+ Yorum Gönder
Tarihimiz ve Osmanlı Devleti Bölümünden Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi Olayları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Gülehasret
    Süper Moderatör


    Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi Olayları





    Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi Olayları Forum Alev
    OSMANLI DEVLETİ’NİN KURULUŞU
    Osmanlı Devleti’ni kuranlar Oğuzların Kayı boyundandır. Anadolu Selçukluları zamanında Anadolu’ya gelen Kayılar Ankara’nın batısında Karacadağ’a yerleştirilmişlerdir.
    Ertuğrul Gazi zamanında bir uç beyliği olan Kayılar, Bizanslılardan Söğüt ve Domaniç’i alarak yurt edinmişlerdir. Ertuğrul Gazi’den sonra yerine geçen Osman Bey Anadolu Selçukluları iyice zayıflayınca diğer Türk beyleri gibi bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı Devleti’ni kurmuştur (1299).
    1. Osman Bey Dönemi (1299 – 1324)
    Osman Bey kendisinden daha kuvvetli olan Anadolu beylikleri ile mücadele etmek yerine iyice zayıflamış olan Bizans’a karşı gaza ve cihat politikası takip ederek sınırlarını batı yönünde genişletmiştir.
    Osman Bey zamanında Karacahisar, Bilecik, Yarhisar, İnegöl alınmış, bir Bizans ordusu Koyunhisar Savaşı’nda yenilgiye uğratılmıştır. Bursa kuşatmasının devam ettiği bir sırada Osman Bey vefat etmiş, yerine Orhan Bey geçmiştir.
    • Anadolu’da siyasi birliğin olmaması, Anadolu beyliklerinin birbirleri ile mücadele halinde olması,
    • Bizans’ın iç ve dış baskılar nedeniyle iyice zayıflamış olması,
    • Balkanlarda kuvvetli bir devletin olmaması, irili ufaklı birçok Balkan devletçiği arasında sürekli çatışmaların olması, Katolik Macarlarla Venediklilerin Ortodoks Balkan uluslarına baskı yapması
    • Osmanlıların ele geçirdikleri yerlerde adil ve hoşgörülü bir yönetim sergilemeleri, buralardaki halkın din, dil ve kültürlerine karışmaması
    • Ele geçirilen yerlerdeki boş topraklara Türkmenleri yerleştirmeleri (iskan politikası)
    Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükselişini kolaylaştırmıştır.
    2. Orhan Bey Dönemi (1324- 1361)
    Orhan Bey zamanında önce Bursa alınarak başkent yapıldı (1326). Bizans ordusu Maltepe (Pelekanon) Savaşı’nda yenilgiye uğratıldı. İznik ve İzmit alınarak Bizans’ın Anadolu topraklarının tamamına yakını ele geçirildi.
    Orhan Bey Karesioğulları Beyliği’ndeki taht kavgalarından yararlanarak bu beyliği Osmanlı topraklarına kattı. Böylece Anadolu Türk birliğini sağlama yolunda ilk adım atıldı. Karesi beyleri Osmanlı yönetiminde görev aldı. Karesi donanması da Osmanlı donanmasının temellerini oluşturdu. Osmanlıların Rumeli’ye geçmesi kolaylaştı.
    Bizans imparatoru Kantakuzen taht kavgaları ile Sırp ve Bulgar saldırılarına karşı Orhan Bey’den sık sık yardım istedi. Bu yardımlara karşılık Gelibolu yarımadasında yer alan Çimpe Kalesini Osmanlılara verdi (1353). Böylece Osmanlılar Rumeli’de toprak sahibi oldular. Bir süre sonra da Çorlu’ya kadar olan yerler ele geçirildi. Buralara Anadolu’dan getirilen Türkmenler yerleştirildi.
    3. I. Murat Dönemi (1361- 1389)
    Orhan Beyden sonra yerine oğlu I. Murat geçti. I. Murat Ahilerin eline geçen Ankara’yı geri aldı. Ardından Rumeli’deki fetihleri yeniden başlattı. 1363′te alındı. Edirne’yi aldı. Edirne Rumeli’de yapılacak fetihler için askeri üs haline getirilip başkent yapıldı.
    Osmanlıların Rumeli’deki ilerlemeleri Balkanlı ulusları ve papayı telaşlandırdı. Macarlar, Sırplar, Bosnalılar ve Eflaklılardan oluşan bir haçlı ordusu Edirne’yi kurtarmak ve Türkleri Balkanlardan atmak için harekete geçti. Bu ordu Osmanlı öncü kuvvetleri tarafından Sırp Sındığı Savaşı’nda yenilgiye uğratıldı (1464). Bu savaş Türklerin Balkanlara yerleşmesini kolaylaştırdı. Çoğunluğu Sırplardan oluşan bir başka Haçlı ordusu da Çirmen Savaşı’nda yenilgiye uğratıldı. Bulgarlar ve Sırplar Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Balkan devletleri Osmanlıların ilerlemelerinden korku ve telaşa kapıldılar. Macarlar, Sırplar, Bosnalılar, Arnavutlar ve Bulgarlar aralarında anlaşarak kuvvetli bir ordu hazırladılar. I. Murat önce Bulgarları yendi. Ardından Haçlı ordusunu I. Kosova Savaşı’nda ağır bir yenilgiye uğrattı (1389). Zaferden sonra savaş alanını gezen I. Murat yaralı bir Sırp tarafından şehit edildi. I. Kosova Savaşı sonunda Balkanlarda Türklere karşı koyabilecek bir güç kalmadı.
    I. Murat Anadolu Türk birliğini sağlamak için de önemli çalışmalar yaptı. Bu konuda barışçı bir yol takip etti. Germiyanoğullarından Kütahya, Tavşanlı ve Simav çeyiz olarak alındı. Hamitoğullarından Isparta, Yalvaç ve Akşehir dolayları parayla satın alındı. Bu durum Karamanoğulları ile ilişkileri bozdu. I. Murat Karamanoğullarını Konya’da yendi. Böylece Anadolu’da Osmanlı üstünlüğü sağlandı.
    4. Yıldırım Bayezid Dönemi (1389 – 1402)
    I. Murat’ın yerine oğlu Yıldırım Bayezid geçti. Yıldırım Bayezid önce Anadolu’ya geçerek Germiyanoğulları, Aydınoğulları, Saruhanoğulları, Menteşeoğulları, Hamitoğulları beyliklerine son verdi. Karamanoğulları ve Candaroğulları beyliklerini de kendisine bağladı. Kadı Burhaneddin’in ölümü üzerine Sivas ve dolayları da Osmanlılara bağlandı. Böylece Anadolu Türk birliği büyük ölçüde sağlanmış oldu.
    Yıldırım Bayezid İstanbul’u da kuşattı. Bu amaçla Anadolu Hisarı’nı yaptırdı. Çok zor durumda kalan Bizanslılar Avrupa ve papadan yardım istediler. Başta Macarlar olmak üzere İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan ve diğer Avrupa ülkelerinin de katılmasıyla kuvvetli bir Haçlı ordusu oluşturuldu. Haçlılar Osmanlıları Balkanlardan kesin olarak atmak ve İstanbul’u kurtarmak için yola çıktılar. Bunun üzerine kuşatmayı kaldıran Yıldırım Haçlıları Niğbolu Savaşı’nda yendi. (1396). Böylece Osmanlıların Balkanlardaki durumu daha da kuvvetlendi.
    Ankara Savaşı (1402)
    Niğbolu Savaşından sonra yıldırım Bayezid İstanbul’u yeniden kuşattı. Ancak bu kez de Çağatay Hanlığı’na son vererek Türkistan’da kuvvetli bir devlet kuran Timur tehlikesi ortaya çıktı.
    • Çin seferine çıkmak isteyen Timur’un batısında kuvvetli bir devlet bırakmak istememesi
    • Yıldırım Bayezid’in ortadan kaldırdığı Anadolu Türk beyliklerinin beylerinin Timur’a sığınarak onu Osmanlılara karşı kışkırtması
    • Timur’dan kaçan Ahmet Celayir ve Kara Yusuf’un Yıldırım Bayezid’e sığınıp onu Timur’a karşı kışkırtması
    • Timur’un, Yıldırım Bayezid’den kendisine bağlı olmasını, Ahmet Celayir ve Kara Yusuf’u kendisine vermesini, ayrıca Anadolu beyliklerinin de yeniden kurulmasını istemesi
    • Yıldırım Bayezid’in bu istekleri reddetmesi, bu konularda karşılıklı sert mektuplaşmalar
    Ankara Savaşı’na neden oldu.
    Ankara Ovası’nda yapılan savaşta Kara Tatarların ihaneti yüzünden Osmanlılar yenildi (1402) Yıldırım Bayezid esir düştü. Bir süre sonra da öldü.
    Ankara Savaşı’nın Sonuçları
    • Bir süre Anadolu’da kalan Timur Anadolu Türk beyliklerinin yeniden kurulmasını sağladı. Osmanlı topraklarını da Yıldırım’ın oğulları arasında paylaştırdı. Böylece gerisinde kuvvetli bir devlet bırakmamaya çalıştı.
    • Yıldırım’ın oğulları arasında 11 yıl süren ve Fetret Devri olarak bilinen taht kavgaları yaşandı. Osmanlı Devleti dağılma tehlikesi geçirdi.
    • Osmanlıların Balkanlardaki ilerlemeleri durdu ve bazı topraklarını kaybetti.
    • İstanbul’un fethi gecikti. Bizans’ın ömrü uzadı.
    Bütün bunlara rağmen Osmanlıların Balkanlarda önemli bir kaybı olmadı. Bunda Osmanlıların adil ve hoşgörülü yönetiminden memnun olan Balkanlı ulusların isyan etmemeleri ile Niğbolu Savaşı’nın sonuçları etki oldu.
    5. I. Mehmet (Çelebi) Dönemi (1413 – 1421)
    I. Mehmet kardeşleri ile yaptığı mücadeleyi kazanarak 1413′te tahta geçti. Devleti dağılmaktan kurtardı. Anadolu’da siyasi birliği yeniden sağlamaya çalıştı. Karamanoğullarını yendi. Venediklilerde ilk deniz savaşı yapıldı. Macaristan’a akınlar yaptırdı.
    Timur’un yanından kaçan Mustafa Çelebi isyanını bastırdı. Mustafa Çelebi Bizans’a sığındı.
    Osmanlı Devleti’nin ikinci kurucusu olan Çelebi Mehmet 1421’de öldü, yerine oğlu I. Murat geçti.
    6. II. Murat Dönemi (1421 – 1451)
    II. Murat, Bizanslıların desteğiyle yeniden başlayan Mustafa Çelebi isyanını bastırdı. Ardından da İstanbul’u kuşattı. Ancak bu kez de kardeşi küçük Mustafa isyan edince kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı.
    II. Murat, Anadolu Türk birliğini yeniden sağlamaya çalıştı. Karamanoğulları ve Candaroğulları beylikleri dışındaki beylikleri ortadan kaldırdı.
    II. Murat, Anadolu harekâtından sonra Rumeli’ye yöneldi. Ankara Savaşı’ndan sonra Balkanlarda elden çıkan yerleri geri aldı. Bu durum Macarları telaşlandırdı. Bu sırada Macaristan’a akın yapan bir Türk birliği yenildi. Bu olay Macarların önderliğinde bir Haçlı ordusunun kurulmasına yol açtı. II. Murat Haçlılar karşısında başarılı olamadı ve barış istedi. Macarlarla Edirne-Segedin Antlaşması yapıldı (1444).
    Buna göre;
    • Tuna nehri iki taraf arasında sınır olacak,
    • Bulgaristan Osmanlılara bağlı kalacak, Sırbistan bağımsız bir devlet olacak,
    • Eflak Macaristan’a bağlı olacak, ancak Osmanlılara vergi verecek,
