+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Dini Makaleler Bölümünden Allah’ın Sevmediği, Gazap Ettiği, Rahmetinden Mahrum Ettiği Insanlar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. türkmenn
    Üye


    Allah’ın Sevmediği, Gazap Ettiği, Rahmetinden Mahrum Ettiği Insanlar





    Allah’ın Sevmediği, Gazap Ettiği, Rahmetinden Mahrum Ettiği Insanlar Forum Alev



    Bütün insanları yaratan, yaşatan ve dünyada onlara nimet
    veren Allah’tır. Bu açıdan insanların iman edenleri ile
    inkâr edenleri, itaat edenleri ile isyan edenleri arasında
    fark yoktur. Allah’ın bir kulu sevmemesi, dünyada ona nimet
    vermemesi anlamına gelmez. Allah’ın bir insanı sevmemesi,
    ona kızması ve lanet etmesi; onun inanç, söz, fiil
    veya davranışlarından razı olmaması ve âhirette ona nimet
    vermemesi demektir. Bu bölümde Allah’ın sevmediği,
    kızdığı, lanet ettiği insanları ve hoşlanmadığı amelleri zikredeceğiz.

    I. ALLAHIN SEVMEDİĞİ İNSANLAR
    Varlıklar, güzellikler, iyilikler ancak zıtlarıyla bilinir,
    tanınır, anlaşılır ve değeri ortaya çıkar. Soğuk olmadan
    sıcak, gece olmadan gündüz, karanlık olmadan aydınlık,
    çirkinlik olmadan güzellik, zulüm olmadan adalet ve takva.
    bilinip tanınamaz.
    Zıtları birlikte tanımadan onların her hangi bir kutbunu
    sevmek körlüktür. Tanımadan sevmek tabuculuktur.
    Buraya kadar Allah’ın sevdiği, razı olduğu, rahmetini
    ihsan ettiği ve kurtuluşa eren insanları gördük. Şimdi bunları
    n zıtlarını; Allah’ın sevmediği, razı olmadığı,
    hoşlanma-dığı, kızdığı, merhamet etmediği (lanet ettiği)
    ve hüsrana uğrayan insanları görelim.
    Allah, şu nitelikteki insanları sevmediğini Kur’an’da
    bildirmiştir.

    1. Allah Kâfirleri Sevmez (3/32, 30/ نَ ( 45 . فَاِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ الْكَافِرِ
    Kâfir”, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in,
    157 158
    Allah’tan alıp haber verdiği ve bize tevâtüren ulaşan haberlerin
    ve âyetlerin tamamını veya her hangi birini
    doğrulamayan veya beğenmeyen veya küçümseyen veya
    şüphe eden veya kalbi ile inanmayan veya iman ve ibadetinde
    Allah’a ortak koşan kimseye denir. Kâfir kavramına
    müşrik (Allah’a ortak koşan) ve münafık (iki yüzlü) kimse
    dahildir.

    2. Allah Zalimleri Sevmez (3/57, 140; 42/ ( 40 ]َ = وَاللَّهُ لاَيُحِبُّ الظَّا ِِ
    Arap dilinde; “bir şeyi kendine özgü yerinden başka bir
    yere koymak, (Cevherî, V, 1977) noksan yapmak (İbn Manzur,
    XIII, 373) ve doğru yoldan sapmak, meyletmek ve sınırı
    aşmak anlamına gelen “zulüm” kavramı; Kur’an’da daha
    çok küfür, şirk, nifak, fısk (itaatsizlik) ve isyan anlamında
    kullanılmıştır. İlâhî iradeye uymayan her inanç, söz, fiil ve
    davranış zulümdür. İnsan öldürmek, insana haksızlık ve
    hakları ihlal etmek zulüm olduğu gibi Allah’a ortak
    koşmak, namaz kılmamak ve oruç tutmamak gibi Allah’a
    karşı görevleri terk etmek de zulümdür.
    Allah zulmü haram kılmıştır. Ebu Zer (r.a), Peygamberimiz
    (s.a.v.)’in Rabb’ından şu rivâyeti yaptığını bildirmiştir:
    مُوا = ى حَرَّمْتُ الظُّلْمَ عَلَى نَفْسِى وَجَعَلْتُ بَيْنَكُمْ مُحَرَّمًا فَلاَ تَظَا َ B يَاعِبَادِى! اِن
    Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram kıldım. Aranızda
    birbirinize zulmetmenizi de haram kıldım. Birbirinize
    zulmetmeyiniz.(Müslim, Birr, 55, III, 1994)
    Peygamberimiz (s.a.v.),
    يَوْمَ الْقِيَامَةِ _ اِتَّقُوا الظُّلْمَ. فَاِنَّ الظُّلْمَ ظُلُمَات
    Zulümden sakınınız. Çünkü zulüm, kıyamet gününde
    karanlıklardır.” (Müslim, Birr, 56. III, 1996)
    سْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ = سْلِمُ اَخَوا ُْ = اَ ُْ
    “Müslüman müslümanın kardeşidir ve ona zulmetmez”
    (Müslim, Birr, 58, III, 1996) buyurmuştur.

