+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Eğitim ve Biyografi Bölümünden Ressamların hayatı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. skatergirl
    Bayan Üye


    Ressamların hayatı





    Ressamların hayatı Forum Alev
    Ahmet Ziya Akbulut Kimdir, Ahmet Ziya Akbulut Hayatı, Ahmet Ziya Akbulut Biyoğrafisi

    Ahmet Ziya Akbulut (d. 1869 İstanbul ö. 1938) Türk ressam

    Harbiye'den 1887 yılında mezun oldu. İlk sanat zevkini Kuleli Askeri Lisesi’nde Osman Nuri Paşa 'dan ; Harbiye‘de ise Hoca Ali Rıza Beyden aldı. Mezuniyetinden sonra Erkanı Harbiye resimhanesine atanarak 1894 yılına kadar burada çalıştı. Bu tarihte yüzbaşılığa yükselince Osman Nuri Paşa 'ya yardımcı olarak Kuleli Askeri Lisesi’ne atandı. 1894 yılında Ameli Menazır ve1896 yılında Usulu Ameliye-i Fenni Menazır adlı eserleri yayınlandı. Ahmet Ziya Akbulut sanata olduğu kadar, matematik ve Astoronomiye de merakIıydı. Takvimi liyayı o tertip etti ve yayınladı. Aynı zamanda Ahmet Ziya Menazırcı (Perspektifçi) olarak da ünlendi. Eserleri de bunu ortaya koymaktadır. 1898 de Mekatibi Askeriye matbaası müdürlüğüne atanan Ahmet Ziya , 1905 de binbaşı oldu ve 1913’de kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti başkanlığına getirildi. Bu cemiyetin gazetesinde perspektif dersleri veren sanatçı, 1914 de emekliye ayrıldı. Sanayi-i Nefise Mektebi Ulumu Riyaziye (Matematik) ve Fenni Manazır (Perspektif) öğretmenliğine başladı. Burada 1938 yılına kadar hizmet eden sanatçı son sene müdür muavini olarak da görev aldı.

    Eski Beyazıt imareti, Sultan Ahmet Camii, Mihrimah Sultan Camii belli başlı eserlerdir.

    Ahmet Ziya 1937 yılında İstanbul Resim ve Heykel Müzesi açılıncaya ve Atatürk’ün emriyle her ressam oraya birer ikişer eser bağışı yapıncaya kadar keşfedilmeyen bir sanatçı olarak kaldı. Herkesin gözünde o, bir ressamdan çok bir perspektif hocasıydı.
    Ahmet Ziya Akbulut, Sultanahmet Camii, Mezuniyet görevi 123x150 cm Yağlıboya tuval İstanbul Resim ve Heykel Müzesi
    Ahmet Ziya Akbulut, Sultanahmet Camii, Mezuniyet görevi 123x150 cm Yağlıboya tuval İstanbul Resim ve Heykel Müzesi
    “Sultanahmet camii” isimli eseri, öğretmeni Osman Hamdi Bey’in ona mezuniyet görevi olarak verdiği resimdir. Ahmet Ziya haftalarca at meydanına giderek açık havada, Dikilitaş yönünden caminin resmini yaparken; kapı üzeri kendisine çok çıplak göründüğünden bu boşluğu güzel bir şehnişinle doldurdu. Resimleri inceleyen Osman Hamdi Bey, tarafından“ tabiata müdahale edilemeyeceği” gerekçesiyle notu kırıldı.

    Sanayi-i Nefise'de müdür muavinliği görevini yürütürken 1938 yılında vefat ettti.

    _________________









  2. skatergirl
    Bayan Üye





    Muhteber Demirtaş, (d. 1952, Ordu) Türk ressam ve Sanat Eğitimcisi.

    1971 yılında İstanbul İlköğretmen Okulu resim seminerinden mezun olduktan sonra 4 yıl süre ile sınıf öğretmenliği yaptı. 1980 Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nü bitirdi. 1988 Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Resim-İş Bölümü Resim Ana Sanat Dalı’nda lisans tamamladı.