    • Antlaşma on yıl süreyle yürürlükte kalacaktı.
    II. Murat antlaşmadan sonra tahtı oniki yaşındaki oğlu II. Mehmet’e bıraktı. Osmanlı Devleti’nin başına çocuk yaşta birinin geçmesi üzerine Macarlar antlaşmayı bozarak yeniden saldırıya geçtiler. Bunun üzerine devlet adamlarının da isteğiyle yeniden yönetimi ele alan II. Murat Haçlıları Varna’da ağır bir yenilgiye uğrattı (1444). Osmanlılar Balkanlardaki üstünlüğü yeniden sağladılar.
    Haçlılar Varna Savaşı’nın intikamını almak için 1448′de yeniden harekete geçtiler. Ancak bu kez de II. Kosova Savaşı’nda ağır bir yenilgiye uğradılar. Varna ve II. Kosova savaşları sonunda;
    • Osmanlılar Balkanlara kesin olarak yerleştiler.
    • Avrupalılar Osmanlılar karşısında tamamen savunmaya geçtiler.
    • Avrupalıların Türkleri Balkanlardan atma ümidi kalmadı.
    • Bizans’ın Avrupa’dan karadan yardım alma ümidi kalmadı. İstanbul’un fethi kolaylaştı.
    Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi (1299 – 1453)
    Kuruluş Dönemi Padişahları
    Osman Bey
    Orhan Bey
    I.Murat
    I.Bayezit (Yıldırım)
    Fetret Dönemi (1402-1413) (Padişahsız geçen dönemdir.)
    I.Mehmet (Çelebi)
    II.Murat
    (II.Mehmet)
    Osmanlı Devleti Kurulduğu Sırada Anadolu’nun Durumu
    Anadolu’nun Durumu:
    Osmanlı Devleti kurulduğu sırada Anadolu siyasi ve ekonomik bakımdan karışık bir durumdaydı. Anadolu’nun bir kısmında İlhanlı Devleti egemen durumdaydı. Bunun yanı sıra Trabzon’da Trabzon Rum İmparatorluğu, Marmara Bölgesi’nde ise Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğu bulunmaktaydı.
    Anadolu Selçuklu Devleti ise eski gücünü keybetmiş bir durumdaydı.Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıflaması ve yıkılmasıyla ortaya bazı Türk Beylikleri çıkmıştır.
    Bu beyliklerden önemlileri ve kuruldukları yerler şöyledir:
    Karamanoğulları – Konya ve çevresi
    Germiyanoğulları – kütahya
    Karesioğulları – Balıkesir, Çanakkale
    Candaroğulları – Kastamonu
    Menteşeoğulları – Muğla
    Saruhanoğulları – Manisa
    Aydınoğulları – Aydın
    Hamitoğulları – Isparta
    Dulkadiroğullar – Maraş
    Osmanoğulları – Söğüt
    Ramazanoğulları – Adana
    Osmanlılar diğe beyliklere göre küçük bir durumdaydı. Osmanlılar bu nedenle kendisinden daha güçlü olan bu beyliklere mücadele etmemiştir. Bu beyliklerle barış halinde yaşamışlardır.
    Balkanların Durumu:
    Osmanlı Devleti kurulduğu dönemde Bizans eski gücünü yitirmiş ve taht kavgalarıyla karışıklıllar içerisindeydi.
    Bizans tekfurları (vali) eski gücünü kaybeden Bizans’a karşı itaatsiz davranmaktaydı.Bu durum Osmanlı Devleti’nin topraklarını batıya doğru genişletmesinde ve kısa sürede güçlenmesinde etkili olmuştur.
    Balkanlarda ise Sırp, Bulgar krallıkları ile Eflak, Bosna ve Arnavutluk gibi prenslikler bulunmaktaydı. Bu krallık ve prenslikler birbirleriyle çekişme halindeydi. Balkan topraklarında siyasi bir birlik yoktu. Balkan topraklarının bu şekilde olmas Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye geçmesi ve Balkanlarda hızlı bir şekilde ilerlemesini kolaylaştırmıştı.
    Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu
    Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da kurulan Anadolu Selçuklu Devleti sınırların güvenliğini korumak amacıyla sınır bölgelerine Türkleri yerleştirmiş ve buralarda uç beylikleri oluşturmuştu. Kösedağ Savaşı’nda (1243) Moğollara yenilen Anadolu Selçuklu Devleti zayıflamaya başlayıp yıkılma sürecine girince uç beylikleri bağımsızlıklarını ilan ettiler.
    Bu beyliklerden biri olan Osmanlı Beyliği Oğuzların Bozok kolunun kayı boyuna mensuptur. Anadolu Selçuklu hükümdarı 1. Alaaddin Keykubat zamanında Ankara Karacadağ civarına yerleşen Osmanlı Beyliği Ertuğrul Gazi önderliğinde Bizans’ın elinde bulunan Söğüt ve Domaniç’i ele geçirmiş ve buraya yerleşmişlerdir.
    Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına oğlu Osman Bey geçti. Anadolu’da İlhanlı Devleti’nin ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin gücünün azalmasını fırsat bilen Osman Bey 1299 tarihinde bağımsızlğı ilan etti.
    Osmanlı Devleti’nin kısa sürede büyümesini sağlayan nedenler
    • Bizans’ın merkezî otoritesinin zayıflaması, Balkanların siyasi açıdan parçalanmış olması, Anadolu’da siyasi birliğin olmaması.
    • İlk Osmanlı beylerinin yetenekli oluşu.
    • Merkeziyetçi bir yapıya sahip olması.
    • İskan Siyeseti.
    • Müslüman olmayan halka uygulanan hoşgörü siyaseti ve adaletli yönetim.
    Osman Bey Dönemi (1299-1324)
