+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Geçmişten günümüze televizyonlar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Geçmişten günümüze televizyonlar





  2. Hasan
    Özel Üye





    Cevap:


    Televizyonun Tarihçesi


    Televizyon, görüntü ve görüntüyle ilgili seslerin bir vericiden iletilen elektromanyetik dalgalar halinde yayılmasını ve televizyon alıcıları sayesinde tekrar görüntülenmesini sağlayan haberleşme sistemlerinden birisinin adıdır. Televizyon sözcüğü “uzak” anlamındaki Yunanca tele ve “görme” anlamındaki Latince Visio sözcüklerinden gelir. Televizyonun bulunmasından sonra bu teknolojiyi ithal eden Türkiye, cihaza Türkçe bir isim bulmak yerine bir çok dünya ülkesi gibi aynen kullanmıştır. Almancada Fernseher olarak söylenir.

    İlk televizyon Görüntüsü 1926 yılında İskoçyalı Mühendis John Logie Baird tarafından yayınlanmıştır. Başlangıçta noktalar halinde ve titrek olan görüntülerin kalitesi Bairt tarafından geliştirilmiştir. Baird’in televizyon sisteminde mekanik olarak döndürülen diskler kullanılmasına karşın aynı dönemde Marconi – EMI sistemi gibi elektronik olarak işleyen rakip sistemlerde bulunmaktaydı.



    Televizyonun bulunduğu tarihten bu güne kadar geçirdiği evrim



    21. yüzyılın vazgeçilmez aletlerinden biri olan televizyonun tarihi, 75 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird ’in keşfiyle başladı. Baird, 21. yüzyılda insanları saatlerce karşısında oturtabilen televizyonun babasıydı. Keşif merakı çocuk yaşlarda başlayan Baird, 12 yaşında, evine bir elektik sistemi döşemiş ardından yoldayken arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi. İskoçyaya’da Kraliyet Teknik Koleji’nde elektrik dersleri alan Baird, Glascow üniversitesinde elektrik mühendisliği okudu. Birinci Dünya Savaşı sırasında eğitimine ara veren mucit, silahlı kuvvetlerde çalışmak istedi ama kabul edilmedi. Başvurusu reddedilen Baird, Clyde Valley Elektrik Enerjisi Şirketi’nde çalışmaya başladı ancak sağlık
    problemleri işi bırakmasına sebep oldu. Clyde Valley ’den sonra aralarında Trinidad ’da bir reçel fabrikasında işçiliğin de bulunduğu çeşitli işlerde çalışan Baird, nihayet 1922’de memleketi Sussex ’e geri dönen ve burada tamirciliğe başladı. Nakkaş mucit Sussex’ deki mütevazı hayatı, Baird ’i 50 yıldır düşlediği televizyon icadı üzerinde yoğunlaşma fırsatı verdi.
    Parası olmadığı için ilk televizyonunu bir lavabo ve bir çay tenekesiyle yapan Baird, bir sonraki denemesinde projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplayıp basit bir düzenek geliştirdi ve düzeneğe kullanılmış lenslerle devrelerden tarama diskler ekledi. Baird ’in icat ettiği bu düzenek, tahta çubuklar arasına nakış iğneleri ve balmumuyla tutturulan bir cihaz olarak TV’nin dedesi kabul edildi. Çalışmalarını bundan sonra da sürdüren mucit, 1925’de hayal ettiği gibi, “Stok ey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı. Logie Baird icadının parlak bulundu ama pek ciddiye alınmadı. İlk yayın BBC’den Baird ’in ilk ilkel TV’yi icat ettiği dönemde, BBC gibi yayıncılar radyoya odaklanmıştı. BBC’inin TV yayıncılığına geçişi, 1929’da sınırlı bir kitleye ulaşan ilk deneme yayınıyla başladı. Günde iki yayın kuşağında hizmet vermeye başlayan BBC televizyonu, ilk kuşakta haber, ikinci kuşakta ise müzik yayını veriyordu. Baird televizyondan sonra infrared ışınlar üzerinde de çalışmalar yaptı. (d.13 Ağustos 1888; ö.14 Haziran 1946)


    Tasarrufa Duyarlı Plasma:



