan çıkan duman yeşili öldürmesin,
    Cennetten köşeleri bozkıra döndürmesin
    Atmayalım denize, göle çöplerimizi,
    Yakalım, yok edelim, kalmasın bile izi
    “TEMİZ ÇEVRE” olmalı bizlere emel, erek,
    Geleceğe şirin bir dünya bırakmak gerek!
    Dostlarım bu satırlar ikazdır hepimize,
    Çevreyi temiz tutmak görev olmalı bize!


    GÜRÜLTÜ
    Teknoloji alabildiğine gelişti. Dev kuruluşlar oluştu. Şehirler büyüdü. Milyonlarca insan bir arada yaşamaya başladı. Uzaklık kavramı anlamını neredeyse yitiriyor. Dünyanın bir köşesinden diğerine birkaç saatte gidilebilmekte.
    Bunların tümü, insanlığın bugün geldiği noktayı kanıtlamaktadır. Ancak insanlar bu defa başka bir sorunla karşı karşıya kaldılar: Gürültü.
    Günümüzde gürültü yaşamın bir parçası sanki. Özellikle şehir merkezlerinde yaşayanlar gürültünün pençesindeler. Bu durum insanları rahatsız etmektedir. Gerilime sokmakta, mutsuz yapmaktadır.
    Taşıtlardan çıkan motor, korna ve düdük sesleri beyinlerde patlıyor. Fabrikalardan gelen, binbir sesten oluşan gürültü kulakları sağırlaştırıyor.
    Gürültüden hemen herkes etkilenmektedir. Öğrenciler rahatsız. Evde rahat ders çalışamıyorlar. Sınıfta ders dinleyemiyorlar. Yorgunluklarını atamıyorlar. Sonuçta başarısız oluyorlar. Küçük bebekler rahatsız. Çoğu defa ani bir sesle irkiliyorlar. Korkup ağlıyorlar. Uykusuz kalıyorlar. Bu yüzden hırçın oluyorlar. Çalışanlar rahatsız. Sinir sistemleri bozuluyor. İşitme kaybına uğruyorlar. Şehir merkezinde oturanlar da gürültüden dolayı huzursuz, ürkek
    Gürültü insan sağlığı için ciddi bir tehlikedir. Bunu artık herkes kabul etmektedir. Bu nedenle bu sorunu çözmenin yolları aranmaktadır. Hiç değilse gürültüyü azaltmak için çözümler ileri sürülmektedir. Bu amaçla araçlara susturucu takılmaktadır. İnşaatlarda ses yalıtım tekniği uygulanması istenmektedir. İlgili kişiler uyarılmakta, eğitilmektedir. Çalışanlara kulaklık verilmektedir. Oyun ve dinlenme yerlerinin gürültüden uzak tutulması önerilmektedir.
    İnsanların ruh sağlığı, gürültüye karşı verilen mücadeledeki başarıya bağlıdır. Bu nedenle gürültüsüz ve dinlendirici bir ortam için çaba harcamalıyız.


    ÇEVRE KİRLİLİĞİ
    Son yıllarda çevre kirliliği sorun olmaya başladı. Dünyada ve Türkiye’de bu konu gündemden hiç düşmedi. Gazeteler sık sık bu konuyu haber yaptı. Radyo ve televizyon sürekli işledi. En ürkütücü görüntüleri önümüze getirdi. Çevre kirliliğinin nedenleri ve çözüm yolları tartışıldı, tartışılıyor.
    Büyük şehirlerde trafik kargaşası, hava kirliliği, su, kanalizasyon sorunları çevreyi yaşanmaz yapan nedenler arasındadır. Bu yüzden insanlar hastalanmaktadır. Okullar kapatılmaktadır. Çevre kirliliği yüzünden kentleri terkeden insanlar çoktur.
    Böyle önemli bir konu mutlaka çözümlenmelidir. Çevrenin temiz ve yaşanılır olabilmesi için öncelikle, onun öneminin bilinmesi ve çevre sevgisi gereklidir. Ayrıca çevreyi kirleten unsurlar ortadan kaldırılmalıdır.
    Son yıllarda çevrenin önemi anlaşılmıştır. Çevrenin yaşanabilir olması için çeşitli önlemler alınmaktadır.
    Sanayi ve kanalizasyon artıklarının denizlere, göllere atılması engellenmeye çalışılmaktadır. Sanayi kuruluşlarının bacalarına filtre takılması istenmektedir. Böylece hava kirlenmesi önlenmekte, hiç değilse azaltılmaktadır. Şehirleşmenin, yeşillik korunarak sürdürülmesi amaçlanmaktadır. Parklar, çocuk bahçeleri, gezi yerleri çoğaltılmaktadır. Yeşillik, ülkenin akciğeridir. Bunun için ağaçlandırmaya önem vermeliyiz. Bu şekilde temiz havayı soluyabilir, gölgesinde yorgunluk atabiliriz. Çünkü insanlar ancak, temiz ve rahat çevrede sağlıklı, mutlu olabilirler.


