+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Osmanlı Devleti' nin Yugoslavya' daki mimari eserleri(cami,han,hamam,köprü,medrese) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. sinanbasar
    Yeni Üye


    Osmanlı Devleti' nin Yugoslavya' daki mimari eserleri(cami,han,hamam,köprü,medrese)





  2. Hasan
    Özel Üye





    Cevap: balkanlardaki mimari eserleri


    Sultan Murad Türbesi
    Bosna-Hersek'teki Konyiç Köprüsü'


    Camiler ve mescitler 4620-2536-1660 adet.
    Madereseler 142- 4 adet.
    Mektepler 1500 imiş şimdi hiç yok karma Bulgar okulu3200 adet.
    Tekkr ve zaviyeler 365 – 174 -72 adet.
    İmaretler aşevleri 42 – şimdi425 adet.
    Hamamlar113- 575 adet
    Kaplıça Sıçak sular 30-600 adet.
    Türbeler 27- 17 adet.
    Vakıflar Osmanlı-1125 adetmiş kalan 401 adet
    köy İslam cemiyetleri-2560- şimdi 1275 adet.
    SAAT Kuleleri 20- 45 adet.
    Kale ve Surlar 20- 15 adet.
    Köprülerimiz-44- kalan 28 adet
    Kule ve oçaklar10- 6 adet
    Türk Çeşmeleri 175- 375 adet.
    Su kuyuları/pınarlar/1660- 886 adet
    Göl ve göletler 1950- 975 adet.
    Datlı su kaynakları 186- 385 adet.
    Bedestenler 12- adetten kalan 6 adet.
    Darulkura 10 imiş şimdi hiç yok.
    Degirmenler , yel, su, ateş olmak üzere1600-375 adet.
    Türk Çarşıları 185 şimdi 320 adet
    DükkaNLAR4500 ŞİMDİ1550 ADET.
    Kuyumcular- 18- 25 adet
    Bakırcılar dukanı 12- 2 adet kalmış
    Kervan saraylar 16adet imiş şimdi hiç yok.
    Kalaycılardükkanı 20 adetmiş şimdi 5 adet kalmış.
    Müslüman müftülüğü- 25 adetten 17 adet kalmış.
    Hastaneler 12- 560 adet olmuş.
    Dersaneler 12- 275 adet
    Hünkar bahçeleri 75 -185 adet
    Tüek idari mimari yapıları1865 - 662 adet.
    Türk evleri 1.550,785 ADETYEKÜNÜ BUNLARIN170856 tarihi eski yapı.
    Türk konakları tarihi 410 adet
    Türk köşkleri muhtelif 456 adet
    Türk sarayları375 adet
    Türk askeri istihamları 10 adet şimdi yok
    Türk kütüphaneleri 175- şimdi karma 4200adet
    Askeri kışlalar12 adet.
    Askeri tabyalar 170 adet
    Şehitliklerimiz -18 şehirde ve yeni jivkof şehitleri 45 adet.
    Mezarlıklarımız-11785- 7725 kalan