    3. Allah Hainleri Sevmez (8/ ( 58 ] اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ الخَْائِنِ َ
    “Hakkını eksik vermek, sözünde durmamak, emaneti
    yerine getirmemek (İbn Manzur, XIII, 144) anlamındaki “hı-
    yanet” kökünden gelen “hain”; Allah’a ve insanlara verdiği
    sözünde durmayan, yaptığı sözleşmelere uymayan,
    maddi ve ma’nevi emanetlere riâyet etmeyen ve kendisine
    tevdi edilen görevleri ifa etmeyen kimseye denir.
    Kur’an’da günah işleyen, (2/187, 8/27) zina eden, (12/52, 40/
    19) sözleşmeleri bozan (4/107, 8/71) ve emanetlere riâyet etmeyen
    (4/105) kimseler “hainlikle” suçlanmıştır.

    4. Allah Haddi Aşanlar› (Mu’tedîn) Sevmez (2/190, 5/
    87, 7/ عْتَدِينَ ( 55 = اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ ا ُْ
    Mu’tedî”; ilâhî sınırlara, Allah’ın ve insanların hakları
    na tecavüz eden, haksızlık yapan, yasak ve günah söz ve
    fiilleri işleyen, zâlim ve fâcir (hak yoldan çıkmış) insanlara
    denir. (Cevheri, VI, 2419; İbn Manzur, XV, 32-34, Taberî, V, 7/122)
    159 160

    5. Allah Müsrifleri Sevmez (6/141, 7/ ( 31 ] سْرِفِ َ = اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ ا ُْ
    Müsrif”; haddi aşan, hatalı davranan, aşırı giden,
    sözünü, gücünü, zamanını, malını ve mülkünü boş yere ve
    haram yerlere harcayan, yerli yerinde kullanmayan, saçıp
    savuran, ölçülü hareket etmeyen kimseye denir. Şirk,
    küfür, zina ve insan öldürme gibi bütün günah fiiller israftır. (İbn Manzur, IX, 147-150)

    6. Allah Müstekbirleri Sevmez (16/ سْتَكْبِرِينَ ( 23 = اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ ا ُْ
    Müstekbir”; kibir sahibi, büyüklenen, kendisini ulu ve
    üstün gören kimseye denir. Bu davranış, kişiyi iman ve
    ibadetten, Allah ve Peygambere itaatten alıkoyar. İnsanları
    küçük görmesine ve dolayısıyla insan haklarına saygısızlı
    ğa sebep olur. Böyle bir davranışı Allah elbette sevmez.
    Peygamberimiz (s.a.v.),
    لاَيَدْخُلُ الجَْنَّةَ مَنْ كَانَ فِى قَلْبِهِ مِثْقَالُ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ مِنْ كِبْرٍ
    “Kalbinde zerre kadar kibir olan insan (cezasını çekmeden)
    cennete giremez(Ebu Dâvud, Libas, 29, IV, 351-352) buyurmuş
    ve
    وَغَمْطُ النَّاسِ B اَلْكِبْرُ بَطَرُ الحَْق
    Kibri, hakkı kabul etmemek ve insanları hakir görmek
    “ şeklinde tarif etmiştir. (Müslim, İman, 147, I, 92; İbn Mace, Zühd,
    16, II, 1397; Ahmed, II, 164)