    ÇEVRE SORUNLARI
    Çevre sorunları dendiği zaman aklımıza ilk olarak hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği ve gürültü (ses kirliliği) gelir. Daha ilk derslerinizde öğrendiğiniz gibi hava, su, toprak ve bitkiler çevremizdeki tabiat elemanlarıdır. Başka bir ifadeyle, doğal çevrenin parçalarıdır. Bunlar, önce kendi içlerinde bir dengeye sahiptirler.
    Havanın içindeki gazların oranı, canlılar için en uygun şekilde düzenlenmiştir. Güneşten gelecek fazla ve zararlı ışınları süzmek için atmosferin içinde ozon tabakası gibi süzgeç görevi yapan gazlar vardır. İnsan etkisi olmadığı takdirde hava, her zaman temizdir.
    Yeryüzündeki sular da kendi içinde bir dengeye sahiptir. Tabiattaki suların çeşitli özellikleri vardır. Ancak hepsinde bulunan ortak özellik, temiz olmalarıdır. Çeşitli tabiat olaylarıyla suya karışan yabancı maddeleri, su kendi kendine arıtır.
    Toprakta da buna benzer bir durum görülür. Toprak, yer altı ve yer üstü sularıyla, içinde barındırdığı küçük canlılar ve üzerinde yetişen bitkilerle bir uyum içinde bulunur.
    Bu farklı oranların hepsi birden yeryüzünde bir uyum, bir denge içinde bulunurlar. Buna doğal denge diyoruz. İnsanlar doğal dengeye sahip bir ortamda mutlu olarak yaşarlar. Ancak farkında olmadan bazı olumsuz davranışlarla çevremizdeki bu ortama zarar vermekteyiz. Söz gelişi, ısınmak için kalitesiz kömür yakarız. Petrol ile çalışan motorlu taşıt araçları kullanırız. Böylece baca ve egzozlardan çıkan zehirli gazlar, havadaki doğal dengeyi bozarak hava kirliliğini doğurur. Fabrikalardan ve lağımlardan çıkan ilaçlı ve pis sular, akarsulara, göllere ve denizlere döküldüğü zaman su kirliliği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca deterjanlı, ilaçlı, fabrika artıklarının ve plastik maddelerin karışması ile de toprak kirliliği doğar.
    Bütün bunların sonucunda, ülkemiz çok önemli kayıplara uğramaktadır. Hava kirliliği insan sağlığına zarar vermektedir, ayrıca önlenebilmesi içinde büyük paralar harcanmaktadır. Sularımızın kirlenmesiyle de su ürünleri hayli azalmıştır. Marmara denizi buna bir örnektir. Bazı kıyılarımızda denize girmek, imkansız hale gelmiştir. Toprak kirliliği ve toprak erozyonu sonucunda da tarım ürünlerinde önemli azalmalar olmuştur. Gürültü ise özellikle büyük şehirlerimizde insan sinirleri üzerine olumsuz etkiler yapmaktadır. Bütün bunlardan dolayı temiz bir çevre için mutlu olarak yaşamak istiyorsak, bilgili ve bilinçli olmalı, çevremizi korumalıyız.
    Çevreyi temiz tutmak, herkes için insanlık ve vatandaşlık görevidir.