    Değişik illerin ortaokul ve liselerinde Sanat eğitimciliği görevinde bulundu. 1971 yılında açtığı ilk kişisel resim sergisinden sonra aralıklarla kişisel sergi açan Muhteber Demirtaş'ın 2007 ekim ayındaki İş Sanat İzmir galerisindeki resim sergisi ile 12 kişisel sergi açmış bulunuyor.

    Halen Ankara'da kendi atölyelerinde eşi Yusuf Demirtaş'la birlikte resim çalışmalarına devam ediyor.

    Sergileri

    * 1971 İstanbul İlköğretmen Okulu / Ankara
    * 1989 Türk - İng. Kültür Derneği / Ankara
    * 1990 Türk - İng. Kültür Derneği / Ankara
    * 1996 Ziraat Kültür Merkezi Sanat Galerisi / Ankara
    * 1997 Akbank Sanat Galerisi / Bursa
    * 1998 Sevgi Sanat Galerisi / Ankara
    * 1998 Ankara Yapı Meslek Lisesi / Ankara
    * 1999 Gözde Sanat Galerisi / Ankara
    * 2001 Gözde Sanat Galerisi / Ankara
    * 2002 Resim Heykel Müzesi / İzmir
    * 2003 Gözde Sanat Galerisi / Ankara
    * 2007 İş Sanat Galerisi /İzmir

    tr.wikipedia.org/wiki/Muhteber_Demirtaş










  3. skatergirl
    Bayan Üye
    Nevzat Kasman (d. 1912, İstanbul), Türk ressam, heykeltraş, modacı, kompozitör.

    Hayatı


    Girit göçmeni bir babanın ve yunan bir annenin kızı olarak 1912 senesinde İstanbulda doğdu. Babası ilk türk ticaret gazetesini çıkaran aynı zamanda bir ressam olan Kazım Kavurdur. Çocuk yaşta babasının etkisiyle resim yapmaya başladı. Okula gitmeyip evde eğitim alıyor olmasına rağmen, İbrahim ÇallınınSanayi-i Nefise mektebine (güzel sanatlar akademisine) ikinci sınıftan girdi ve İbrahim Çallının öğrencisi olarak orada yetişti. Akademide heykel ve seramik dersleride aldı. ısrarıyla
    İlerleyen yıllarda Parise giderek orada çalıştı. Paris gezilerinden birinde Cristian Dior'un model çizimlerini alarak Türkiyeye getirdi ve o dönem Türkiyede mevcut olan Fengara, Stangali gibi rum terzilere bu modelleri satmaya başladı bu iş Kasman'ın önünde yeni bir yol açtı ve kendi modellerini çizme yoluna gitti. İstanbulda ilk kez bir Türk terzihanesi kurdu. Patron Nevzat adında model ve couture üretti. Bir yandan resim çalışmalarına devam etti Kadınlar Birliği'nin bir üyesi olarak Paris'te sergilere katıldı müze goblende yapılan bir yarışmada birinciliğe ve Parisin horozuna layık görüldü.
    60'lı yılların başında Heykeltraş Nusret Suman ile Madame Tussaud müzesinin Türk versiyonunu, mumdan adamlar galerisi adında kurmaya çalıştı fakat teknik imkansızlıklar dolayısıyla bu proje hayata geçemedi. (Bu Proje için hazırlanmış olan Mum heykellerden bazıları şu anda Harbiye askeri müzesinde teşhir edilmektedir.)Nevzat Hanım resim ve heykel çalışmalarına sonraki yıllarda da devam etti. Bir dönem soyut çalışmalara yöneldiyse de daha çok kendi modern tekniğiyle portreler, peyzajlar, natürmortlar yaptı.
    Aynı zamanda bir Piano ustası olan Nevzat Kasman'ın 30lu yıllarda plağa alınmış 5 adet tangosu vardır. Senkoplu modern tangoları sebebiyle Atatürk'ün takdirlerini kazanmıştır.
    Vedat Kasmanla yaptığı tek evliliğinden kızı tiyatro sanatçısı Ayla Algan doğmuştur. Nevzat Kasman İstanbul'da çalışmalarını sürdürmekte.