    7. Allah Kendini Beğenen ve Övünen Kimseleri Sevmez
    (4/36, 57/ اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالاً فَخُورًا ( 23
    Âyette geçen “muhtâl”, mütekebbir, kibirli; “fahûr” ise
    çok övünen kimse demektir. Büyüklük, Allah’a mahsustur.
    Kibir, Allah’a iman ve ibadetten yüz çevirmek, hakkı
    kabul etmemek ve insanlardan yüz çevirmektir.
    Peygamberimiz (s.a.v.);
    : اِنَّ الرَّجُلَ يُحِبُّ اَنْ _ لاَيَدْخُلُ الجَْنَّةَ مَنْ كَانَ فِى قَلْبِهِ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ مِنْ كِبْرٍ. فَقَالَ رَجُل
    B يُحِبُّ الجَْمَالَ. اَلْكِبْرُ بَطَرُ الحَْق _ يَكُونَ ثَوْبُهُ حَسَنًا وَنَعْلُهُ حَسَنًا فَقَالَ: اِنَّ اللَّهَ جَمِيل
    وَغَمْطُ النَّاسِ
    Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez”
    buyurmuştur. Bunun üzerine bir adam, “kişi elbisesinin
    iyi olmasını, ayakkabısının iyi olmasını sever (bu
    da kibir midir?) diye sormuştur. Peygamberimiz (s.a.v.) bu
    soruya, “Allah güzeldir güzeli sever. Kibir hakkı kabul etmemek
    ve insanları hakir görmektir” şeklinde cevap vermiştir.”
    ((Müslim, İman, 147. I, 93; bk. Tirmizi, Birr, 61, IV, 361)
    رْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلاَ تَمْشِ فِى اْلاَرْضِ مَرَحًا اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ كُلَّ B وَلاَ تُصَغ
    مُخْتَالٍ فَخُورٍ
    Yüce Allah, “İnsanlara yanağını bükme ve yer yüzünde
    böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah, kendini beğenen kibirli
    ve övünen insanları sevmez” buyurmuştur. (31/18)

    8. Allah Ş›maranlar› Sevmez (28/ ( 76 ] اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ الْفَرِيحِ َ
    Ferih”; nimete nankörlük ederek azan, şükretmeyen,
    serveti ile böbürlenen, kibir, gurur, sevinme ve övünmede
    sınırı aşan kimseye denir. “Ferih”; “batar”, “eşir” ve “merah
    kelimeleri eş anlamdadır. (İbn Manzur, II, 541)
    161 162

    9. Allah Fesad› ve Müfsitleri Sevmez (2/205, 5/64,28/77)
    فْسِدِينَ = وَاللَّهُ لاَيُحِبُّ الْفَسَادَ - وَاللَّهُ لاَيُحِبُّ ا ُْ
    Sulh” ve “salah”’ın zıddı olan “fesad”; bir şeyin az veya
    çok ölçülü olmaktan (itidal) ve doğruluktan (istikamet)
    çıkmasına denir. (Rağıb, S. 381) Yer yüzünde ilâhî iradeye
    uygun olan düzenin, doğanın, çevrenin, toplum huzurunun,
    din, mal, can, akıl ve namus güvenliğinin, insan haklarının
    ve özgürlüklerinin, ahlâkın, çalışma düzeninin, ticaretin,
    birlikteliğin ve toplum barışının bozulması “fesad”, bunları
    bozanlar ise “müfsid”tir. Allah, Kur’an’da; “yer yüzünde
    fesat çıkarılmamasını(2/11, 60, 7/74, 85, 26/183) istemekte ve
    fesat çıkaranları sevmediğini bildirmektedir.

    10. Allah Çok Günah İşleyenleri (Esîm) Sevmez (4/
    107, 22/ اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ مَنْ كَانَ خَوَّانًا اَثِيمًا ( 38
    İsm”; insanı sevap ve hayırlı şeylerden alıkoyan fiillere
    denir. (Rağ›b, S. 10) Peygamberimiz (s.a.v.),
    وَاْلاِثْمُ مَاحَاكَ فِى صَدْرِكَ وَكَرِهْتَ اَنْ يَطَّلِعَ عَلَيْهِ النَّاسُ
    Günahı (ismi); (işlendiği zaman) göğsüne darlık veren
    ve insanların öğrenmesini istemediğin şeydir” diye tarif
    etmiştir. (Müslim, Birr, 14-15, III, 1979; Ahmed, IV, 182, Tirmizî,
    Zühd, 52, IV, 597)
    Allah ve Peygamberin yapılmasını veya kaçınılmasını
    zorunlu kıldığı emir ve yasaklarına uymayan her türlü
    inanç, söz, fiil ve davranışlar günahtır. Nefis sahibi olması
    sebebiyle her insanın az-çok günahı vardır. Önemli olan
    hiç günah işlememek değil, günahda ısrar etmemek ve
    bütünüyle günah bataklığına dalmamaktır. Allah, günah
    bataklığına dalmış insanları sevmez.