    Prof. Dr. Cemalettin ŞAHİN







  4. Ziyaretçi
    Çevre Temizliği




    Temizlik; tek yönlü tedbirlerle elde edilen bir iyilik hali değildir. Bilim otoriteleri temizliği şu başlıklarla ele almıştır.
    1) Ferdî (beden-elbise-yiyecek) temizlik.
    2) Ev (mutfak-banyo- tuvalet) temizliği.
    3) Çevre (atıkların uygun şekilde uzaklaştırılması) temizliği
    4) Yeterli temiz su sağlanması.
    Ferdî temizlik dendiği zaman beden temizliği akla gelir. Bunlardan cilt el ağız burun göz temizliği; saç tırnak koltukaltı yüz diş ve ayak bakımı akla gelir. Dünya Sağlık Örgütü'nün beden temizliği el temizliği ağız ve diş bakımının önemi ve bunların korunma yollarına ait bilgileri mevcuttur. Fakat Dünya Sağlık Örgütü'nün tırnakların bulaşıcı hastalıklardaki tesirine kılların temizliğine ve bulaşıcı hastalıklardaki rolüne ait ciddi yayınları yoktur. Efendimiz (sas); tırnak saç sakal bıyık bakımına koltukaltı kılları ve avret yerlerinin temizliğine önem vermiştir.


    Ferdî temizliğe rağmen insan çevreden hastalık kapabilir. Kişi ne kadar temiz olursa olsun çevresi temiz olmadığı zaman hiçbir şeye dokunmasa bile; hava rüzgâr böcekler ve diğer taşıyıcılar yüzünden hastalanabilir.


    Çevre Temizliğini şu başlıklar altında toplayabiliriz:
    1) Elbiselerin temizliği.
    2) Yiyeceklerin temizliği (Yakın çevre).
    3) Ev temizliği.
    4) Sokak cadde mahalle şehrin temizliği (Uzak çevre).
    5) Yeterli temiz su sağlanması.


    1. Elbise Temizliği
    Giyim eşyalarının seçim ve bakımı enfeksiyon yönünden önem taşır. Orta Çağ'da Avrupa'da yaşayanlar sıcak tutan ama temizlenmesi güç yünlü giysiler giyerlerdi. O çağlarda insanlar pek yıkanmaz giysileri kirlenir kokar bitlenir ya da pirelenirdi. Kokuyu gidermek için de otlardan yapılan esans kullanırlardı. Ancak 18. yüzyılda pamuk ticaretinin başlamasıyla Avrupalılar ilk kez ucuz hafif kolayca yıkanabilen iç çamaşırlarına kavuştular. Üst sınıflarda ferdî temizlik yeniden önem kazandı. 19. yüzyılda ferdî temizlik iyi yaşamanın bir şartı sayılmaya başlandı. Vücut temizliği ve giyim eşyalarının daha sık değiştirilip yıkanması sonucunda bit ve pirelerle birlikte veba ve tifüs gibi hastalıklar da kayboldu.


    Müslümanlarda ise namaz kılabilmenin olmazsa olmaz şartlarından birisi de elbise temizliğidir. Dışkı ve idrar bulaşmış bir elbise ile namaz kılınamaz. Yani Müslümanlar günde beş kez elbiselerinin temizliğini kontrol etmek mecburiyetindedirler. Temiz giyinme konusunda Peygamber Efendimiz (sas)'in şu sözü O'nun temizliğe verdiği ehemmiyeti açıkça göstermektedir: "Beyaz elbise giyiniz. Zira beyaz elbise daha güzel ve temizlik açısından daha elverişlidir. Ölülerinizi de bununla kefenleyiniz." Beyaz ve açık renkliler üzerlerindeki kiri gösterdiğinden onların temizliğine ihtimam göstermek gerekir. Avrupa'da 19. yüzyılda temiz giyimin değeri yeni yeni anlaşılırken Müslümanlığı gerçek manada yaşayan insanlar 7. yüzyıldan beri elbise temizliğine dikkat ediyorlardı.


    2. Yiyecek Temizliği
    Çoğu mikrop ve parazit içtiğimiz su ve yediğimiz yiyeceklerle bulaşır. Bunun için annelerin ve özellikle gıda sektöründe çalışanların yiyecekleri koruma hususunda özel bir itina göstermeleri gerekir. Besin zehirlenmesine sebep olan bakterilerin başlıca kaynağı insandır.