    Mesire parkları120-460 adet.
    Demiryolu istasyonu-125 adet.
    Telegrafhane 6- 1250adet
    Tçari merkezi 280 adet
    Hanbarlar 2850 adet Köy ve şehirlerde kulanilan tarım muhafaza yerleri.
    Hangarlar 875 adet
    Tersaneler 6 adet
    Atölyeler 680 adet
    Demircilik işlikleri-1250 adet
    Mahkeme sarayları 30 adet
    Askeri cephanelikler 12 adet
    Muhtelif Ticari magzalar1780 DET
    Bulgar kilisesi ve manastırı Türk yaoısı-1275 adet
    Bulgar meyhaneleri 2350 adet
    Türk kahvehaneleri3250 adet
    Türk tatlıcıları ve baklavacıları 1150 adet
    Türk lokantası ve çobacıları 1100 adet
    Türk köftecileri 650 adet
    Tük nalburcuları 1250 adet
    . Tüek YUMATACILIĞI VE TAVUKCULUĞU780 ADET
    Osmanlı devleti ve hükümdarlığında asırlar boyu bir cınar gibi Anadoludan balkanlara göçen kök ve dal budak salan ve buralarını imar ederek pek çok şehir ve köyler kuran ve uyğun gördükleri yerleride imar ederek kendi zevk ve yaşayışlarına göre şekil vermişlerdir.Tatar Pazarcığı kazasının vakıf eserlerine gelinçe çelebi sultan Mehmed tarafından kurulan şehir Veziri azam Makbul İbrahim paşa tarafından imar edilmiştir. BUNLAR 8 CAMİ, 12 MESCİD, 7 TEKKE, 7 HAN,1 İMARETTİR.makbul İbrahim paşanın yaptırdığı kervansarayın 2000 deve ahırı,3000at,tavlası,80 odası,200şömine ile ısıtılan,salonları ve vezierleri agırlayan özel salonları varmış.Avlusu taş döşeli olup5000 atlının sığınacagı geniş bir meydandır. Müslüman- kafir ayırt etmeden beraberce kalarak yer ve içerlermiş. Yatarlarmış.Spfya-Filibe yolu üzerindeki bu büyük konak yeriolduğu için devamlı doluymuş. Kervansaraya Ayşe Sultan ilave su getiemiş ve bazı noksanlarını tamamlamıştır.BURADA30 CANİ, 3 MEDERESE,1 Türbe,6 TEKKE VE ZAVİYE,4 imaret, 2 mektebi, 2 hanı, 1 kalesi,1 hamamı, 1 kervansarayı varmış.1362 tarihinden itibaren Türk hakimiyetine giren Bulgaristan Bagımsızlığını1908 yılında alarak tam 546 yıl Türk kültür ve medeniyetinin tesiri altında kalarak şehirler ve köyler imar ederek binlerce Vakıf ihya etmiştir. İşte Balkanoloji araştırmaları bu tarihi kültürel mirasınızın izinde olup araştırmalarını devam ettirmektedir