    11. Allah Kötü Sözlerin Aç›kça Söylenmesini Sevmez
    Ancak Zulmedilen Hariç (4/148)
    لاَيُحِبُّ الجَْهْرَ بِالسُّوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلاَّ مَنْ ظُلِمَ
    Ayette geçen “kötü söz”; şirk, küfür, yalan, gıybet, hakaret,
    edep ve ahlâk dışı, Allah ve Peygamberin razı olmadı
    ğ› sözlerdir. Allah, kötü fiilleri işlemek şöyle dursun
    kötülüğün söz olarak söylenmesini bile sevmez. Ancak
    zulme/haksızlığa uğrayan kimse feryad edebilir. Zalim
    aleyhine bağıra çağıra beddua edebilir. Yetkili mercilere
    şikâyette bulunabilir. Zalimin kötülüklerini anlatabilir.
    Kötü sözlerine -inkâr olan sözler hariç- misli ile karşılık
    verebilir. Allah, mazlumun feryadını dinler ve halini bilir.

    12. Allah Nankörleri Sevmez
    وَاللَّهُ لاَ يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَثِيمٍ "…Allah nankörleri ve günahkârları
    sevmez" (2/276)
    اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ "…Şüphesiz Allah hâinleri ve
    nankörleri sevmez." (22/38)
    Kur'an'da "kefûr" ve "keffâr" olarak ifâde edilen "nankörler"
    iman ve ibâdet etmeyen, salih ameller işlemeyen,
    Allah'a ortak koşan, Allah'ı, peygamber ve kitabını inkâr
    eden, haram ve günahlara dalan, dinî görevlerini terkeden,
    kâfir, münafık, müşrik ve fasık insanlara denir.
    163 164

    يَاحَ فِى اْلاَسْوَاقِ . 13 B اِنَّ اللَّهَ لاَيُحِبُّ الْفُحْشَ وَالتَّفَحُّشَ وَلاَ الص Allah
    fuhşu (her türlü çirkin söz, fiil ve davranışları ve fuhuş sahiplerini)
    ve tefahhuşu (bir şeyi kötülemeyi ve çirkin görmeyi),
    (Ahmed, II, 191; Ebu Davud, Libas, 28, IV, 350; Müslim, Selam,
    11, II, 1707) sokaklarda yüksek sesle konuşmay› (ve
    böyle davrananları) bağ›r›p çağ›rmay› sevmez. (İbn Adî,
    bk. Münâvî, II, 271, No: 1818)
    Toplumda edepsizliğin yayılmasını isteyenlere dünya
    ve âhirette acıklı bir azap olduğu bildirilmiştir:
    İman edenler arasında edepsizliğin (fâhışe) yayılması
    nı isteyenler için dünyada da âhirette de acıtıcı bir azap
    vardır.(24/19)
    Bağırıp çağırma da Kur’an’da yasaklanmıştır:
    Sesini kıs (bağırıp çağırma). Çünkü seslerin en çirkini
    eşeklerin sesidir.” (31/19)
    Zikrettiğimiz hadis bu iki âyeti teyit etmektedir.
    Yukarıda beyan edilenleri birlikte değerlendirdiğimiz
    zaman Allah’ın, inkar ve isyan edenleri, ilahî iradeye uygun
    hareket etmeyenleri sevmediğini söyleyebiliriz.
    Sevmenin zıddı “kızmak” ve “hoşlanmamak”tır. (İbn
    Manzûr, I, 289) Allah’ın kızdığı insanları ve amelleri şöyle
    özetleyebiliriz.










  2. Alev
    Özel Üye

    Allah’ın Sevmediği, Gazap Ettiği, Rahmetinden Mahrum Ettiği Insanlar Makalesine henüz yorum yazılmamış. ilk yorumu siz yapın


Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
allahın sevmediği insanlar,  allahın affetmediği günahlar,  allahın sevmediği davranışlar,  allahın affetmediği 7 günah,  allahın en sevmediği günah
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi