+ Yorum Gönder
Sohbet Forumları ve Fıkra Bölümünden ..Nasrettin Hoca Fıkraları..[Resimli] ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. hasantek
    Üye


    ..Nasrettin Hoca Fıkraları..[Resimli]





    ..Nasrettin Hoca Fıkraları..[Resimli] Forum Alev


    Esege Yazik Olur

    Nasreddin Hoca hayvanlarina agir yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemis. Bir gün esegine binerek köy meydaninda dolasmaya baslamis. Isin garibi dolu bir çuvali da sirtina vurmus, öyle geziyor. Sasirip sormuslar :

    - Yahu Hoca Efendi, hem esegin üzerindesin, hem çuvali sirtinda tasiyorsun. Nasil bir is bu ?

    Hoca cevabi yetistirmis hemen :

    - Zavalli hayvan, demis. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sirtina bindiriyor, yüklerimi tasiyor, degirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvali da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sirtima.









  2. hasantek
    Üye







    Hirsizin Hiç Mi Suçu Yok ?

    Bir gün Nasreddin Hoca'nin esegi çalinmis. Can sikintisi içinde durumu komsularina anlatinca her kafadan bir ses çikmaya baslamis. Birisi :

    - Hocam demis niye ahirin kapisina iyi bir kilit takmadin sanki ?

    Bir baskasi :

    - Evine hirsiz giriyor da senin nasil haberin olmuyor ? diye konusmus.

    Bir digeri de :

    - Hocam demis, kusura bakma ama esegin çalinmasina en büyük sebep yine sensin. Çünkü dogru dürüst bir ahirin bile yok. Nerden baksan dökülüyor. Hoca kizmis :

    - Yahu demis, iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi ? Hirsizin hiç mi suçu yok ?










  3. hasantek
    Üye


    Yemegin Bugusu, Paranin Sesi

    Nasreddin Hoca Aksehir'de kadilik vazifesini yürütürken karsisina iki adam çikmis. Birisi öteden beri cimriligi ile taninmis bir asçi, digeri de boynu bükük bir fakir. Asçi sözü almis :

    - Hocam demis, ben bu adamdan davaciyim. Dükkanin önünde fasulye pisiriyordum. Tencerenin kenarindan bugusu çikiyordu yemegin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardigi lokmalari yemegin bugusuna tutup basladi atistirmaya. Nihayet koca bir ekmegi bitirdi. Ondan fasulye bugusunun parasini istedim, vermedi.

    Nasreddin Hoca anlatilanlari dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp :

    - Dogru mu bunlar ? diye sormus.

    - Evet, demis fakir adam.

    - Öyleyse para kesesini çikar bakalim.

    Zavalli fakir kadi efendiye karsi gelememis. Içinde üç bes akçe bulunan para kesesini Hoca' ya uzatmis. Bu sefer asçiyi çagirmis yanina. Keseyi kulagina yaklastirarak singirdatmaya baslamis. Sonra da :

    - Haydi demis aldin iste alacagini. Asçi :

    - Nasil olur ? diye saskinligini belli etmis. Parami vermediniz henüz. Hoca cevap vermis :

    - Fazla uzatma, yemegin bugusunu satan paranin da sesini alir elbet !










  4. hasantek
    Üye


    Testiyi Kirmadan Önce

    Nasreddin Hoca oglunun eline bir testi tutusturup çesmeden su getirmesini istemis. Çocuk disari çikarken de ensesine bir tokat atip :

    - Testiyi kirma ha ! diye ögüt vermis .

    Bunu gören komsulardan biri :

    - Yahu Hocam demis, henüz testiyi kirmadan niye dövüyorsun yavrucagizi ?

    Hoca cevap vermis :

    - Testiyi kirdiktan sonra neye yarar be birader !




  5. hasantek
    Üye



    Düsünen Hindi

    Küçük bir papaganin onbes altina satildigini gören Nasreddin Hoca, bir kosuda evine gidip kümesteki hindisini tutmus. Apar topar pazara götürüp baslamis bagirmaya :

    - Satilik hindii. Satilik hindii. Yirmi altina satilik hindi !

    Sasirmis pazardakiler.

    - Yahu hocam demisler. Bir hindinin yirmi altin ettigi nerde görülmüs.

    - Ne olmus diye çikismis Hoca. Demin bir kusu onbes altina sattilar.

    - Ama o papagandi demisler. Tipki insan gibi konusuyor o.

    - Olsun demis Nasreddin Hoca. O konusuyorsa bu da düsünür !




  6. hasantek
    Üye



    Kirk Akçelik Balta

    Nasreddin Hoca evine sik, sik ciger getirdigi halde bir türlü onlari yemek kendisine nasip olmaz. Her seferinde hanimi :

    - Kahrolasi kedi cigeri yedi.

    - Hinzir hayvan cigeri yemis.

    - Cani çikasica sarman kedi cigeri asirmis, diye bahaneler uyduruyormus.