  4. skatergirl
    Bayan Üye
    Saint Thomas, Danimarka'nın Hint adaları 1830-Paris 1903 )
    Pissaro'nun babası Portekiz kökenli bir Fransız Musevisiydi.1841yılında Camille Batı Hint adalarını terkederek Paris'e geldi ve dogadan esinlenen çizimlerin öğretildiği Pension Savary'ye öğrenci olaarak girdi.
    Piisaro inançlı bir sosyalistttir.Bu nedenle köylü figürleri kullanmış,pazr yeri sahneleri işlemiştir.Bagımsızlıgı ve siyasal eylemleri,onun guruptaki diğer arkadaşları arasında ayrı bir kişiliğe sahip olmasına yol açmiştır..Emperyonist "devrim""in ateşli bir destekleyicisi olarak 1847den 1886'ya kadar açılan sekiz emperyonist serginin tümüne katılan biricik sanatçı,Pissaro'dur.Köy konularını vekırsal yaşamı seçmesinde Millet'i anımsatan bir şeyler vardır;bununla birlikte resimlerinde,parçalı ve birbirinden ayrı fırça vurşlarıyla tipik emperyonist tekniğini kullanmıştır.Monet ,Sisley,Renoir ve arkadaşlarının arasında bulunan diğerleri sehpalarını hoşlandıkalrı herhangi bir yere kurmakta özgür davranmışlar;görüntüden yada ışık etkilerinden hoşlandıkları herhangi bir yerin resmini oracıkta yapmakta sakınca görmemişlerdir.





  5. skatergirl
    Bayan Üye
    Auguste Renoir (1841 - 1919)


    Fransız empresyonist ressam.
    Monet ile yakın arkadaş olan Renoir,
    günümüzde de resimleri en çok bilinen ve kopya edilen ressamlardan biri.

    Açık hava, dans, kalabalık insan grupları gibi sahneleri
    resmetmeyi seven sanatçı,
    evlenip çoluk çocuğa karıştıktan sonra
    aile portreleri de çizmeye başlamış.
    Renoir, Louvre'da kendi resimlerini diğer eski ve
    önemli eserlerle yan yana görebilme şansına da erişmiş.








  6. skatergirl
    Bayan Üye
    Andreas Achenbach ( 1815 Cassel -1910 Düsseldorf )



    Alman ressam.
    Çoğunlukla manzara resimleri yaptı.
    Düsseldorf Akademisi’nin temsilcilerinden olmakla beraber resimde Alman gerçekçiliğinin öncüsüdür.
    Düsseldorf Akademisi’nde Wilhelm Schadow’un asistanı olarak çalışan Achenbach,
    akademide manzara resmini gerçekçilikle buluşturan romantizm yorumuyla,
    diğer ressamlardan ayrıldı. Luis Gurlitt’ten güçlü bir şekilde etkilendi ve
    doğal yeteneğiyle yeni kanallara yöneldi.

    Alman gerçekçi okulunun kurucusu oldu. İtalya, Rusya, Hollanda, İsveç ve Norveç’e yaptığı seyahatler
    sonraki dönem resimlerini etkileyecek izler bıraktı.
    Berlin National Gallery’nin kurulmasına katkıda bulundu.
    Resimleri Dresden, Darmstadt, Köln, Leipzig ve Hamburg’ta
    sergilenmektedir.1910’da Düsseldorf’ta öldü







  7. skatergirl
    Bayan Üye
    SİSLEY AFRED(PARİS1839 Moret-Sur-Loing1899)Sisley'in sanat analyışı,Corot ve Boudinn'in sanatıyla.Maurice Utrillo arasında bir köprü oluşturur.Sisley İngiliz bir ana babadan Paris'te doğdu.Babasını başlangıçta oğlunun iş hayatına atılamsını istiyordu;ancak o bu konuya hiç ilgi, duymadı ve resim yapma yeteneğine sahip olduğunu sezinlediğinde Atelier Gleyre 're girdi.Burada Calaude Monet,Bazille ve Renoir'la tanışan Sisley,onlarla birlikte acık havada resim yaptı.

    !870-1874 arasında yaptıgı resimlerde,Corot ve Baudin'in etkileri güçlü bir şekilde hissedilir.
    1877ve1882deki Emperyonist sergilere de resim verdi.Tekniği değişmekteydi.Renkler giderek daha parlak ve göz alıcı tonlara büründü(1873te yaptığı buğday tarlası adlı resimde bunu izlemek mümkündür) Genellikel su ile ilgili konuları ele alıyordu:Yaptığı her şey, görülmemiş incelikte dokunuşların eseridir;bunlar duygulu ve sanatçı kişiliğinin şair yanını ortaya koyarlar.







  8. skatergirl
    Bayan Üye
    Altdorfer, Albrecht ( 1480 - 1538 )

    Alman ressam, gravürcü ve mimar.
    Tuna okulunun başlıca temsilcisi. Manzara resmini ayrı bir tür olarak ele alan ilk avrupalı ressamdır. İlk yapıtlarından başlayarak, manzara ile figürlerin renk bakımından uyumunu sezgisel olarak buldu. İsa’nın çilesi adlı mihrap arkası tablosu ( 1511, Sankt Florian ), bir dram havası yaratmak amacıyla ışık oyunlarından yararlandığı ilk baş yapıttır.
    "Meryem ana’nın doğuşu"nda ( 1520, Münih, Altepinakothek ) manzara ve mimari, konunun mahremiyetini bozmadan daha da önemli bir rol oynar. Alt dorfer‘in en hayranlık uyandıracak eseri olan İskender’in savaşı tablosunda ( 1529,Münih ), dünyanın sonunu gösteren bir manzaradan, sanatçının renkli dehasının adeta fışkırdığı görülür. "Lut ve kızları" tablosu ( 1537, Viyana, Kunsthistorisches Museum ), insan vücuduna verilen önemle, daha o zamandan, bir rönesans başyapıtı sayılabilir.








  9. skatergirl
    Bayan Üye
    Jan Van Eyck, Flaman ressamıdır (1390'a doğru-1441). Jan Van Eyck, büyük bir olasılıkla, Liege yakınlarındaki Maaseik'te doğdu. Kendisi kadar ünlü bir ressam olmayan ağabeyi Hubert Van Eyck'ın etkisiyle resim yapmağa başladığı sanılıyor.

    Genç yaşta Bayernli Johann'ın sarayına, daha sonra Bourgogne dükü iyi Philippe'in hizmetine girdi. Dostu olan İyi Philippe, ona İspanya ve Portekiz'de önemli diplomatik görevler verdi. Sonrada Brugge'ye yerleşen Van Eyck, Mistik Kuzu diye anılan mihrap arkalığını o tarihlerde yaptı (1432). Kısa sürede servete ve üne kavuşan sanatçı, ölünceye kadar zengin ve gösterişli bir büyük burjuva hayatı yaşayacaktı.

    Tarihçi Vasari'nin, yağlıboya resmin icadını Van Eyck'a mal etmesi büyük bir yanılgıdır. Yalnız Van Eyck'ın bu resim tekniğini geliştirdiği kesin bir gerçektir. Reçineyle karıştırdığı boyayı ince tabakalar halinde üst üste sürerek, ışık oyunlarını ve renklerin açıklığını-koyuluğunu büyük bir kesinlik ve gerçeklikle vermeyi başarmış, sonradan bütün Flaman ressamları onun bu ustalığından yararlanmışlardır.

    Fakat Van Eyck'ın en büyük özelliği, Ortaçağ geleneklerinden ayrılan ilk ressam oluşudur; o zamana kadar dinsel tabloların şaşmaz bir özelliği olan simgelerle anlatımı bir yana bırakmış, resimde ilk defa günlük hayata yer vermiştir. Doğa, kişiler, her gün kullanılan ev Eşyası onun fırçasında büyük bir önem kazanır; hem içten, hem de esrarlı yönleriyle yakalayıp tablolarına aktardığı bu öğeleri inanılmayacak bir kusursuzlukla işler. Bu bakımdan, portre ve «günlük yaşantıdan tablolar» (aile ve toplum hayatından alınmış sahneler) ressamı Van Eyck, Flaman okulunun kurucusu kabul edilebilir.