    İnsanların boğaz burun el deri bağırsak ve dışkısı bakteri yüklüdür. Tüketilen diğer bir besin kaynağı da hayvanî ürünlerdir. Tüketilen hayvanî besinler bazen bakteri yatağı olabilmektedir. Kedi köpek vb evcil hayvanlar da bakteri yaymada oldukça tesirli olabilir. Evcil hayvanlar dolaştıkları yerlerden bakterileri eve taşır. Sinek böcek haşere ve fareler de mikropları taşır ve bulaştırır. Mutfak ortamındaki çöpler mikropların oluştuğu bir yerdir. Zamanında kaldırılmayan çöpler böcek sinek ve fareler aracılığı ile besinlere bakteri bulaştırabilir.


    Besinlere bakteri bulaşmasını önlemek için şunlara dikkat etmek gerekir:
    - El yıkama.
    - Burun temizliği.
    - Tırnakların kesilmesi.
    - Tuvaletten sonra ellerin iyice yıkanması.
    - Yemek ve su kaplarının üzerlerini kapatmak.


    İnsanın tükürük hapşırık ve aksırıktan besinleri koruması gerekir. 1 gram tükürükte 100 milyon 1 gram burun ifrazatında 10 milyon bakteri bulunmaktadır. İnsanların % 30-50'sinin burnunda besin zehirlenmesi yapan stafilococcus aureus bakterisini taşıdıkları bilinmektedir. Bu oran hastahanede çalışan personelde % 65-80'e çıkmaktadır. Normalde ağız burun ve solunum yollarında bulunan bakteriler solunum sırasında havaya dağılır. Normal konuşmada bu dağılım azdır. Öksürme aksırma ve yüksek sesle konuşma esnasında havaya verilen bakteri sayısı artar. Kuvvetli bir öksürmede ağızdan 5.000 damlacık çıktığı tahmin edilmektedir. Hapşırmada ise bu damlacıkların sayısı 1 milyondan fazladır. Bu damlacıklar havada birkaç saat asılı kalabilir. Besin taşıyan birisi konuşur öksürür veya hapşırırsa ağzındaki bakterileri taşıdığı besine bulaştırır.


    Evde öksüren birisi varsa açık kaplara mikrop bulaştırır. Ayrıca evcil hayvanlarla sinek böcek ve kemirgenlerle bakteri bulaşımını önlemek için yiyecek ve içecek kapları kapalı tutulmalıdır. İnsanoğlu sadece apartmanlarda ve korumalı evlerde oturmamaktadır. İnsanların büyük çoğunluğu yüzyıllardır tek katlı evlerde veya çadırlarda yaşamıştır ve halen yaşamaktadır. Dolayısı ile evcil hayvanlar sürekli sinek ve kemirgenlerle iç içe yaşamaktadır. Besin kaplarının üzerlerinin örtülmesi bu zararlılardan hastalık bulaştırmasını önler. Zamanımızdaki ev ve apartmanlarda yaygın halde bulunan kalorifer böcekleri de açık kalmış yiyeceklerimize yeterince ortak olmaktadır. Ve bazı hastalıkları bulaştırmakta tesirli olmaktadır. Bunu önlemek için; çöpleri zamanında mutfaklardan uzaklaştırmalı ve gıdaları evcil hayvanlardan korumalıdır.


    El yıkama burun temizliği tırnakların kesilmesi ve tuvaletten sonra ellerin suyla yıkanması ile ilgili Peygamber Efendimiz (sas)'in emir ve tavsiyeleri beden temizliğinde koruyucu hekimliktir. Burada gıdaların bakterilerden korunmasıyla ilgili diğer hadislerini de hatırlayalım: "Kapların üzerini örtünüz. Tulumbaların ağzını da bağlayınız. Çünkü senede bir gece vardır ki o gecede veba iner. Kapağı olmayan her bir kabın yahut üzerinde bağı bulunmayan hiçbir tulumun yanından geçmez ki içine bu vebadan bir şey inmesin." Vebanın pirelerle bulaşmasına karşılık veba zatüreye sebep olmuşsa o insan vebayı öksürük ve solunum havası ile de bulaştırır. Zaten vebanın hızlı yayılması bu şekilde olur. Eskiden veba zatüreye sebep olmuşsa o kişi mutlaka ölmekteydi. Avrupalı bir tabip yazdığı Lâtince bir mektupta veba salgınında bir gecede dört bin kişinin öldüğünden bahseder. Yani veba bir yere girdiği zaman çok kısa bir zamanda yayılıyor ve hemen çoğu insanın ölümüne neden olabiliyordu. Hadiste belirtilen kapların ağızlarının örtülmesidir. Yalnız veba mikrobu değil diğer mikroplar da hava yoluyla gelip açık kaba yerleşebilir. Peygamberimiz kendisine açık bir kapta süt getirilmesi üzerine "Üzerini kapatsanız olmaz mıydı? Bir tahta parçası ile de olsa üzerini kapatmalıydınız." buyurmuştur. Yolda üzeri açık bir kapla yiyecek taşındığında taşıyan kişinin öksürüğüyle veya hava yoluyla mikroplar bulaşabilir.