    Osman Bey, kendisinden güçlü olan Anadolu Beylikleriyle mücadele etmek yerine eski gücünü kaybetmiş Bizans’a karşı mücadele etmiştir. Bizans tekfurlarından Karacahisar’ı almıştır. İnegöl, Bilecik, Yarhisar ve Yenişehir de bu dönemde Osmanlı topraklarına katıldı. Bizans tekfurları Osman Bey’e karşı birleşerek mücadele etme kararı aldılar.
    Koyunhisar Savaşı (1302)
    • Osmanlı Devleti ve Bizans tekfurları arasında meydana gelen bir savaştır.
    • Yapılan savaşı Osmanlı Devleti kazandı. İzmit, İznik ve Bursa’nın alınması kolay hale geldi.
    • Bu savaş Bizans güçleriyle yapılan ilk savaştır.
    Orhan Bey (1326-1359)
    • Orhan Bey zamanında fetih hareketleri devam etti.1326 yılında Bursa ele geçirildi. Bizans’ın topraklarına karşı yapılan fetih hareketleri devam etti. Bizans bu saldırıları engellemek için harekete geçti.
    Maltepe Savaşı (1329)
    • Bizans İmparatorluğ’unun Osmanlı akınlarını sona erdirmek amacıyla yapılan savaşı osmanlı Devleti kazandı.
    • Savaşın sonucunda İznik ve İzmit ele geçirildi.
    Rumeli’ye Geçiş
    Osmanlı Devleti aldığı topraklarla sınırlarını hızlı bir şekilde genişletmiş diğer Türk beyliklerinin dikkatini çekmişti.
    Bizans İmparatoru Kantakuzen taht kavgalarının yaşandığı bir dönemde kendi durumunu güçlendirmek amacıyla Orhan Bey’den yardım ister.Orhan Bey oğlu Süleyman Paşa’yı Kantakuzen’e yardım için gönderir. Kantakuzen bu yardım sayesinde tahtta kalmaya devam eder.Osmanlı Devleti sonraki zamanlarda da Bizans’ı düşmanlarına karşı korudu. Bu yardımlar sonucunda Bizans Gelibolu’da bulunan Çimpe Kalesi’ni Osmanlı Devleti’ne verdi.
    • Çimpe kalesinin alınması Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye yerleşmesini ve Rumeli’de kolayca ilerlemesini sağladı.
    • Balkanlarda yapılacak olan fetihlerde Çimpe Kalesi bir üst olarak kullanılmıştır.
    Süleyman Paşa Gelibolu, Bolayır ve Tekirdağ kıyılarını ele geçirmiş ve devletin sınırlarını genişletmiştir.
    Edirne’nin Fethi (1363)
    I. Murat döneminde yapılan Sazlıdere davaşıyla Edirne alındı.
    I. Murat, Balkanlarda yapılan fetihleri daha iyi yönetmek amacıyla başkenti Edirne’ye taşımıştır.
    Sırpsındığı Savaşı (1364)
    Savaşın nedeni ve gelişimi:
    • Edirne’nin alınmasıyla telaşa kapılan Avrupa papa’nın öncülüğünde bir Haçlı Ordusu hazırladı. Bu ordu Macarlar, Sırplar, Eflak ve Bosnalılardan oluşuyordu.
    • Osmanlı öncü kuvvetleri Hacı İlbey’in ani bir baskınıyla Haçlı ordusunu bozguna uğrattı.İstanbul dışında Trakya’nın büyük bir kısmı osmanlı Devleti’nin eline geçti
    • Bu savaş Osmanlı Devleti’nin Haçlı ordusuyla yapıtığı ilk savaştır.
    Çirmen Savaşı (1371)
    • Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda yerleşmesini engellemek için yeni bir Haçlı ordusu oluşturuldu. Çirmen’de (1371) yapılan bu savaşı Osmanlı Devleti kazandı.
    I. Kosova Savaşı (1389)
    • Osmanlı Devleti (I. Murat) ile Haçlı ordusu (Sırplı komutan Lazar) arasında meydana geldi.
    Savaşın Nedeni:
    • Osmanlı Devleti’nin Sofya, Niş, Manastır’ı alması. Balkanlar’da ilerlemesi.
    Savaşaın başlaması ve gelişimi:
    • Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da hızlı bir şekilde ilerlemesi Balkan Devletlerini telaşlandırmıştı. Bu amaçla Sırplar, Arnavutlar, Bulgarlar aralarında bir anlaşma yaparak
    Haçlı ordusu meydana getirdiler. I. Murat öncelikle Bulgarlar üzerine bir ordu yollayarak Bulgarları etkisiz hale getirdi.Ardından Sırp komutanı öncülüğünde olan Haçlı ordusunu Kosova Ovasında yaptığı mücadelede yenilgiye uğrattı.
    Savaşın Sonuçları:
    • I. Murat savaş alanını gezerken bir sırplı tarafından hançerlenerek şehit oldu.Yerine oğlu I. Bayezid geçti.
    • Bu savaş Osmanlı Devleti’nin Balkanalrdan kolay kolay atılamayacağını ortaya koydu.
    Niğbolu Savaşı (1396)
    • Osmanlı Devleti ile Haçlı ordusu arasında meydana geldi.
    Savaşın Nedenleri:
    • Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda hızlı bir şekilde ilerlemesi.
    Savaşaın başlaması ve gelişimi:
    • Macar kralı papa ve Avrupa’dan yardım isteyerek Haçlı ordusunun oluşmasını sağlar. Bu orduya Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalyadan gelen kuvvetler de katılır.Haçlı ordusu Niğbolu Kalesini kuşatır. Bunu haber alan Yıldırım Bayezid İstanbul kuşatmasını kaldırarak Niğbolu kalesi’ne gider. Düşmanı ağır bit yenilgiye uğratır.
    Savaşın Sonuçları:
    • Bulgar krallığı ortadan kaldırıldı.
    • Osmanlı Devleti’nin Balkanlardan çıkarmanın mümkün olmadığı ortaya çıktı.
    Ankara Savaşı (1402)

    • Yıldırım Bayezid ile Timur arasında meydana geldi. Timur Devleti, Irak, İran ve Azerbaycan’ı alarak Osmanlı Devleti’ne komşu olmuş ve güçlü bir orduya sahiptir.

    Savaşın Nedenleri:
    • Timur tarafından toprakları alınan Karakoyunlu Kara Yusuf ile Celayirli Devleti’nin hükümdarı Ahmet Celayir’in Yıldırım Bayezid’e sığınmıştı. Timur bu kişileri Yıldırım Bayezid’ten isteyen bir mektup yazmıştı. Yıldırım Bayezid de red cevabı verdi. Yıldırım’ın son verdiği Anadolu Beyliklerinin beyleri de Timur’a sığınmışlardı. İki hükümdar arasında hakaret içeren mektuplaşmaların olması savaşı zorunlu duruma getirdi.
    Ankara’nın Çubuk Ovasında yapılan savaşı sayıca üstün olan Timur kazandı.Savaş sonunda Yıldırım Bayezit Timur tarafından esir olarak götürüldü.
    Savaşın Sonuçları:
    • Anadolu beylikleri tekrar kuruldu. Anadolu’da kurulan siyasi birlik tekrar bozuldu.
    • Fetih hareketleri duraksadı. Balkanlardaki fetihler geriledi.
    • İstanbul’un alınması gecikti.
    • Osmanlı Devleti’nde Fetret (Bunalım) dönemi başladı. Osmanlı Devleti dağılma tehlikesi geçirdi.

    Fetret (Bunalım) Devri (1402 – 1413)
    Ankara Savaşından sonra Timur Yıldırım Bayezid’i yanında götürmüş ve Osmanlı Devleti’nin Yıldırım’ın oğulları arasında paylaştırmıştı. Timur bu şekilde taht kavgaları yaşatarak Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını amaçlamıştı. Yaklaşık 11 yıl süren taht kavgaları sırasında padişahsız kalan devlet dağılma tehlikesi geçrimiştir. Kardeşler arasındaki mücadeleyi 1413 yılında Çelebi Mehmet kazanmış ve Osmanlı Devleti’nde Fetret Devri’in sona erdirmiştir.Çelebi Mehmet tahta geçtikten sonra Anadolu siyasi birliğini sağlamak için mücadele etmiştir.Osmanlı Devleti’nin otoritesini tekrar sağlamıştır. ölümünden sonra yerine oğlu II. Murat geçmiştir.
    Edirne-Segedin Anlaşması (1444)
    • Osmanlı Devleti ve Macarlar arasında imzalandı.
    • Osmanlı Devleti’nin II. Murat döneminde Balkanlar’da Macarlara karşı üst üste yenilgiye uğraması nedeniyle zor durumda kalmış ve Edirne-Segedin antlaşmasını imzalamıştır.
    Maddeleri:
    • Osmanlı Devleti ile Macarlar arasında 10 yıl süreyle savaş yapılamyacak.
    • Bulgaristan osmanlı egemenliğini tanıyacak.
    • Eflak, Osmanlı Devleti’ne vergi verecek.
    Varna Savaşı (1444)
    Osmanlı Devleti ile Haçlı Ordusu arasında meydana geldi.
    Savaşın Nedeni ve gelişimi:
    • Edirne-Segedin anlaşmasından sonra II. Murat tahtı 12 yaşındaki oğlu II. Mehmet’e (Fatih) bırakır. Bu durumu kullanamk isteyen Avrupalı Devletler Edirne-Segedin anlaşamsına uymayarak Haçlı ordusu oluşturdular.Bu orduya Eflak, Leh, Hırvat, Alma ve Venedik kuvvetleri katıldı. Bu durum karşısında II. Murat tekrar tahta geçer ve yapılan savaşı kazanır.
    Savaşın Sonuçları:
    • Osmanlı Devleti’nin Balkanlardan atılamayacağını gösterdi.
    • Balkanlarda türk egemenliği sağlandı.
    II. Kosava Savaşı (1448)
    Osmanlı Devleti ile Haçlı Ordusu arasında meydana geldi.
    Savaşın Nedeni ve gelişimi:
    • Macarlar Varna savaşının intikamını almak için yeniden bir Haçlı ordusu oluşmasını sağladı. Yapılan savaşı II. Murat kazandı.
    Savaşın Sonuçları:
    • Türkler Balkanlarda kesin olarak yerleşti.
    • Avrupalı Devletler Türkleri Balkanlardan atma ümidini kaybetti.
    • Bizans’ın Avrupa’dan yardım alma ümidi kalmadı. İstanbul’un alınması kolaylaştı









  2. galip80
    Yeni Üye





    SÜLEYMANSAH'IN ANTAKYA'YI FETHIÇok eski bir tarihe sahip olan Antakya Âsi nehri kiyisinda ve Habibü'n-Neccâr dagi eteklerinde yer alan tarihî bir sehir olup MÖ 300 tarihlerinde I Seleukus tarafindan kurulmus ve zamanla Suriye'nin merkezi olmustur Roma imparatorlugu döneminde Roma ve Iskenderiye'den sonra imparatorlugun üçüncü büyük sehri haline gelmisti M III yüzyilda Iran Sasanî Kisrasi I Sâpur Roma imparatorlugunun bu önemli sehrini zaptederek halkini Hûzistan ve Cündisapur'a sürgün etti VI yüzyilda Antakya yine Sasanî saldirilarinin odak noktasini teskil etti ve Hüsrev I Enusirvan 535 yilinda burayi tekrar zapt ve tahrip etti Bizans imparatoru Justinianos VI yüzyilda sehri yeniden insa ettirdi Antakya 638 yilinda Islâm ordulari tarafindan fethedildi ve üç asri askin bir süre müslümanlarin elinde kaldi 969'da imparator Nikephoros Phokas zamaninda Bizans'in hakimiyetine girdi ve yaklasik bir asir boyunca Bizans'in Islâm ordulari karsisindaki en önemli kalesi oldu 1080 yilindan beri Arap Ukaylî emîri Serefüddevle Müslim b Kureys'e haraç ödüyordu

    Antakya'ya gözünü diken sadece Süleymansah degildi Mirdasogullarinin elinden Haleb'i almis olan Serefü'd-Devle Müslim b Kureys ve Suriye Selçuklu devletinin kurucusu Tutus ta ayni sehrin fethini hedef edinmislerdi Burada Süleymansah'in Büyük Selçuklu hükümdari Meliksah ile olan münasebeti dikkat çekmektedir Ayni devlete tabi olduklari iddia edilen üç ayri bölge hükümdarinin birbiri aleyhine olarak ayni sehri ele geçirmeye çalismalari oldukça garip bir keyfiyettir Bunun ayni amaca yönelik ortak bir hareket olmadigi neticeleriyle bellidir Kaldi ki Süleymansah'in Tarsus'u aldiktan sonra Trablussam'in siî sempatizani hükümdari Kadi Ibn Ammâr'a müracaat ederek ondan yeni feth etmis oldugu Tarsus için kadi ve hatip istedigi rivayeti de mevcuttur Rivayetin önemi gayet açiktir Bu rivayet dogru kabul edilecek olursa Süleymansah'in Büyük Selçuklularin geleneksel siyasetine yüz çevirdigi anlasilacaktir Süleymansah bundan sonra Antakya'yi fethetmek için seferber oldu Ancak bu fetih oldukça büyük hazirliklari gerektirmekteydi Çünkü Antakya'nin fethinde hesaba katilmasi gereken kuvvet sadece Philaretos'un gücü kuvveti degildi Bu sehri aldiktan sonra ona göz dikmis olan Serefü'd-Devle Müslim b Kureys ve Suriye meliki Tutus ile mücadele etmek gerekecegi gayet açik bir husustu Bu sebeple Süleymansah'in Kilikya'yi hakimiyeti altina aldiktan sonra baskent Iznik'e dönerek kendisi güneyde mesgul iken devletin diger bölgelerini emniyet altina almak istedigi anlasiliyor Nitekim en degerli kumandanlarindan Ebu'l-Kasim'i Iznik'te kendisine vekâlet etmek üzere birakirken bir taraftan da Anadolu'nun Selçuklulara tabi olan bölgelerine ayri ayri valiler göndermistir Anna Komnena'nin vermis oldugu bu bilgi yer ve sahis adlari ihtiva etmedigi için maalesef pek yetersiz kalmaktadir

    1084 yili içinde Philaretos'un Urfa'da kumandan olarak birakmis oldugu oglu Barsam ile arasi açilmisti Babasi tarafindan tevkif ve Antakya kalesine hapsedilen Barsam rivayete göre Antakya sehrinin sahnesi olan Ismail ile anlasarak babasi aleyhine onunla birlesmis ve Philaretos'un bir dügün münasebeti ile Urfa veya Akkâ'da bulunmasindan istifade ederek hapisten kaçmis ve Iznik'e gitmisti Burada Süleymansah ile Antakya'nin teslimi hususunda anlasmaya varmislardi Bunun üzerine Süleymansah ordusu ile Antakya'ya dogru hareket etmisti