  10. skatergirl
    Bayan Üye
    Sanatın hemen her dalına ilgi duyan Öznur GAYDANOĞLU ;
    batik, vitray, nakış, kumaş süsleme, ahşap boyama gibi çeşitli dallarda çalışmalar yaptı.

    Bunların içerisinde en çok resim sanatına gönül veren sanatçı , 1994 yılında
    Antalya'da çeşitli resim atölyelerinde desen ve suluboya çalıştı.
    1997 yılında İstanbul'da Yıldız Sarayı bünyesinde bulunan Türk Kültürüne
    Hizmet Vakfı Atölyesi'nde porselen boyama çalışmaları yaptı.

    Sanat araştırmalarına devam eden sanatçı 2001 yılında İstanbul Arnavutköy Funda TARAKÇIOĞLU
    Sanat Atölyesi'nde desen ve yağlıboya çalışmalar yaptı.
    2003 yılında Antalya'da Celil KEMALOV Sanat Atölyesinde çalışmalarına
    devam etti.
    Antalyada ressam Turhan EKİCİ den desen dersleri aldı.
    Şu an sergi çalışmalarını kendi atölyesinde sürdürmektedir







  11. skatergirl
    Bayan Üye

    --->: ressamların hayatı





    Antoine Ignace Melling veya Anton Ignaz Melling (1763-1831) Fransız seyyah, mimar ve ressam. İstanbul'daki çeşitli yapıların inşa ve restorasyonunu üstlenmiş ve ayrıca İstanbul'un çeşitli semtlerinden manzaralar içeren gravürler yapmıştır.

    Antoine Ignace Melling 1763 yılında Lorraine kentinde doğdu. Mimarlık ve Ressamlık eğitimi gördü. 19 yaşında Osmanlı Devletinin Rusya elçisi tarafından İstanbul'a getirildi. Padişah III. Selim'in kızkardeşi Hatice Sultan'ın Ortaköy'deki sarayını restore etti. Daha sonra padişahın kendisine mimarlık yaptı. Padişah ve saray erkanına yakınlığı sebebiyle 18 yıl boyunca Osmanlı Devleti'ndeki yaşam biçimini yakından gözlemek fırsatı buldu. Gözlemlerini detaylı bir şekilde yaptığı gravürlerde tasvir etti.

    Paris'e dönmesinden 1 sene sonra 1803 yılında gravürlerini Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore adı altında yayınlamağa başladı. 1819 yılına kadar yayınlarına devam etti. 1831 yılında öldü.






  12. skatergirl
    Bayan Üye
    Abbema, Louise ( 1858 - 1927 Paris )

    Fransız kadın ressam ve tasarımcı.

    Sanatçı, resime çok genç yaşta başladı. O dönemin ünlü sanatçıları olan Charles Chaplin, Jean-Jacques Henner ve Carlus-Duran'la çalıştı. Dönemin ileri gelenlerinin portrelerini yapmak için Paris'e gitti ve aynı zamanda Paris Town Hall, The Paris Opera House, Theatre Sarah Bernhardt gibi binaların duvar resimlerini yaptı.

    Ferdinand de Lesseps'in, Henner'in, Charles Garnier'nin portrelerini akademik üslûpla süsledi. Sanatçı özellikle suluboya ve yağlıboya ile yaptığı portre çalışmalarıyla ünlendi. Bu tarzda yaptığı çalışmalar Çin ve Japon ressamlarını etkiledi. Sanatçının çiçeklerle yaptığı çalışmaları kendisini yansıtan resimler oldu. Bunlardan en çok bilinenleri "Çiçekler Arasında , Nisan Sabahı" tablolarıdır. Sanatçı 1927 yılında Paris'te öldü.






+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
bir ressamın hayatı,  5 ressamın hayatı,  ressamların hayatı,  ressamın hayatı,  bir resamın hayatı
5 üzerinden 2.00 | Toplam : 3 kişi