    3. Ev Temizliği
    Geniş ve temiz evler salgın hastalıkların bulaşmasını azaltır. Evlerde mutfakların temiz tutulması çöplerin biriktirilmemesi önemlidir. Çünkü çöpler bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Ayrıca böcekleri de davet eder. Meskenlerin gerek alan gerekse oda sayısı itibariyle yeterli olması gerekir. Peygamber (sas)'in ev plânını örnek alan Müslüman mimarlar evin avlusunu binanın tamamlayıcısı olarak görmüş avluyu evin dışa açılmış unsuru olarak kabul etmişler.


    Konuyla ilgili hadisler:


    "Geniş ev dürüst komşu ve rahat bir binek Müslüman kişinin saadetindendir."


    "Meskenlerin en iyisi geniş olanıdır."


    "Evin kötü olması darlığı sebebiyle oturanlara kâfi gelmemesi ve kötü komşularının olmasıdır."


    "Çevrenizi ve evlerinizi temiz tutunuz. Yahudilere benzemeyiniz. Çünkü onlar süprüntüleri evlerinde biriktirirler.


    "Evde çer çöp süprüntü bulunduğu zaman o evden bereket kaldırılır."


    "Kirli bezleri evlerinizden dışarı çıkartınız. Süprüntüleri evlerinizde biriktirmeyiniz. Zira süprüntüler zararlı şeylerin barınağıdır."


    Hz. Ömer (ra) de: "Peygamber (sas) çöplüklerde mezbahalarda hamamlarda ağıllarda ve insanların gelip geçtiği yerlerde namaz kılınmasını yasakladı." demiştir.


    Dar ve kalabalık evlerde üst solunum yolu enfeksiyonları ve bulaşıcı hastalıklar çok yaygındır. İnsanlar çok yakın mesafelerde (70 cm'den aşağıda) günlük hayatlarını sürdürürken damlacık yoluyla hastalık aile bireyleri arasında sık yayılır. O halde ev; geniş temiz çöplerin bekletilmediği bir yer olmalı.


    Kur'ân-ı Kerim'de Kâbe'nin temizliğine dikkat çekilmesi çok önemlidir. Kâbe özellikle Hac döneminde çok kalabalık olmaktadır. Salgın hastalıklar kalabalık ortamlarda çok kolay yayılır. Kur'ân'ın mesajı evrensel olduğundan insanın yaşadığı her mekânın temiz tutulmasını emreder. O halde insanların ortak kullandıkları mekânların temiz olmasına Kur'ân'ın bir emri olarak dikkat etmemiz gerekir. Bu aynı zamanda hijyenin de bir gereğidir. Tarihten bugüne mescitlerimizin oldukça temiz tutulduğu malumumuzdur.


    4. Çevre Temizliği
    Peygamberimiz çevre temizliğine gereken önemi vermiş Müslümanlar da her zaman bu emir ve tavsiyelere uymaya özen göstermişlerdir. Çevreyi ve su kaynaklarını kirletmeme hakkındaki hadis-i şerifleri bir kez daha hatırlayalım:


    "Sizden biriniz sakın su içine idrar yapmasın. Belki o sudan sonra abdest alması veya gusletmesi icap eder. Yine sizden biriniz cünup olduğu zaman durgun suyun içine girerek yıkanmasın. O sudan bir kap ile alarak dışarıda yıkansın."


    "İşlek yol üzerinde konaklamayınız (oturmayınız yatıp kalkmayınız). Yol üzerinde abdest bozmayınız."


    Efendimiz (sas); "Sakın lânete uğrayanlardan olmayınız" buyurunca sahabeler 'Bunlar kimlerdir?' diye sordular. Peygamberimiz de "Herkesin gelip geçtiği yollara gölgeliklere su kenarlarına ve ağaçların altına abdest bozup kirletenlerdir." diye cevap verdi.


    5. Yeterli Miktarda Temiz Su Sağlanması
    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) temiz ve yeterli suya ulaşma hakkını temel insan hakkı kabul etmiştir: "Bütün insanların sosyal ve ekonomik durumu ne olursa olsun temel ihtiyaçlarını karşılayacak temiz ve yeterli miktarda içme suyu elde etmeye hakkı vardır."(Birleşmiş Milletler Konferansı 1977)


    Peygamber Efendimiz (sas)'in bu konferanstan 1340 yıl önce temiz içme suyu temin edilmesini teşvik eden sözlerine bakalım: "Yedi şeyin ecir ve sevabı kişiye ölümünden sonra da ulaşır defteri kapanmaz sevap yazılmaya devam eder: İlim öğretmek su getirmek kuyu kazdırmak kitap vakfetmek ölümünden sonra kendisine arkasından dua edecek hayırlı çocuk yetiştirmek" Peygamberimiz insanlara temiz su sağlamanın sadece dünyada değil ahirette de büyük faydalar sağlayacağını açık bir şekilde dile getirmiştir. Nitekim bu buyruklarla yetişen Müslümanlar gittikleri her yerde su kanalları yapmışlardır. Mimar Sinan'ın yaptığı su yolları ve çeşmeler buna güzel bir örnek oluşturur.


    Peygamber Efendimiz'in getirdiği kurallar uygulansaydı tarihteki salgın hastalıklardan hiçbiri olmayacaktı. Nitekim WHO (Dünya Sağlık Örgütü)'da temizlik kurallarının uygulanması ile aynı sonuca varılacağını iddia etmektedir. Halbuki İslâmiyet'in getirdiği kurallar temiz bir hayatı mümkün kılıyordu. İslâmiyet insanların hayat biçimini şekillendiren bir din olarak inmiştir. Medeniyetin giremediği girse bile etkili olamadığı ücra köşelerde yaşayan kişilerin ferdî temizlik ve çevre temizliği konularında yeterli bilgi birikimi yoktur. Bütün insanların tertemiz bir ortamda yaşama hakkı vardır. İslâmiyet öncesi devirlerde de insanlara bu güzellikleri diğer peygamberler hediye etmişti.

  5. Ziyaretçi
    çevre ile ilgili çok güzeldi inanlar çevreyi temiz tutsa her şey temiz olur örneğin bir düşünün çevreniz temiz olmasaydı yerine kirli olsaydı beyenirmiydiniz alah bu sözü hitap etmiştir ben size dünya ahireti vermişim sizde çevreyi temiz tutun temizlik imandandır demiş bunu unutmayın temiz olan herkes imanlıktandır kıldığı namaz okuduğu kuran işte o imandandır hz.muhamed´i alah niye severdi çünkü kötülük yapmazmış tek allaha güvenirmiş temiz insandı o yüzden allah onu çok seviyor oğlu gibi biliyor

  6. Ziyaretçi
    gerçekten ödevime çok yardımcı oldunuz çok ama çok teşekkür ederim allah sizden razı olsun

  7. Ziyaretçi
    evet arkadaş doğru söylüyor

  8. Ziyaretçi
    çok güzelmiş ya işime yaradı

  9. Ziyaretçi
    çok güzel hadisler var ödevime çok yardımcı oldunuz Allah sizden razı olsun

  10. Ziyaretçi
    çevreyi korumak sadece yerdeki pislikleri temizlemek değildir ses gürültüsünü temizlemekte gerekir

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
temiz çevre hakkında bilgi,  çevre temizliği hakkında bilgi,  çevre temizliği ile ilgili yazı,  çevre temizliği ile ilgili bilgiler,  çevre temizliği ile ilgili kısa bilgiler
5 üzerinden 3.30 | Toplam : 20 kişi