    ---------------------------------------




    osmanlı devletinin balkanlarda bırakmış oldugu mimari eserler


    Osmanlı'nın sadece Balkanlar'da 15.787 adet mimari yapı inşa ettiğini ortaya koymuştur.Sadece Bulgaristan'daki mimari eserlerin sayısı 3399 adettir; bu sayı, 2356 adet cami-mescit, 142 medrese, 273 mektep, 174 tekke-zaviye, 42 imaret, 116 han, 113 hamam-ılıca-kaplıca, 27 türbe, 24 köprü, 16 kervansaray, 74 çeşme, saat kuleleri, hastaneler, bedestenler, kütüphaneler ve çeşitli sanat eserlerinden meydana gelmiştir. Günümüzde bu eserlerin büyük bir kısmı yok olmuştur; orijinal halini koruyan eser sayısı ise çok azdır.



    Vardar Nehri üzerinde, Fatih Sultan Mehmed Han tarafından yaptırılan Taş Köprü (Fatih Köprüsü) ve Samokov'da bir Türk çeşmesi

    Bu mimari yapılardan Romanya Babadağ'daki Sarı Saltuk Türbesi; Arnavutluk Kruya'da Sarı Saltuk Türbesi; Bosna-Hersek Blagay'da Sarı Saltuk Türbesi; Bulgaristan Obroçişte-Balçık'ta Akyazılı Tekkesi ve İmareti; Köstendil'de Koca İsnak Paşa Köprüsü, Uludere Harmanlı Köprüsü; Budapeşte'de Gül Baba Türbesi; Kosova Priştine'de Sultan Murat Hüdavendigar Türbesi; Üsküp'te Sultan Murat Camii, Kurşunlu Han; Filibe'de Sultan Murat Hüdavendigar Camii, Karagöz Paşa Medresesi, Hünkar Hamamı, Şahabeddin Paşa Hamamı; Saraybosna'da Gazi Hüsrev Bey Camii; Sofya'da Mahmut Paşa Camii ve Kervansarayı, Şumnu'da Şerif Halil Paşa Camii, saat kulesi; Yunanistan Kavala'da Mehmet Ali Paşa Medresesi, yeniden inşa edilen Mostar Köprüsü; Manastır-Bitola, Pirlepe'de saat kuleleri; Peç'te Kazım Paşa Camii gibi çeşitli örnekler günümüze kadar ulaşmıştır.. Ancak ne var ki, bu yapıların bazıları bakımsız ve ihmal edilmiş durumdadırlar. Özellikle Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Macaristan gibi ülkelerdeki eserler, Eski Yugoslavya'da bulunanlara göre çok daha kötü durumdadır. Türk kültür mirasının bir parçası olan bu önemli eserler, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. İhmal ve bakımsızlığın yanı sıra yıkılmayan bazı önemli tarihi binaların farklı amaçlarla kullanılması, bilinçsiz bir şekilde tadilat çalışmalarında bulunulması, eserlerin ideolojik olarak tahrip edilmesi bu mimari yapıların tükenmesine yol açmaktadır.


    Macaristan'da Osmanlı'dan kalan en büyük mimari eser olan Gazi Kasım Paşa Camii şu anda kilise olarak kullanılıyor. Caminin kubbesi, Hunyadi Yanoş heykeliyle yüz yüze Peç'in en kalabalık meydanına bakıyor.
    Macaristan'ın her yerinde Osmanlı'nın izlerine rastlamak mümkün. İşte, Kanuni döneminde kuşatılmasına rağmen, kışın bastırması sebebiyle alınamayan, 1596 yılında III. Mehmed tarafından fethedilen Eğri Kalesi'nden bir görünüm. III. Mehmed, bu zaferden dolayı, Osmanlı tarihinde "Eğri Fatihi" olarak anılır.







  3. didorock
    Yeni Üye
    arkadaslar bu bilgilerin resimli olanları yokmu ben bulamadım rica etsem bana yardımcı olabilirmisiniz







  4. Hasan
    Özel Üye
    Üsküp

    Türk Tarih Kurumu`nun (TTK) önderliğinde 8 yıl önce başlatılan yurtdışındaki `Osmanlı Eserleri Envanteri Projesi`nin Balkanlar ayağı son aşamasına geldi. Yüzde 80`i tamamlanan ve bire bir saha çalışmalarına dayanan projede ezber bozan detaylar öne çıkıyor. Sanat tarihçilerinin yurtdışındaki Osmanlı eserleri üzerine en kapsamlı çalışma olarak değerlendirdiği ve 2010`da tamamlanması beklenen envanter daha önce 15 bin 787 olarak tespit edilen Balkanlar'daki mimari yapıların iki kat fazla olduğunu ortaya koydu.11 Balkan ülkesindeki Osmanlı eserlerinin yaklaşık yüzde 90 ı yıkılmış durumda Ayakta kalan eserlerden 5 binine acil müdahale gerekiyorTürkiye`den giden ekipler sadece cami kale medrese veya bedesten gibi akla ilk gelen yapıları değil; tekke zaviye türbe han arasta imaret hamam köprü su kemeri çeşme kule mektep kütüphane ocak ve tabya gibi birçok eseri tespit ediyorplanlarını ve tek tek mimari özeliklerini çıkarıyor. Saha çalışmalarına katılan sanat tarihçilerine göre hemen müdahale edilmezse ayakta kalanların çoğu ortadan kaybolacak.