    Hem bilgisayar ekranı hem de TV olarak kullanılabilen Panasonic Plasma Display TH-42PWD 3U, köşeden köşeye 106 cm’lik bir ekran büyüklüğüne sahip. Enerji tasarrufu yapan ve gürültü kirliliğine karşı duyarlı olarak üretilen Plasma TH-42PWD3U’un içerisinde gürültüden kaçınmak için fan kullanılmamış ve 295 watt elektrik tüketiyor.
    Geride bıraktığımız yıla ait kablolu yayın izni ücretini ödemeyen yaklaşık 50 TV kuruluşu yayınlarının durdurulması tehlikesiyle kaşı karşıya geldi.(Zaman Gazetesi 3 Ocak 2002)
    İnternet ve televizyon ilk defa Web TV ile bir araya getiren Steve Perlman ,teknoloji dünyasından heyecan oluşturacak bir cihaz geliştirdi.Jurnal. net’teki habere göre . evdeki herhangi bir odadan tek bir kutu ile bir müzik, televizyon , video ve DVD gibi diğer eğlence sistemlerini çalıştırmalarını sağlayan cihaz tanıtımı büyük ilgi gördü. Moxi Media Center adı verilen cihaz, VCR ya da kablolu kutuya benzeyen bir set üstü kutu.Televizyona bağlana bilen bu kutu ,kablo ya da uydu sinyallerini çözebiliyor. Ürünü ortaya çıkaran Perlman’a göre Moxi , ayrı , ayrı DVD player , CD player, video recorder ve dijital müzik sistemi (ve bunların kumandaları)ihtiyacını ortadan kaldırıyor ayrıca 80 GB sabit diski bulunan yeni cihaz , yüzlerce CD’yi de depolayabiliyor.Modem ,Fire Wire bağlantı portu ve bir tür açık kodlu Linux işletim sistemi bulunan cihaz interaktif Tv ,e-posta ,anında mesajlaşmayıda destekliyor.
    Perlman,uydu TV sağlayıcısı EchoStar ile ortalık anlaşmada imzalamış bu anlaşma sayesinde Moxi set üstü kutuların ABD’de 2003 yılında piyasada olması bekleniyor.Benzer set üstü kutuların birbiri ardından çıktığına dikkat çeken endüstri uzmanları ilk defa önemli bir içerik sağlayıcının böyle bir girişime destek verdiğini vurguluyor.



    “DİJİTAL DEVRELER, DAHA KULLANIŞLI”



    Erciyes Üniversitesi’ndeki “Dijital TV Yayınları” konulu konferansında konuşan, Prof. Dr. Avni Morgül, dijital yayınların analog yayınlardan daha ucuz olduğunu söyledi.Ayrıca dijital devrelerin bilgisayar ve televizyon tek bir cihazda birleştirilmesine de sağladığı dile getirilir
    1. 21. yüzyılın vazgeçilmez aletlerinden biri olan televizyonun tarihi, 75 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird’in keşfiyle başladı. Keşif merakı çocuk yaşlarda başlayan Baird, 12 yaşında, evine bir elektik sistemi döşemiş ardından yoldayken arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi.
    Clyde Valley’den sonra aralarında Trinidad’da bir reçel fabrikasında işçiliğin de bulunduğu çeşitli işlerde çalışan Baird, nihayet 1922’de memleketi Sussex’e geri döndü ve burada tamirciliğe başladı.
    Nakkaş mucit Sussex’deki mütevazı hayatı, Baird’i 50 yıldır düşlediği televizyon icadı üzerinde yoğunlaşma fırsatı verdi. Parası olmadığı için ilk televizyonunu bir lavabo ve bir çay tenekesiyle yapan Baird, bir sonraki denemesinde yansıtım (projeksiyon) lambasını bisküvi kutusuyla kaplayıp basit bir düzenek geliştirdi ve düzeneğe kullanılmış lenslerle devrelerden tarama diskler ekledi. Baird’in icat ettiği bu düzenek, tahta çubuklar arasına nakış iğneleri ve balmumuyla tutturulan bir cihaz olarak TV’nin dedesi kabul edildi.
    Çalışmalarını bundan sonra da sürdüren mucit, 1925’de hayal ettiği gibi, “Stokey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı.
    Logie Baird icadı parlak bulundu ama pek ciddiye alınmadı. İlk yayın BBC’den Baird’in ilk ilkel televizyonu icat ettiği dönemde, BBC gibi yayıncılar radyoya odaklanmıştı. BBC’nin televizyon yayıncılığına geçişi, 1929’da sınırlı bir kitleye ulaşan ilk deneme yayınıyla başladı. Günde iki yayın kuşağında hizmet vermeye başlayan BBC televizyonu, ilk kuşakta haber, ikinci kuşakta ise müzik yayını veriyordu.
    Dünya Savaşı’ndan bu yana televizyon, ABD’nin en popüler iletişim aracı haline geldi ve gerek seçimlerde, gerek yaşam biçiminde olağanüstü etkili olacak kadar gelişti. 2000 yılında 100 milyon Amerikan evinde (yüzde 98.2) en azından bir televizyon vardı ve ortalamaya bakıldığında ev başına 2.4 televizyon düşüyordu.
    Üç özel kanal, reklamlarla finanse edilen ücretsiz
    programlar yayınlamaktadır Bu üç kanal 1950’lerden 1970’lere kadar TV pazarının yüzde 90’ını ellerinde tutmuşlardır. Ama 1980’lere gelindiğinde, uydudan yayın yapan ücretli kablo TV’nin sürekli gelişimi, bu ayrıcalıklı konuma son verdi. Nitekim 2000 yılına kadar kablo TV’ye abone olan Amerikan ailelerin oranı yüzde 70’i buldu ve şebeke-dışı programlar yayınlayan kanallar da izleyicilerinin yüzde 30’undan fazlasını kaybetti. Yeni kablo kanallarının bazıları 24 saat boyunca film göstermektedir; Ted Turner’in yarattığı Cable News Network (CNN) de 24 saat boyunca haber yayınlamakta ve MTV ise müzik videoları göstermektedir.
    ABD çerçevesinde, her biri bağımsız yayın yapıp kendi halk kesimine hizmet veren 349 kamu televizyon istasyonu vardır. Ancak bu istasyonlar, program yapımcılığını destekleyen Public Broadcasting Service gibi ulusal kuruluşların şemsiyesi altında birleşmişlerdir. Amerikalı vergi yükümlüleri de, haftada 100 milyon kişi tarafından izlenen kamu televizyonu için kısmi kaynak yaratmaktadır. En popüler programlar arasında çocuklara yönelik; kuklalar, animasyonlar, şarkılar ve komedi öğeleri kullanarak okuma ve matematik öğretmeyi amaçlayan Sesame Street (Susam Sokağı) da yer almaktadır.
    1970’lerden başlayarak ABD kablo şirketleri, nüfusun farklı kesimleri için farklı hizmetler önermeye başladılar. Silent Network tarafından yayınlanan programlar işitme özürlüler için işaret dili ve altyazı kullanmaktadır. 1988 yılında, Christopher Whittle, Channel One kablo şebekesini kurdu ve Amerikan lise öğrencilerinin yaklaşık yüzde 40’i için eğitim programları ticari yayınlarla birlikte yayınlamaya başladı. Bunlara ek olarak; bilgisayarların yaygınlaşması, TV ve fiber optikler interaktif TV yayınlarına geçme olasılığını da arttırmakta ve bu da izleyicilerin, istedikleri özgün programları diledikleri bir zamanda izleyebilmelerini sağlamaktadır.
    Ülkemizde ilk televizyon yayıncılığı İTÜ’nün 1952 yılında İstanbul’da yaptığı test yayınlarıyla başladı. 1964 yılında TRT’nin resmi olarak kurulması ile birlikte yeni bir yapılanmaya gidildi ve 1968 yılında ülkemizin ilk resmi televizyonu yayın hayatına başladı. Bu arada ülkemizde siyah beyaz yayınlar yapılırken ABD’de 1953 yılından itibaren renkli yayınlar başlamıştı bile. Resmi devlet kuruluşu olan TRT ilk renkli yayınını 1981 yılını 1982 yılına bağlayan yılbaşı gecesi gerçekleştirdi. Ardından değişik programlar renkli olarak yayınlanırken ilk defa 1984 yılında tüm yayınlar renkli olarak verilmeye başladı


    Televizyonun Teknik Özellikleri



    Televizyonun temel prensibi ışık enerjisinin elektrik enerjisine çevrildikten sonra yayınlanması ve alınan elektromanyetik sinyallerin tekrar ışık enerjisine çevrilmesidir.Işık enerjisi elektrik enerjisine çevrilmesi fikri 1873 senesinde Selenyum üzerine ışık düşürüldüğünde elektrik direncinin değiştiğinin keşfedilmesi ile başlamıştır.

    Bu prensibe göre selenyum üzerine parlak ışık düşerse; sinyal kuvvetli , soluk ışık düşerse sinyal zayıf olacaktır. Genliği değişen bu sinyal radyo dalgaları gibi yayınlanıp alıcıda ters işlem yapılınca ekranda görüntü teşekkül eder.TV bu bakımdan “uzaktan görme” manasına gelir. TV bir noktadaki ışık şiddeti radyo dalgalarına dönüştürme,sonra bu dalgalardan,eş şiddette bir ışıklı nokta elde etme esasına dayanır.Nakledilecek görüntü, yüz binlerce kareye bölündükten sonra,her bir kare,homojen şeklinde aydınlanmış noktalar gibi kabul edilip,bu noktalardaki ışık şiddeti TV verici sisteminde radyo dalgalarına, dalgalarda TV alıcılarına da yeniden ışığa dönüştürü.

    Görüntüdeki kareler çok hızlı tarandığı için, alıcı ekranlarında tek ,tek ışıklı noktalar değil, değişik aydınlıkta karelerin meydana getirdiği resimler gözlenir.

    Renkli televizyon, bütün renkleri yeşil, mavi ve kırmızının değişik oranlarda karıştırılması ile elde edilebileceği gerçeğine dayanır. Nakledilecek görüntü, yeşile, maviye ve kırmızıya duyarlı olan üç ayrı kamera tarafından aynı anda taranır. Elde edilen üç ayrı elektromanyetik dalga, alıcı sistemin ekranında, biri yeşil biri mavi ve biri kırmızı olan üç görüntüyü üst, üste düşürür ve bu renklerin karışmasından, tabii renklenmeler yeniden elde edilir.

    Televizyon yayınlarında ses ve görüntülerin nakli için, frekansı 5×10 : 9×10 Hertz (50 –900 mega say kıl) aralığına düşen elektromanyetik dalgalar kullanılır.Her televizyon istasyonu,6 mega saykıllık bir frekans aralığında hem ses, hem görüntü gerçekleştirilebilir. Bu 6 mega hertz’lik frekans aralıklarına “kanal” denir. Genel olarak ses yayınlarını taşıyan dalgaların frekanslarını, görüntü taşıyan dalgalarınkinden daha yüksektir.

    Bir televizyon yayın sisteminde, beş önemli unsur bulunur:

    1.Yayınlayacak sahneyi görüntüleyen kamera.

    2. Görüntüdeki ışık sinyalleri dönüştüren bir transduser.

    3. Bu elektrik sinyallerinden radyo dalgaları üreterek anten atmosfere yayınlayan verici (transmitter)

    4. Atmosfer yayınlanan görüntü taşıyınca tromanyetik dalgaları alıp yükselttikten sonra elektik sinyallerine dönüştürerek (alıcı anten, amlifikatör ve birinci dedektif)

    5.Elektrik sinyalleri ışığa dönüştürerek, ekran üzerinde görünür resim veren transduser .

    alıntı







  3. Ziyaretçi
    güzel fotolar var







  4. Ziyaretçi
    Güzel fotoğraflar var

  5. Ziyaretçi
    ankara-başkent

  6. Ziyaretçi
    cok güzel yazıyosunuz teşekkürler sizin sayenizde yüz alabilirim

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
geçmişten günümüze televizyon,  televizyon geçmişten günümüze nasıl değişti,  televizyon geçmişten günümüze nasıl gelmiştir,  geçmişten günümüze televizyonlar,  televizyon nasıl gelişti
5 üzerinden 2.82 | Toplam : 33 kişi