    Bir gün dayanamamis Hoca. Hemen bir kenarda duran baltayi kapip, mutfak dolabina yerlestirmis. Hanimi:

    - Ne yapiyorsun Hoca demis, baltanin dolapta isi ne? Hoca cevap vermis:

    - Hanim hanim, sen bizim kediyi hâlâ taniyamamissin. Üç akçelik cigere tenezzül eden hayvan kirk akçelik baltayi birakir mi saniyorsun?.




  7. hasantek
    Üye



    Kedi Nerede?

    Hoca' nin cani et yemegi istemis bir gün. Kasaptan iki kilo et alip evine götürmüs.

    - Aksama güzelce pisir bunlari, demis hanimina. Ne var ki o gün eve hanimi misafirleri gelmis. Kadincagiz eti pisirip onlara ikram etmis. Aksamda bir tarhana çorbasi çikarmis. Hoca' nin önüne.

    - Et nerde demis Hoca. Kadin dogruyu söyleyecegine bir yalan kivirmis.

    - Eti kedi yedi, demis.


    - Getir su kediyi bakalim demis Hoca. Sonra teraziyi çikartip kediyi tartmis. Bakmislar ki tam iki kilo geliyor. Hoca hanimina sormus:

    - Peki hanim demis, kedi bu ise bizim et nerede? Et buysa kedi nereye gitti?




  8. hasantek
    Üye



    Göle Yogurt Çalmak

    Kimi insanlar olmayacak hevesler pesinde kosup durur. Nasreddin Hoca böylelerine ders vermek istemis bir gün. Elinde koca bir bakraç yogurt mayasiyla gölün kenarina gelmis. Baslamis kasik, kasik dökmeye :

    - Ne yapiyorsun Hoca ? demisler.

    - Göle yogurt mayasi çaliyorum, demis kis, kis gülerek.

    - Olur mu demisler, göl yogurt mayasi tutar mi hiç ? Hoca cevabi yapistirmis tabii.

    - Ya tutarsa




  9. hasantek
    Üye



    Halep Oradaysa Arsin Burada !..

    Palavracinin biri basina topladigi üç bes cahile karsi övünüp duruyormus :

    - Iste ben güçlü ve maharetli bir adamim. Evet ben Halep'te bulundugum siralarda altmis arsin uzaga atlamis bir kimseyim!.. Nasreddin Hoca da bu sirada oradan geçiyormus. Palavracinin yanina yaklasip :

    - Yaa demis demek sen altmis arsin atlarsin. Haydi atla da görelim. Adam hik mik etmis.

    - Ama demis ben Halep'te atladim. Hoca kizmis :

    - Canim demis, Halep oradaysa arsin burada.




  10. hasantek
    Üye



    Mum Atesiyle Pisen Yemek


    Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaslari iddiaya tutusmuslar. Eger Hoca karanlik ve soguk bir gecede, sabaha kadar köy meydaninda bekleyebilirse arkadaslari ona güzel bir ziyafet çekecekmis. Sayet bunu beceremezse o, arkadaslarina ziyafet çekecek. Kararlastirilan gün Hoca meydanin ortasinda, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemis. Sonra yanina gelenlere :

    - Tamam demis. Iddiayi kazandim.

    - Ne oldu ne yaptin demisler.

    - Bekledim sabaha kadar demis.

    - Hayir demisler. Sen uzaktaki bir mum isigi ile isinmissin. Iddiayi kaybettin! Ziyafetimizi hazirla. Hoca çaresiz kabul etmis. Ziyafet vakti kocaman bir kazanin altina minicik bir mum koymus. Güya yemek pisirecek.

    - Ne yapiyorsun? demisler. Kis, kis gülerek cevap vermis :

    - Bu mum sicagiyla size yemek pisirecegim arkadaslar. Uzaktaki bir mum isigiyla ben nasil isindiysam, bu kazandaki yemek de öyle pisecek!




  11. HARBİKIZ
    Bayan Üye

    --->: ..Nasrettin Hoca Fıkraları..[Resimli]





    parayı veren düdüğü çalar
    Birgün Nasrettin hoca pazara gidiyomuş.
    Çocuklardan biri Nasrettin hocanın pazara
    gittiğini görünce parayı uzatarak:
    -Bana düdük alır mısın?demiş.
    Nasrettin hoca:
    -Peki.Alırım.demiş.
    Diğer çucuklar:
    -Banada banada.diye bağırmışlar.
    Neyse Nasrettin hoca pazara gitmiş gelmiş.
    Parayı veren çocuğa düdüğü vermiş.
    Diğer çocuklar:
    -Bizim düdüklerimiz nerede.demişler.
    Hoca.Parayı veren düdüğü çalar.demiş



+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
renkli resimli nasrettin hoca fıkraları,  nasrettin hoca fıkraları resimli türkçe,  nasrettin hoca fıkraları resimli
5 üzerinden 3.80 | Toplam : 5 kişi