    Süleymansah'in hareketinin haber alinmamasini saglamak gayesi ile geceleri yürüyüs yaptigi ve gündüzleri vadilerde gizlendigi söylenmektedir Anna Komnena'ya göre Süleymansah, 12 gece yürüdükten sonra Iznik'ten Antakya'ya varmistir Bunun mevcut uzaklik gözönünde bulunduruldugu takdirde mümkün olamayacagi gayet açiktir Buna karsilik Aksarâyî Süleyman Sah'in 5 günlük yürüyüsten sonra Antakya'ya ulastigini söyler Eger Süleymansah Antakya üzerine yürüyüse Tarsus'tan veya Adana'dan baslamis ise bu son zikredilen yürüyüs müddeti daha makul görünmektedir Ayrica kaynaklarin büyük bir kisminin seferin bir bölümünün deniz yoluyla yapildigini bildirmis olmasi sebebiyle son rivayetin daha mantikî oldugu kabul edilebilir Sehre müslüman sahne Ismail'in yardimi ile Faris kapisindan gizlice giren kuvvetler büyük bir mukavemetle karsilasmamislar, direnmeye çalisan Philaretos da Mencikoglu (Mincak-oglu) adli Türkmen beyinin yardima gelmesiyle kisa sürede bertaraf edilmis ve bundan dolayi da yerli halka kötü muamelede bulunulmamistir Sabahleyin Türk askerlerini sehirde gören yerli ahali önce bunlari Philaretos'un askerleri zannetmislerse de çok geçmeden durumu ögrenmislerdir Bunun üzerine halkin bir kismi iç kaleye bir kismi da Habibü'n-Neccar (Silpius) dagina siginmis bazilari da sehri terkedip kaçmislardir 300 kisilik bir süvari kuvvetiyle sehri zapteden Süleymansah halka eman vermis ve esirleri serbest birakmistir Halkin evlerine girilmesini ve kizlariyla evlenilmesini de yasaklamistir (10 Saban 477/12 Aralik 1084)

    Sehrin iç kalesine gelince bunun bir ay daha mukavemet ettikten sonra 12 Ocak 1085'te Süleymansah'a teslim oldugu anlasilmaktadir Süleymansah tarafindan Antakya'nin fethi Philaretos'u çok güç durumda birakti Süleymansah Antakya'ya girince derhal sehri imar etmek için seferber oldu Büyük Mar Cassianus kilisesini camiye çevirdi ve 15 Saban 477 (17 Aralik 1084) günü ilk Cuma namazi kilindi 100 müezzinin ezan ve tekbir sesleri arasinda bu fetih kutlandi Bizanslilarin ve Philaretos'un zulümlerinden sikayetçi olan Ermeni ve Süryaniler çok mennun oldular Mar Cassianus Kilisesi'nin camiye çevrilmesi üzerine Süleymansah'tan izin alarak kendileri için Meryem Ana ve Aziz Cercis adli iki kilise yaptirdilar

    Süleymansah sahne Ismail ile iç kaleyi teslim eden kumandani görevinde birakmis, hristiyanlarca kutsal sayilan bu sehrin fethini özel bir elçiyle sultan Meliksah'a bildirmis, meshur sair Ebîverdî de bu fetih sebebiyle bir kaside yazmistir

    Getirdigi az sayidaki kuvvetleri fetihten sonra yetisen diger birliklerle takviye eden Süleymansah Ayintâb, Hârim, Dülûk, Tellbâsir, Raban, Iskenderun ve Süveydiye (Samandagi)'yi de fethetti Yukari Ceyhan bölgesi yani Elbistan ve Maras da yine Türk kumandanlarindan Buldaci tarafindan fetholundu Bunun üzerine Philaretos Büyük Selçuklu hükümdari Meliksah'in huzuruna çikarak müslümanligi kabul etmis ve kendisine tevcih olunan Maras'a giderek 1090 yilinda burada ölmüs ve tarih sahnesinden çekilmistir

    Süleymansah'in Antakya'yi aldiktan sonra Meliksah'a müracaat ederek burayi onun namina feth etmis oldugunu sultanin buraya görevlendirecegi zatin gelmesine kadar elinde tutacagini ve hutbeyi onun namina okuttugunu bildirdigi rivayet olunur Iki Selçuklu hükümdari arasinda simdiye kadar tesbit edebildigimiz münasebetlere bakarak bu rivayetin biraz mübalagali oldugu söylenebilir Süleymansah'in böyle bir müracaati gerçekten var ise bu ancak hristiyan hakimiyeti altindaki bir sehrin fethi münasebeti ile adet oldugu sekilde müslüman hükümdarlara gönderilen bir zafernâme (fetihnâme-besaretnâme) olmalidir Ayrica Büyük Selçuklu hükümdarina karsi saygi cümleleri ihtiva ettigi de söylenebilir Zira Süleymansah bu sehri almakla hem Halep hakimi Serefü'd-Devle Müslim hem de Suriye hükümdari Tutus ile mücadele etmek zorunda kalacagini herhalde biliyordu Nitekim mücadelenin ilk safhasi Serefü'd-Devle Müslim ile oldu Bu Halep emîri daha önce Antakya'yi ele geçirmek için seferber olmus bu sehrin üzerine yürümüs fakat ordusunun hareketi Philaretos'a haber verildigi için sehrin muazzam surlarina karsi hiçbir sey yapamayacagini görerek geri çekilmisti Bundan sonra Philaretos ile anlasmayi tercih eden Serefü'd-Devle ondan yillik muayyen miktarda bir haraç, daha dogrusu cizye almaktaydi Bu gelir kaynagini kaybetmek istemeyen Serefü'd-Devle Süleymansah'a haber göndererek daha önce Philaretos'un ödedigi 30000 altin cizyeyi kendisine göndermesini istedi Serefü'd-Devle Haleb naibi Ibn Hülyûm ile gönderdigi bir mektupta "eger sultana itaat ediyorsan bu cizyeyi derhal bana gönder, aksi halde sultana isyan etmis olursun" diyordu Süleymansah cevabinda "Sultana itaat edip, adina hutbe okutmak ve para bastirmak benim ilk siarimdir Ben Antakya'nin ve diger küffâr sehirlerinin fethini derhal sultana bildirdim ve bu fetihlerin ancak onun sayesinde gerçeklesmis oldugunu haber verdim" dedi Ancak elçi "biz alacagimiz vergiden baska bir sey bilmeyiz" diyerek oradan ayrildi Bu olacak bir sey degildi Islâm hakimiyeti altindaki bir sehirden baska bir hükümdar cizye alamazdi Sehrin hristiyanlari cizyelerini gayet tabii olarak yeni efendilerine ödeyeceklerdi Süleymansah, Arap emirinin istegini reddedince iki taraf arasinda savas kaçinilmaz oldu Süleymansah ile tek basina mücadele edemeyecegini anlayan Müslim bir müttefik aramaya koyuldu ve kendisini Âmid muhasarasindan kurtaran eski dostu Artuk Bey'den yardim istedi Bu sirada Meliksah'in yanindan ayrilip Suriye Selçuklu meliki Tutus'un hizmetine girmis olan Artuk Bey kendisinin Anadolu'dan geri çagrilmasina sebep oldugu için Süleymansah'a kirgindi Bundan dolayi Serefü'd-Devle Müslim'in teklifini kabul ederek onunla anlasti Yapilan anlasmaya göre:

    1 Serefü'd-Devle Müslim de Artuk Bey gibi Sultan Meliksah'a tâbi olmaktan vazgeçecekti

    2 Tutus'u büyük sultan olarak taniyacakti

    3 Abbasi halifeligi yerine Fatimî halifeligi adina hutbe okutacakti

    Misir Fatimî halifeligine baglilik arzeden ve Büyük Selçuklu Imparatorlugu'na karsi cephe alan müttefikler Fatimîler'in askerî gücünden yararlanmak için seferber oldular Serefü'd-Devle Müsliim amcasi Mukbil'i Misir'a gönderip Irak, el-Cezire, Suriye ve Filistin'in zaptedilmesi ve Tutus'un riyasetinde gerçeklestirilecek sii bir devletin kurulabilmesi için yardim istedi Halife el-Mustansir ile vezir Bedrülcemali bu teklifi olumlu karsiladilar Ancak çesitli sebepler yüzünden bu ittifak gerçeklesmedi

    Daha sonra iki rakip hükümdar Serefü'd-Devle ile Süleymansah'in savasçilari karsilikli olarak birbirlerinin arazisini talân etmeye basladilar Nihayet 20 Haziran 1085'te iki taraf Haleb ile Antakya arasindaki Kurzâhil mevkiinde karsilasti Harput (Elazig) yakinlarinda bir beylik kurmus olan Çubuk Bey, Serefü'd-Devle'nin ordusunda bulunuyordu

    Çubuk Bey Philaretos'un devleti parçalandigi sirada Harput kalesini ele geçirmis sonradan bugünkü Tunceli yöresini de topraklarina katarak oldukça kuvvetlenmisti Emrindeki kuvvetlerle Serefü'd-Devle'ye yardima gelen Çubuk Bey savas baslayinca çok sayida Türkmenle birlikte Süleymansah'in tarafina geçti Serefü'd-Devle'ye kirgin olan Benî Kilâb ile Benî Numeyr de geri çekilmisti Bu sebeple Serefü'd-Devle bozguna ugratildi ve 400 askeriyle birlikte öldürüldü Süleymansah buradan Haleb üzerine yürüyerek sehri kusatti (Rebîülevvel 478/Haziran-Temmuz 1085) ve Serefü'd-Devle'yi bu sehrin kapisi önüne gömdürdü









  3. dus
    Yeni Üye
    Sevgili arkadaaşım çok yararlı bilgiler paylaşmışsın ama Osmanlı'nın aslı kuruluş zamanında ihtilaf vardır, 27 ocal 1300 artık resmen Osmanlı'nın kuruluş tarihi kabul ediliyor son çıkan belgelerle, Prf Ahmet Akgündüz öyle diyor Bilinmeyen Osmanlı2da ve bir de 7'den 77'ye Dünya Tarihimize Tolculukta Sabri Altuntaş ile Selçuk Sam da aynı şeyi söylemiş.









  4. dus
    Yeni Üye
    Sevgili arkadaşım teşekkürler, Osmanlı'nın kuruluş tarihi Ahmet Akgündüz- Bilinmeyen Osmanlı ve 7'den 77'ye dünya tarihimize yolculuk'da 27 Ocak 1300 olarak gösteriliyor, yeni buunan kanıtlar bunu gösteriyoormuş.



  5. Ziyaretçi
    bnce çok gzel bir site ve performans ödevime yardımcı oldu



  6. Ziyaretçi
    bencede çok güzel performans ödevime yardımcı oldu.



+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
osmanlı kuruluş dönemi siyasi olayları,  osmanlı devleti kuruluş dönemi padişahları ve önemli olayları,  osmanlı kuruluş dönemi padişahları ve önemli olayları,  osmanlı devleti kuruluş dönemi önemli olayları,  osmanlı kuruluş dönemi önemli olaylar
5 üzerinden 3.32 | Toplam : 22 kişi