    Ortodoks Makedonlar Tarafından Yakılıp Yıkılan Tarihi Pirlepe Camii


    Osmanlı 20. yüzyılın başlarına kadar 500 yıldan fazla hâkim olduğu Balkan topraklarını da Anadolu gibi imar ve ihya etmiş. Ele geçirdiği bu topraklardaki mevcut eserleri korumuş hatta onarmış ve bunların yanı sıra kendi kültürünü yansıtan eserler inşa etmiş. Bunu imparatorluğunun gereği olarak görmüş. Hem yerli halk hem de Anadolu'dan Balkanlar'a getirilen soydaşlarımız bu eserleri uzun yıllar kullanmış. Şimdi Rusya ve Balkanlar'daki kapalı rejimlerin çöküşüyle Türkiye Balkanlar'a yeniden eğildi. Ancak Osmanlı`nın ayrılmasından sonra bazı ülkelerde Türk ve Müslüman nüfus kalmadığı için eserler kolayca ortadan kaldırılmış. Türk ve Müslüman nüfusunun olduğu bölgelerde ise eserlerin bir kısmı ayakta. Mesela Macaristan`da nüfus kalmayınca 700 eserden sadece 28`i bugüne ulaşabilmiş. Onlar da turistik maksatlarla kullanılıyor. Kosova Bosna Hersek ile Makedonya`da Müslüman nüfus fazla olduğu için birçok eser varlığını koruyabilmiş. Dolayısıyla eserlerin en büyük sorunu sahiplenilmeme bakımsızlık milliyetçi saldırılar doğal afetler kasıtlı müdahale ve yanlış restorasyonlar nedeniyle kaybedilmiş


    Kosova Makedonya ve Bosna Hersek`teki eserlerin durumu iyi. Bulgaristan ile Arnavutluk`ta da ayakta olanlar var. Ama Hırvatistan`da yapı kalmamış. Sadece kale ile kuleyi bırakmışlar. Zaten daha çok dinî yapılar tahrip edilmiş ilk olarak.ülkedeki milliyetçilik akımları bu eserleri vuruyor. Meselâ 2004`te Mitroviçe`de bir Arnavut çocuk derede boğulmuştu. Arnavutlar kiliseleri ateşe vermişti. Sırplar da bu eyleme karşılık Osmanlı`dan kalan Belgrad`daki Bayraklı ve Niş`teki Ağa Camii`ni yaktı. Kavga edenler Arnavutlarla Sırplar ama yakılan Türk camisi. Camiler daha sonra oradaki Müslümanlarca onarıldı; ama eskisi gibi olamadı2001`de Makedonya ile Arnavutluk arasında çıkan savaşta 15. yüzyıla ait Pirlepe Camii kundaklandı. O zaman 3 kilise ile 11 Türk eseri zarar gördü. UNESCO bu mabetleri onaracaktı. Kiliseler onarıldı; ama Türk eserlerinin onarımı Pirlepe Belediyesi`ne takıldı. Makedonya Hırvatistan ve Yunanistan`da kiliseye dönüştürülmüş camiler var. Makedonya`daki Haydar Kadı Camii`ni basket sahası olarak kullandılar. Zeminini komple yıkmışlardı. Sadece duvar ve kubbesi kalmıştı. Basket sahasından sonra da bira deposu yaptılar. Baskı gelince boşaltılar; ama o bölgede Müslüman nüfus olmadığı için eser sahipsiz kaldı. Genelde de Müslüman eserlere müdahalede bulunulmuş. Kosova`daki bazı eserler kasıtlı olarak Arap mimarisine göre restore edilmiş.1967`de Romanya ve Yugoslavya'nın Tuna Nehri'nde ortaklaşa inşa ettiği barajın suları altında kalan Osmanlı kalesi Adakale çoktan unutuldu



    Atina Fethiye Camii-Monastraki Meydanında (Yunanistan'da ibadete açık camii yokarkeolojik eserlerin deposu olarak kullanılıyor. Atina'daki iki camiiden biri)

    Restorasyon çalışmalarında ODTÜ`den Tarihçi Ömer Turan ve Mimar M.Barış Yağlı vardı. Daha sonra Gazi`den Sanat Tarihçisi Neval Konukdeğerli arkadaşımız Mimar Mehmet Emin Yılmaz Filiz Canyurt Sevil Osmani-Öztürk Esra Yıldız Mimar Ammar İbrahimgil ve başka uzmanlar da yer aldı
    Envanter çalışmasına Devlet Planlama Teşkilatı ile Gazi Üniversitesi de destek verdi Yunanistan ile Diyanet TTK TBMM DPT projenin ana kaynaklarından Osmanlı'yı yeniden canlandırmak gibi değerlendirildiğinden bürokrasi Rumeli'nden uzak durmaya özen göstermişOysa o bölgeye sahip çıkmak bizim tarihi ve vicdani sorumluluğumuzdur.


    IRGANDI KÖPRÜSÜ


    Gökdere üzerinde, Setbaşı Köprüsü’nden ovaya doğru inildiğinde ilk köprüdür. 1442 yılında, Irgandı Hoca Muslihiddin’in babası Pir Ali tarafından yaptırılmıştır.

    1855 depreminde büyük hasar gören köprü, son olarak Yunan işgalinde bombalanarak büyük darbe alır. 1940′lı yıllara kadar trafiğe bile kapalı olan köprü, tarihi dokusuna uygun olarak yeniden hayata kazandırılır. Nitelik ve özellik açısından dünya üzerinde yer alan arastalı yani çarşılı dört köprüden biri olan köprü, yeni işlevi ile bir yakadan diğer yakaya yalnızca ulaşımı sağlama aracı değil aynı zamanda bir sanat köprüsü olma özelliğini de taşır. Bugün Bursa’da; Abdal, Nilüfer, Mihraplı, Setbaşı, Irgandı, Tatarlar gibi birçok tarihi köprü bulunuyor.

    MİHRAPLI KÖPRÜSÜ


    Çelebi Sultan Mehmed’in kızı Selçuk Hatun tarafından 15. yüzyılda yaptırılmıştır. Nilüfer Deresi’nin iki ana kolu üzerinde kurulmuş, yarım haldeki köprünün müzeye kaldırılmış olan kitabelerinde “Bu köprü, Osman oğlu Orhan oğlu Bayezid oğlu Mehmed’in kızı, kadınların sultanı, melikelerin melikesi, iyilikleri son dereceye ulaşmış olan Selçuk Hatun’un emri ile kuruldu. Allah iffet ve ismetini devam ettirsin” denilmiş ve köprü kalıntısının yetkililerce korunması vasiyet edilmiştir. Günümüzde köprünün hemen yanına yenisi yapılmıştır.



    NİLÜFER KÖPRÜSÜ


    14. yy’da Orhan Gazi’nin eşi Nilüfer Hatun tarafından yaptırıldığı için O’nun adıyla anılan bir diğer tarihi köprü ise Geçit köyünün güneybatısında bulunan ve bugün kullanılmayan Nilüfer Köprüsü’dür. Bursa’nın varlığını sürdüren en eski yapıtlarından ve bilinen en eski köprüsü olan Nilüfer Köprüsü, kesme taşlarla ve tuğla kullanılarak yapılmıştır. Biri büyük olmak üzere 4 sivri kemerden oluşmakta iken sonraki yıllarda yatağın dolması üzerine tuğladan 4 küçük kemer daha eklenmiştir.

    ABDAL KÖPRÜSÜ


    Yine Nilüfer deresi üzerinde yer alan bir başka köprü ise Abdal Köprüsüdür. Günümüzde Osmangazi ilçesi sınırları içerisinde kalan ve 1669 yılında Bursalı tüccar Abdal Çelebi tarafından hayrat olarak yaptırılan Abdal Köprüsü, döneminin önemli sivil mimari eserlerinden biridir. Kesme taşlardan yapılan bu köprü, 1978 yılından sonra restore edilerek araç trafiğine kapatılmıştır.

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
yugoslavyadaki osmanlı eserleri,  osmanlı devletinin mimari eserleri cami han hamam köprü medrese,  tarihi yugoslavya binaları,  yugoslavya tarihi yerleri
5 üzerinden 2.00 | Toplam : 1 kişi