+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) Bölümünden Hz. FÂtima Ve Aİle Fertlerİyle İlİŞkİlerİ ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. halogen
    Üye


    Hz. FÂtima Ve Aİle Fertlerİyle İlİŞkİlerİ





    Hz. FÂtima Ve Aİle Fertlerİyle İlİŞkİlerİ Forum Alev
    HZ. FÂTIMA VE AİLE FERTLERİYLE İLİŞKİLERİ
    Hz. Fatıma, Hz. Peygamber’in kızlarının en küçüğüdür. Kendisine “Beyaz, parlak ve aydın yüzlü kadın” anlamına gelen “Zehrâ” denilmiştir. Ayrıca “Namuslu kadın” anlamına gelen “Betül” de denilmektedir. Çocukluğu Mekke’de geçmiştir. Annesi vefat ettiğinde Hz. Fatıma 10 yaşlarındaydı. Onun çocukluğunda, İslâm’ın Mekke döneminde başından geçen olaylardan birisi şöyledir: Bir gün Hz. Peygamber Kâbe’nin yanında namaz kılarken, secdeye vardığında müşrikler bir koyunun iç organlarını sırtına koyarlar. Hz. Peygamber secdeden başını kaldıramaz. Bu sırada Hz. Fatıma gelerek babasının üzerindekileri atar ve bu kaba hareketi yapanlara çıkışır.
    Hz. Fatıma, Mekke’den Medine’ye, güç şartlar altında hicret eden babasıyla birlikte hicret edemedi ve Mekke’de kaldı. Bir müddet sonra, kızkardeşi Ümmü Gülsüm, Hz. Ebû Bekir’in ailesi, ileride kayınvalidesi olacak Fâtıma bint Esed’in de aralarında bulunduğu bir grupla birlikte Medine’ye hicret etti. Bir müddet sonra da Hz. Ali onu babasından istedi. Hz. Peygamber de kızından izin alarak Hz. Fatıma’yı onunla evlendirdi. Hz. Fatıma, evlendikten bir yıl kadar sonra ilk çocuğu Hasan’ı, ondan bir yıl sonra da ikinci çocuğu Hüseyin’i dünyaya getirdi. Daha sonraki yıllarda Ümmü Gülsüm ve Zeynep adlı kızları ile, Muhsin adlı oğlu dünyaya geldi. Ancak bu sonuncusu küçükken vefat etti.
    Hz. Fatıma’nın İslâm kültüründe ün kazandığı hususlardan birisi, sağlık ve sosyal yardım alanındaki hizmetleridir. Uhud savaşında gazilere su ve yiyecek taşımış, yaralıları tedavi etmiştir. Dişi kırılan babasının yüzündeki kanları temizlemiştir.
    Hz. Fatıma’nın en büyük özelliklerinden birisi, kanaatkâr olması ve sade bir hayat sürmesidir. Evlenirken çeyizi bir kadife örtü, iki su kabı ve bunların yanında birkaç sade eşyadan oluşuyordu. Ev eşyası, giyim ve yiyecek bakımından da son derece sade bir hayat yaşadığı bilinmektedir. O, yaşamında maddî eşyalardan ve imkânlardan daha çok, iyiliğe, ahlâk güzelliğine, sevgi ve saygıya önem vermiştir.
    Babasının terbiyesiyle büyüyen ve onu çok seven Hz. Fatıma, onun ahlâkî özelliklerine de sahipti. Sözgelişi Hz. Aişe, onun doğru ve açık sözlü olduğunu söylemiştir. Bazı fizikî özellikleri de babasına benzerdi. Meselâ konuşması ve yürüyüşünün babasına benzediği bilinmektedir.
    Hz. Fatıma’nın evlilik hayatında dikkat çeken hususlardan birisi, evlendikten sonra, kendisiyle birlikte hicret eden kayınvalidesi Fâtıma bint Esed’in de aynı evde gelini ile birlikte yaşamaya başlamasıdır. Bu hanım, yani Hz. Ali’nin annesi Fatıma bint Esed, Hz. Peygamber’i sekiz yaşından itibaren evinde büyüten, himaye eden Ebû Tâlib’in hanımıdır. O, bir bakıma Hz. Peygamber’e annelik yapmıştı. Hatta öyle ki, kendi çocuklarından önce onu doyurduğu söylenir. Hz. Fatıma’nın, kayınvalidesi ile birlikte yaşaması, onun babasına yapılan iyiliği unutmamasını, kocasının annesine derin saygısını ve aynı zamanda uyumlu geçimini ortaya koyması bakımından anlamlıdır.
    Hz. Fatıma, sık sık babasını ziyaret eder, onun hizmetinde bulunurdu. Peygamberimiz kızı Fatıma’yı görünce sevinir, onu ayakta karşılar ve yanına oturturdu. Hem Hz. Fatıma’ya ve hem de Hz. Ali’ye derin bir sevgi besleyen Hz. Peygamber, zaman zaman onların evine giderek kızı ile damadının arasına otururdu. Bazen aralarında meydana gelen ufak tefek anlaşmazlıklarda aralarını bulur, kendilerine nasihat ederdi. Hz. Fatıma da babası evine geldiğinde, onu sevgi ve saygıyla karşılayıp ağırlardı.
    Peygamberimizin soyu, Hz. Fatıma’nın çocuklarıyla devam etmiştir. Hz. Peygamber bütün torunlarını olduğu gibi, Hz. Fatıma’nın çocuklarını da çok sever ve sevgisini ölçülü bir şekilde açıkça ifade ederdi. Onlara ilgiyi camide ve ibadet esnasında bile ihmal etmezdi. Bir gün Hz. Peygamber minberde iken Hz. Hasan ve Hüseyin düşe kalka Mescid’e girerler. Hz. Peygamber konuşmasını yarıda keserek aşağı iner ve onları önüne oturtarak, konuşmasını bıraktığı yerden sürdürür.
    (Prof.Dr. İbrahim SARIÇAM, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı
    Ankara 2003. s. 293’ten yazarı tarafından geliştirilmiştir.)






    İle İlgili Yazılar



  2. Zeh.ra
    Yeni Üye





    Allah razı olsun paylaşım için









+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
hz fatıma nın fiziki özellikleri,  hz. fatıma nın kişilik özellikleri,  hz fatıma fiziksel özellikleri,  hz fatimanin fizigi,  hz fatma fizi
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi